AKÅžAM | PAZAR | 08 KASIM 2009, PAZAR
Yaptığım iÅŸlerde babam hata aramaz.Emir Ersoy da tıpkı babası gibi müzik dünyasında. 'Projecto Cubano' salsa orkestrası ve 'Cuban Portrait' adlı ilk Latin caz albümü ile Ersoy, Türkiye'den çok yurtdışında tanınıyor.
Emir Ersoy, 1977 doÄŸumlu bir müzisyen. Kalipso Kralı olarak tanınan Metin Ersoy'un oÄŸlu. Babasının müzisyen olması sayesinde sanat dünyasının içerisinde gözlerini açtığını, dolayısıyla müziÄŸe kayıtsız kalabilmesinin de pek mümkün olmadığını söylüyor. Küçük yaÅŸlarda piyano çalmaya, lise döneminde de profesyonel olarak müzikle ilgilenmeye baÅŸlayan Ersoy, 1998'de 'Mojito' adıyla ilk grubunu kuruyor. 2001 yılında Jozi Levi ile birlikte kurduÄŸu 'Cuban-ist', ardından da 13 kiÅŸilik salsa orkestrası 'Projecto Cubano' geliyor. Salsa orkestrası bugün pek çok mekanda bu tarz müziÄŸi sevenler için konserler veriyor. Bugüne kadar Alpay, Sibel Tüzün, Keremcem, GülÅŸen, Bengü, Tarkan, Vedat Sakman, Leman Sam, Erol Evgin ve Erol Büyükburç'la çalışan Ersoy'un yurtdışında da birlikte çalıştığı müzisyenler var. Michael Jackson ile çalışmış Brezilyalı müzisyenlerin kurduÄŸu 'Banda İyabas', Brezilyalı ÅŸarkıcı Mariane Cideria Reis, Xiomara Contrera ve Kübalı grup 'Cubasabor' bunlardan.
Sekiz bestesi kendisine ait olan 'Cuban Portrait' adlı Latin caz albümü ise Ersoy'un ilk ürünü. Nisan ayında yayınlanan albümün Türkiye'den çok yurtdışında ses getirmiÅŸ; yurtdışındaki eleÅŸtirmenlerin beÄŸenisini toplamış.
TÜRK EZGİSİ KOYMAK ÅžART DEĞİL
Latin caz tarzdaki albümünün çıkış aÅŸamasında pek çok kiÅŸinin kendisine fikir vermeye çalıştığını anlatan Ersoy, "Madem böyle bir albüm yapıyorsun içine bizden de bir ÅŸeyler kat" sözlerine pek kulak asmamış. "Türk enstrümanların kullanıldığı bir albüm yapmak içimden gelmedi. Ayrıca dünya standartlarında bir iÅŸ yaparken illa içerisine Türk ezgilerinin girmesi gerektiÄŸine de inanmıyorum" diyen Ersoy ekliyor: "Albümü dinleyen yabancı müzisyenlerden beni arayıp, birlikte çalışmak istediklerini söyleyenler oldu. Hiçbiri de 'Neden albümünde bir Türk enstrümanı yok' demedi. Bana öneride bulunanların bir ÅŸey yapmayan insanlar olduÄŸunu fark ettim. Madem Latin müziÄŸini seviyorsunuz o zaman Türk enstrümanlarıyla farklı bir çalışma siz yapın! Ben yapmayı tercih etmedim." Ama bu sözler hiç yapmayacağı anlamına da gelmiyor: "Karşı deÄŸilim, çok güzel etnik albümler yapılıyor. Öyle bir parça duyarım ki darbukacı bir arkadaşımla üzerinde çalışabiliriz."
Son dönemde salsa müziÄŸine inanılmaz bir ilgi olduÄŸunu anlatan Ersoy, neredeyse hemen her yerde salsa kurslarının açıldığını gözlemlemiÅŸ. Onların sayesinde Latin müziÄŸe ilginin arttığını düÅŸünüyor.
"Albüm içime sindi yoksa yapamazdım. Babamın da çalışmalarımla ilgili önerileri olur. Ama çoÄŸu kararı kendim veririm. Albüm babamın da hoÅŸuna gitti. Sevgiyle dinlediÄŸi için hata da aramıyor zaten" diyor Emir Ersoy. En yakın tarihteki ilk konseri ise bir deÄŸiÅŸiklik olmazsa eÄŸer 14 Åžubat'ta Ankara Caz Festivali'nde.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik