Öyle tahmin ediyorum ki, biz İslamabad'a gitmek üzere, BaÅŸbakan'ı almak için Antalya'ya uçarken Konge-Gel terör örgütü lideri Zübeyir Aydar'ın yaptığı çirkin açıklama bardağı taşıran son damla olmuÅŸ.
Zaten, bir üniforma içinde teslim olmaya gelen PKK'lıların yarattığı görüntü ve DTP'lilerin organize ettiÄŸi ayarı kaçmış gösteriler 'Demokratik açılım' konusunda güçlükle oluÅŸan kamuoyunu yaralamıştı. BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan, uçaÄŸa biner binmez, 'daÄŸdan iniÅŸ', 'Avrupa'dan dönüÅŸ' sürecinin İstanbul ayağının dondurulduÄŸunu açıkladı. 28 Ekim'de Avrupa'dan geleceklerin, gelmeyecekleri söylendi. BaÅŸbakan'ın Pakistan-İran gezisi sonuçlanana kadar, İstanbul ve Ankara'daki strateji merkezleri, açılımın koordinasyonunu yürüten ekip, izlenecek yöntemi tartışacak. Bizimle birlikte Pakistan ve İran gezisinde bulunan DışiÅŸleri Bakanı Ahmet DavutoÄŸlu, Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Zafer ÇaÄŸlayan, Enerji Bakanı Taner Yıldız ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın'dan oluÅŸan 'küçük kabine' ile BaÅŸbakan'ın Siyasi Danışmanı Yalçın AkdoÄŸan ve Adana Milletvekili Ömer Çelik'in de bu seyahat sırasında 'Açılım'ın yeni yolu'nu tartışacaklarına hiç ÅŸüphe yok. İran dönüÅŸü, hükümetin yeni bir strateji yürütmesi sürpriz olmasın. Bu strateji hakkındaki ipuçlarını ise, yine BaÅŸbakan'ın uçakta yaptığı konuÅŸmada bulabiliriz. BaÅŸbakan, üzerine basa basa, bu 'Milli Birlik Projesi'nin bir 'Devlet Kararı' olduÄŸunu söyledi ve muhakkak surette legal unsurların muhatap alındığının altını çizdi. Bu, hükümetin yaÅŸanan olumsuz süreçten DTP'yi sorumlu tuttuÄŸunu gösteriyor. İstanbul'a gelecek PKK'lıları gösteri ile karşılamakta ısrar eden il baÅŸkanları, onları destekleyen genel baÅŸkan ve DTP yönetimlerinin provakatif propaganda yöntemleri hızla baÅŸlayan açılım sürecini tıkadı. Kamuoyunu bir bıçak sırtına yerleÅŸtirdi. BaÅŸbakan'ın 'illegal kuruluÅŸ ve kiÅŸileri muhatap almadık' derken; 'DTP'yi muhatap aldık ve gerekli iÅŸbirliÄŸini yapmadı (veya yapamadı)' demek istediÄŸi açık. Åžimdi, BaÅŸbakan ile Pakistan ve İran'da geçireceÄŸimiz dört gün 'Açılım'ın nasıl bir yöntemle ilerleyeceÄŸi konusunda çok kritik bir zaman olacak. EÄŸer bu süre zarfında DTP aklını başına toplar ve Türkiye genelinde 'Demokratik açılım' yönündeki kamuoyunu açılımın aleyhine çevirmeye yönelik giriÅŸimlerde bulunmaz ve bundan sonra da bulunmayacağının garantisini hem hükümete hem de devlete verebilirse... Süreç, baÅŸta kurulmuÅŸ yol haritası ile üzerinde yürüyebilir. Yok, eÄŸer DTP süreci sabote eden bu üslubunda ısrar ederse... 'Açılım' bu seyahat sürecinde kararlaÅŸtırılacak yeni bir yöntemle ama DTP'nin tamamen dışında tutulduÄŸu bir yöntemle ilerleyecek demektir.
Önümüzdeki günlerde tartışacağımız soru ÅŸu: DTP, örgütü yönlendirecek tesire ve süreci çatışma ortamı yaratmadan yürütebilecek bir 'siyasi akıl'a mı sahip deÄŸil?... Yoksa, 'açılım süreci'ni bilinçli mi engellemek istedi?
gazetecİ olamazsIn demİŞtİm...
Pakistan ve İran gezisi benim için güzel sürprizler taşıyor. BaÅŸbakan'ın Basın'dan sorumlu BaÅŸmüÅŸaviri çok sevgili hocam Nabi Avcı. Basın Danışmanı ise, yıllar önce bir Özel Haber Birimi'nde benim yönetimimde gazeteciliÄŸe baÅŸlamış Kemal Öztürk. Kemal, uçaÄŸa bindiÄŸimizden beri, 'Yaptığım haberi suratıma fırlatmış, senden gazeteci olmaz demiÅŸtin' deyip deyip duruyor. Ben böyle bir olay hatırlamıyorum ama, ortalanan bu ÅŸutu kaçırmamak için de Kemal'e 'Ben senden gazeteci olmaz, dedim; Basın Danışmanı olmaz demedim' diyorum... Elbette ÅŸaka bu. Kemal Öztürk, daha ilk haberlerinde bile birikimini göstermiÅŸti. Ama maalesef gazeteciliÄŸi seçmedi.
KİM NE OKUYOR?
Çok ağır bir entelektüel gazeteci grubu BaÅŸbakan'ın uçağındaki... Herkesin elinde, en ufak bir boÅŸluk anında bile bir kitap beliriyor... Acaba diyorum, daha önceki bir seyahatte, İsmail Küçükkaya, kim hangi kitabı okuyor, listesi yaptı diye mi herkes hazırlıklı, yanında bu yüzden mi adeta kütüphane taşıyor?... Murat Yetkin, OrtadoÄŸu'da, Büyük Oyun'u, o klasik casusluk yıllarını konu alan, Rudyard Kipling'in 'Kim' isimli romanını okuyor. Fehmi Koru, kendisine uçakta hediye edilen Ahmed Avni Koneli'nin hayatını okuyor. Hürriyet Ankara Temsilcisi Enis BerberoÄŸlu, Alfred Posamentier'in 'Matematik Büyücüsü'nü yanına almış. Ülke TV yayın yönetmeni Hamit Öztürk, Knut Hamsun'un 'Açlık' romanını okuyor. Ellerinde gördüklerim bunlar, çantalarına bakamadım. Bense Pakistan hakkında biraz da bilgilenmeye çalışıyorum. Financial Times yazarı David Gardner'ın 'Last Chance, The Middle East in the Balance' isimli kitabına yapıştım.
TERÖR ALARMI
Bu yazıyı henüz İslamabad'a inmeden kaleme alıyorum. Biraz önce sevgili hocam Nabi Avcı yoÄŸun bir terör alarmı olduÄŸunu ve İslamabad'da otelden dışarı çıkmamamız gerektiÄŸini söyledi. Öyle yapacağız. Demek ki, 'küçük kabine'ye daha yakın olacağız ve aslında 'daha çok haber' çıkacak.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik