Nagehan Alçı tarafından Özdem Sanberk ile yapılan röportaj

AKŞAM 08 MART 2010, PAZARTESİ

Ermeniler hatırladı Türkler unuttu

Arka Plan

“Her yıl aynı ÅŸey, artık bıkkınlık geldi” dedirten ABD’deki Ermeni soykırımı yasa tasarısı mevsimi bu yıl da geldi çattı. Üstelik bu yıl tasarı Temsilciler Meclisi Dış İliÅŸkiler Komitesi’nden geçti. Top Genel Kurula ve BaÅŸkan Obama’ya kaldı.
Uzmanlara göre bu konuyu “Sıkıldık, yeter görmezden gelelim” deme lüksümüz yok. O nedenle biz bu hafta uzun yıllardır Ermeni meselesi üzerine düÅŸünen emekli büyükelçi Özdem Sanberk ile konuÅŸtuk. Sanberk’e göre Ermeniler iddialarından asla vazgeçmeyecek. Türkler ise bu iddiaları asla kabul etmeyecek. Yapılacak olan bu krizle yaÅŸamayı öÄŸrenmek.

a8Eski Büyükelçi Özdem Sanberk ABD Temsilciler Meclisi Dış İliÅŸkiler Komitesi’nden Ermeni soykırım yasa tasarısının geçmesiyle ilgili “Dünyanın soykırıma inanmasına ÅŸaşırmayalım, çünkü Ermeniler hikâyelerini anlattı” dedi

Özal’ın dış politika danışmanı

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Özdem Sanberk DışiÅŸleri Bakanlığı bünyesinde Madrid, Bonn, Amman ve Paris büyükelçiliklerinde, OECD ve UNESCO Daimi temsilciliklerinde görev yaptı. 1985-87 arasında Turgut Özal’ın dış politika danışmanlığını yürüttü. Brüksel’de AT nezdinde büyükelçilik, Ankara’da DışiÅŸleri Bakanlığı daimi müsteÅŸarlığı ve Londra’da büyükelçilik yaptı. 2000’de emekli olan Sanberk 2003’e kadar TESEV’in direktörlüÄŸünü yürüttü. Halen çeÅŸitli sivil toplum kuruluÅŸlarına fikir desteÄŸi veriyor.

l  Dış İliÅŸkiler Komitesi’nde Ermeni soykırımı yasa tasarısının geçmesinde Ermenistan’ın da dahli olduÄŸu varsayımına katılır mısınız? Erivan’dan siyasetçiler, bizzat CumhurbaÅŸkanı Sarkisyan ve Washington Büyükelçisi bu yıl konuya birebir dahil oldular ve diaspora ile paralel bir portre çizdiler. Sizce neden?
İlginç bir bakış açısı getirdiniz. Buna katıldığım noktalar var. Ermenistan CumhurbaÅŸkanı Sarkisyan’ın da DışiÅŸleri Bakanı Nalbandyan’ın da protokollerin imzalanmasıyla yüklendikleri sorumluluklar var. Bu sorumluluklar onlara endiÅŸe verdi. Bu giriÅŸimlerin kendilerini savunma refleksinden kaynaklandığını düÅŸünüyorum.
 

l Kendilerini ne yaparak savunuyorlar?
Kabahati Türkiye’ye yüklemek istiyorlar. “Biz protokolleri KarabaÄŸ’a baÄŸlamıyoruz” savını kullanarak kendilerine yüklenmek istenen sorumluluÄŸu bir kenara atmak ve “Oyunbozan Türkiye’ demek istiyorlar.


ERMENİLERİN ÜTOPYASI


l Peki, Ermenistan niye dahil oluyor? Protokollerden umudu kestiÄŸi ve diasporanın çizgisine yaklaÅŸtığı için mi?
Hayır, bir kere soykırım tüm Ermeniler için hayati bir kavram. Asla ortadan kaybolacak bir ÅŸey deÄŸil. Protokolleri imzalasak, Meclis’te onaylansa, sınırlar açılsa da soykırım konusu gündemde olmaya devam edecek. Çünkü bu Ermenilerin ütopyası.
 

l Ütopya soykırımın dünya çapında kabulü mü?
Hayır, Türkiye tarafından kabulü. Dünya zaten kabul etmiÅŸ. Ama dayatma ile bıkkınlık vererek bu iÅŸ olmaz.
 

l Nasıl olur?
Bizim bir yol göstermemiz anlamsız. Bazı yazarlar ahlaki sorumluluktan bahsediyorlar. DoÄŸru, böyle bir sorumluluk hisseden birçok insan var. Yani ismini koyamıyoruz ama travma, felaket yaÅŸamış insanlara karşı empati gösterelim diyenler.
 

l Var ama nedense 24 Nisan zamanı bu insanların sesi çıkmıyor ya da çıkamıyor. Yılın bu zamanı hep tek ses oluyor Türkiye. Sanki baÅŸka bir ÅŸey söylense Türkiye’ye ayıp olacak. Neden böyle?
İşte bu dayatmadır. ÇoÄŸunluk boynunu o ÅŸeyin altına sokmuyor. Oysa burada da soykırımın olduÄŸuna inananlar var. Ama tabii bir de Ermeni çetelerin elinde acılar çeken Müslümanlar’ın hikâyeleri var. Bunlar olduÄŸu için Hitler’in Yahudilere yaptığı ile benzetmek zor geliyor insanlara. Bunu yaÅŸananların mazur gösterilmesi için söylemiyorum. Ama iÅŸ tanımlamada kilitleniyor. Böyle olunca da Batı’da Türkiye’ye inkârcı gözüyle bakılıyor. Ben aydınların Türkiye’deki bu hissiyatı anlamaya gayret göstermediklerini düÅŸünüyorum. 

l Neyi anlamıyorlar?
Türkiye’de ıstıraplar yaÅŸandığı, kıyımların karşılıklı olduÄŸunu söyleyince adeta alay konusu oluyorsunuz. Ama çetelerin elinde zulüm çekenlerin torunları hâlâ yaşıyor.
 

l GeçtiÄŸimiz yıl yapılan özür kampanyası bu hissi yok mu sayıyordu örneÄŸin?
O özür kampanyası ile arkadaÅŸlar muhakkak olaya ciddiyetle yaklaÅŸmıştır ama tek taraflı bir tutum yansımış oluyor. Oysa birisinin de kalkıp bizler için özür dilemesi lazım.
 

l Dışarıdan hesaplaÅŸmayan, araÅŸtırmayan, suçluluk duymayan bir millet gibi görünüyoruz. Neden sizce?
Tarih eÄŸitimimizden kaynaklanıyor. Tarih yeni bir ulus yaratma amacı olarak kullanıldı. Biz çok büyük bir İstiklal Savaşı geçirdik. Böyle bir travma karşısında gösterilecek iki tür davranış vardır: Unutmak ya da hatırlamak. Biz unutmayı tercih ettik. Çünkü TC bağımsız bir cumhuriyet olarak ortaya çıktı. Annelerimiz, babalarımız kimliklerini ıstıraplarda deÄŸil, yeni kurdukları cumhuriyette aramak istediler.
 

l Yani sıfır kilometre bir kimlik inşa ettiler.
Aynen öyle. Biz travmalarımızın yerine yeni bir ÅŸey ikame edebildik. Tarih kitaplarımızı, dilimizi, dinimizi buna göre ayarladık. O yüzden eski olayları çocuklarımıza anlatmadık.
 

l Ermeniler ne yaptı?
Dünyanın çeÅŸitli yerlerine dağıldılar. Bizler gibi çektikleri acıların yerine ikame edecek bir ÅŸeyleri olmadığı için kendi kimliklerini ıstıraplarında aradılar, canlı tutmaya çalıştılar. Böylece ne oldu? Amerikalılar, Avrupalılar ile birlikte yaÅŸayan Ermeniler hikâyelerini çevrelerine anlattılar. O yüzden soykırıma olan inanç dünyada bu kadar yaygın. Buna ÅŸaşırıp kalmayalım.
 

l O zaman kimse bize yapılanları anlatmıyor diye aslında kendi kendimize kızıyoruz. Anlatması gereken bizler miydik?
İşte mesele bu. Kendi kendimize kızmamız lazım. Ben, bizim hikâyenin öteki yüzünü de dile getirmemiz gerektiÄŸine inanıyorum. Ama Ermenilere yapılanları da teslim ederek. Bu, hepimize düÅŸen bir görev. Bunun kitaplarının yazılması, sanat eserlerine geçmesi lazım. 

EVLERİNİ İSTEYEBİLİRLER

l Ermenilerin soykırım ısrarının altında salt manevi tatmin arayışı mı var yoksa iddia edildiği gibi tazminat peşindeler mi?
Tazminat boyutu da var ama mücadele paranın çok ötesinde. Toplumsal psikolojik bir rahatsızlık bu. Bundan asla vazgeçmeyecekler. Bizim için ise Ermenilerin bundan vazgeçmesi bir ütopya. Çünkü biz de asla bunu kabul etmeyeceÄŸiz. Kabul bizim kimliÄŸimize ters.
 

l AK Parti Hükümeti Osmanlı geçmiÅŸine sahip çıkan bir hükümet. Bu tutum yeniden hatırlamayı da beraberinde getirir mi? Getirirse hatırlamak soykırımın kabulüne yol açar mı?
Evet, hatırlamayı getirebilir. Ama bu soykırım kabulüne yol açmaz. Türkiye’de Ermenilerin zulmünü görenlerin torunları yaÅŸadıkça bu olmaz.
 

l O zaman her nisan aynı şeyi yaşamaya devam edeceğiz. Bundan kurtuluş yok mu?
Yok, halkımız da bunu beklemesin. Bununla yaÅŸayacağız ama barış çabalarını da bir kenara koymayacağız. Ama milletlerin hayatı mücadelelerin hikâyesidir zaten. Bu mesele bitsin diye “Aman kabul etsinler” yaklaşımı sergileyemeyiz.
 

l Sergilesek ne olur? Diyelim ki ABD BaÅŸkanı “Soykırım” dedi...
Åžöyle olur: ABD’de bir Ermeni kasabasındaki mahkemeye baÅŸvurup elindeki eski tapuları götürerek Anadolu’daki evinin elinden alındığını söyleyip iadesini isteyebilir. BaÅŸkanın konuÅŸmasını da argüman olarak gösterir. Amerikan hukuku buna müsaade ediyor.
 

l O karar sonra Türk mahkemelerine mi gelir?
Uygulanması çok kolay deÄŸil ama Türkiye’nin birçok yeni sorunu olur. Sayısı arttıkça üzerimizdeki baskı da artar.
 

l Sizce Obama böyle bir ÅŸey yapar mı?
Yapmaz sanırım ama risk var. Oradaki kuvvetler dengesini ölçecektir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3