AKÅžAM | SIYASET | 08 KASIM 2009, PAZAR
CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül'e Tunceli gezisinde, 71 yıl önce Dersim olaylarının ardından yetim kalarak evlatlık verilen çocukların bulunması için bir mektup iletildi. Åžu anda yaşıyorlarsa 80'li yaÅŸlarını süren 'yitik yetimler' için KöÅŸk'ün harekete geçmesi, bu kiÅŸilerin akrabalarına kavuÅŸturulması istendi. Gül, taleple ilgileneceÄŸini söyledi
CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül'ün oldukça renkli geçen Tunceli ziyaretinde 71 yıllık dramı aydınlatacak bir geliÅŸme de yaÅŸandı. Gül'e verilen bir mektupla, 1937-1938 Dersim olaylarında yetim kalıp da evlatlık verilen veya yurtlara yerleÅŸtirilen kiÅŸilerin listesinin bulunması konusunda yardım istendi. Bu talebi, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Gül'e bir mektupla iletti. Federasyon BaÅŸkanı YaÅŸar Kaya imzalı mektupta, Dersim olayları sırasında kimsesiz kalan ve baÅŸkaları tarafından evlat edinen
çocukların açıklanarak bunların hayatta olan yakınlarına kavuÅŸturulmaları istendi.
KIRGINIZ, KÜSKÜNÜZ
Bugün bile tartışılan Dersim olaylarında çoÄŸunluÄŸunu çocuk ve kadınların oluÅŸturduÄŸu 40 ila 70 bin kiÅŸinin öldüÄŸü dile getirilen mektupta, 'Dersim insanı küskündür, kırgındır, buruktur. Halkımız 71 yıldır devletten özür bekliyor. Bu özür, barış güllerinin açılmasına hizmet edecektir' denildi. Kaya, tarihle yüzleÅŸmenin devletleri ve toplumları küçük düÅŸürmeyeceÄŸini de dile getirerek, 'Aksine saygınlık kazandırır. Türkiye ancak kendi tarihi ile yüzleÅŸerek medeni ülkeler arasındaki yerini alabilir' denildi.
TAM LİSTE AÇIKLANSIN
Mektupta, Gül'den, büyük olaylar sırasında evlatlık verilenlerle ilgili ÅŸu talep dile getirildi:
'1938 tarihinde evlatlık verilen, çocuk esirgeme yurtlarına bırakılan ya da dönemin yetkililerince kendi üzerlerine kaydedilen Dersimli yetim çocukların tam listesi açıklanmalıdır. Batı illerine sürülen Dersimliler'in tam listesi açıklanmalıdır. Aradan 71 yıl geçmesine raÄŸmen, yüzlerce insanımız kendi akrabalarını aramaktadırlar. Hayatlarının son dönemini yaÅŸayan bu maÄŸdurların acıları dindirilmelidir.'
GÜL: İLGİLENECEĞİM
Dersimli yetimlerin mektubunu Federasyon'un 2. BaÅŸkanı Mehmet Gülmez, CumhurbaÅŸkanı Gül'ün STK temsilcileriyle yapılan özel görüÅŸmede elden verdi. Federasyon BaÅŸkanı YaÅŸar Kaya, 'ArkadaÅŸlarımız, Sayın CumhurbaÅŸkanımıza mektubu sunduktan sonra Sayın CumhurbaÅŸkanı'nın 'ilgileneceÄŸim' dediÄŸini bana bildirdiler' diye konuÅŸtu.
BİZ 20 KİŞİ BULDUK
Mektubun sahibi YaÅŸar Kaya, AKÅžAM'a 'Dersimli yetimlerle'
ilgili olarak ellerinde kesin sayı olmadığını ancak bu sayının 'binlerle' ifade edildiÄŸini vurguladı. Kendilerinin bugüne kadar 20 yetime ulaÅŸtığını belirten Kaya, ÅŸunları söyledi:
'O gün sürgüne gönderilen canlı tanıklarla konuÅŸtuÄŸumuzda tren garında kimsesiz çocukların aileler tarafından alıp götürüldüÄŸünü söylediler. Mesela bize anlatılan bir olay ÅŸu ÅŸekilde; Erzincan tren garında yetim kalan yüzlerce çocuÄŸun arasına gelen aileler, adeta hayvan pazarında koyun seçer gibi 'bunu ben alıyorum' diyerek sorgusuz sualsiz çocukları alıp götürdüler. Bunu bize ÅŸahitler anlattı. Bu anlatımlar bizde kayıtlı' dedi. Kaya, kesin sayı belli olmamakla beraber binlerce çocuÄŸun orada görev yapan subaylar, mülki amirler ve diÄŸer ailelerce götürüldüÄŸünü bildiklerini dile getirerek, 'Götürüldükleri yerlerde de ya evlatlık olarak üzerlerine kaydedilmiÅŸ ya da hizmetçi olarak kullanılmışlar' diye konuÅŸtu.
YÜZLERCE TRAJİK OLAY
YaÅŸar Kaya, kendilerinin bugüne kadar Samsun, Aksaray, Adıyaman, EskiÅŸehir, Malatya'da Dersimli yetimlere ulaÅŸtıklarını belirterek, 'Evlatlık alınanların büyük kısmı evlatlık olduklarını bile bilmiyorlar' dedi. Kaya, dramatik olaylara tanık olduklarını da aktararak 'Mesela, bir devlet memuru Dersim'den götürdüÄŸü bir kızı üzerine kaydediyor. Sonra kendi çocuÄŸuyla kızı evlendirmek istiyor. Ancak Medeni Kanun buna izin vermeyince, kızı götürüp gerçek anne-babası üzerine kaydedip ondan sonra oÄŸluyla evlendiriyor. Tapu kayıtlarında bu kızın baÅŸka kardeÅŸlerinin olduÄŸu da anlaşılıyor. Böyle trajik yüzlerce olay var' dedi.
NE OLUR KAVUÅžAYIM
Bu yaz tatilini Tunceli'de geçirdiÄŸini ve Munzur çayı kenarında yaÅŸlı bir kadınla sohbet ederken kadının kendisine '38'de bütün yakınlarım öldürüldü. İki ablam evlatlık verildi. Bunların Isparta'da olduklarını duydum. Ne olursunuz onları bana bulun. Son nefesimi vermeden önce onlarla sarılmak istiyorum' dediÄŸini anlattı.
SEYİD RIZA'NIN MEZARI
MEKTUPTA, Dersim olayları sırasında idam edilen Dersimli önderlerden Seyid Rıza'nın mezar yerinin açıklanması talebi de yer aldı. Mektubun bu bölümü ÅŸöyle:
'15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ BuÄŸday Meydanı'nda idam edilen Dersim'in önderlerinden Seyid Rıza ve arkadaÅŸlarının mezar yerleri aradan 72 yıl geçmesine raÄŸmen hala açıklanmadı. Mezar yerleri açıklanmalı ve naaÅŸların aile mezarlığına defnedilmesine izin verilmelidir. Bu insani bir görevdir.'
İSYANLARIN VİLAYETİ DERSİM
Osmanlı döneminde de ayaklanmalarıyla ünlü Dersim için 1935 yılında '2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun' çıkarıldı. Buna göre Tunceli iline bir askeri vali atanacak, dördüncü genel müfettiÅŸ sıfatını da alan valinin geniÅŸ yönetsel, askeri ve yargısal yetkileri olacaktı. Vali, kanuna göre düzeni saÄŸlamak ve güvenlik açısından gerekli gördüÄŸü durumlarda ilde yaÅŸayan kiÅŸileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir baÅŸka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi. Yasanın uygulanmaya baÅŸlamasıyla 1937 baÅŸlarında yeni olaylar çıktı. Bölgede güvenlik ve otorite saÄŸlanamadı. Hatta BaÅŸbakan İsmet İnönü, vilayette iki yıldır izlenen reform programının amacının bölgenin uygar bir hale getirilmesi olduÄŸunu belirterek, programa karşı bölgede direniÅŸ olduÄŸunu belirtti.
İDAM EDİLDİLER
Abasan aÅŸireti reisi Seyit Rıza önderliÄŸinde, asker ve vergi vermek istemeyen diÄŸer aÅŸiretlerce de desteklenen yeni bir ayaklanma patlak verdi. Ayaklananlar diÄŸer aÅŸiretlerin de desteÄŸiyle sayıca binleri buldu. Mart 1937'de baÅŸlayan ayaklanmanın giderek geniÅŸlemesi üzerine General Vali Abdullah AlpdoÄŸan tarafından baÅŸlatılan askeri harekat 6 ay sürdü. Harekata aralarında Atatürk'ün manevi pilot kızı Sabiha Gökçen'in bulunduÄŸu hava filosu katıldı. Askeri harekattan sonra yapılan yargılama sonucunda 15 Kasım 1937'de ayaklanmanın lideri Seyit Rıza ile 6 kiÅŸi idam edildi. Ancak olaylar durulmadı ve 1938'de yeni bir ayaklanma daha çıktı. Bunun üzerine baÅŸlatılan ikinci askeri harekat ile Eylül 1938'de ayaklanma tamamen bastırıldı.
Ali Ekber ERTÜRK-ANKARA
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik