Önce bir fıkra. Nasreddin hocanın evine hırsız girmiÅŸ. Ne var ne yok, alıp götürmüÅŸ. Ertesi sabah hoca bir bakmış ki ev tam takır! 'KomÅŸular komÅŸular' demiÅŸ, 'Hırsız her ÅŸeyimi çaldı.'
Yana yakıla dert yanarken; komşuları başlamış:
- Kapıyı niye iyi kilitlemedin?
- Paralarını neden oraya koydun?
- Eşyalarını neden saklamadın?
Dayanamamış hoca, 'Be hey komÅŸular' demiÅŸ; 'Hırsızın hiç mi suçu yok!'
***
Nereden çıktı bu fıkra derseniz. Derbiden sonra yazılanlara bakıyorum da oradan aklıma geldi. Alakayı da aÅŸağıda yazdıklarımı okuduktan sonra siz kurun!
Öyle yazılar çıkıyor ki medyada; Aman Allah!
Sanki biz baÅŸka maçtaydık!
O yazanlar da biliyorlar yazdıklarının yanlış olduÄŸunu ama herkesin bağı var bir ÅŸekilde bir yerlerle. Maalesef bu böyle.
Birkaç yürekli ismi de (baÅŸta Erman ToroÄŸlu ve Ahmet Çakır) afiÅŸe ediyorlar kendilerince.
Sadede gelelim.
Bir mabet olarak kabul edilen, küfürün 'k' sını duyamazsınız denilen Åžükrü SaraçoÄŸlu Stadı'ndan birkaç önemli notu sizinle paylaÅŸmak istiyorum. Bunları gözlerimle gördüm; saÄŸdan soldan duymadım.
1- Keita var ya hani; kırmızı kart gördüÄŸü için yerden yere vurulan, etten kemikten deÄŸil de çelikten oluÅŸtuÄŸu için sinirleri olmadığı sanılan adam. Daha ısınırken kafasına pet ÅŸiÅŸeler yaÄŸdı. Pet ÅŸiÅŸeleri temsilciye gösterdi, 'Sen iÅŸine bak' dercesine el kol hareketi yapıldı kendisine. Maçta gözüne pet ÅŸiÅŸe gelince temsilciye kadar götürmesi iÅŸte ondandı. Sana söyledim, beni ciddiye almadın' demek istiyordu; sarı kartı yedi!
2- Arda niye o kadar asabiydi? Öyleydi deÄŸil mi; çok sinirliydi. Isınırken baÅŸladı olay. Cristian onu itti, o da 'Adam ol' karşılığını verdi. Ortalık karıştı. Bu sırada Cristian tokat attı, ardından da Bilica vurdu. Bu televizyondan da görüldü zaten. Tekmeler sallandı, Aydın'ı da yere fırlattılar. Sinirleri alt üst olan Arda'nın da sahada ne yaptığını gördünüz iÅŸte. Hatta bir ikili pozisyonda hem de maç oynanırken bir tokat daha yedi Cristian'dan.
3- Bünyamin Gezer, yardımcısının kafasını yarmalarına raÄŸmen maçı oynatmasıyla, olayları görmezden gelmesiyle, çaldığı, çalmadığı düdüklerle maçın önüne geçti. Kabul etmek gerekir ki, stadın atmosferinin etkisinde kaldı. BaÅŸkan Aziz Yıldırım iddia edildiÄŸi gibi hakemin odasına falan da gitmedi.
4- Lig TV kameramanın kafasına tribünden atılan bir adet votka ÅŸiÅŸesi isabet etti. Arkadaşımız bir süre yerde kaldı, tedavisinden sonra görevini yapabildi. Bunu temsilci (!) duymadı, gözlemci (!) görmedi. Gidip sorduÄŸumuzda da 'Votka mı, ne votkası, kim içmiÅŸ, kim atmış, Allah Allah, biz bir ÅŸey görmedik ki' gibi yanıtlar verdiler.
5- Arda-Cristian-Bilica kavgasını Adnan Polat görmedi. Ama görenlerden dinledi. Yanında oturan federasyon baÅŸkanı Mahmut Özgener'e, 'Her ÅŸey apaçık ortada, umarım herÅŸey görülür' dedi.
6- Alex Galatasaray'a iki gol attı, sahanın yıldızlarındandı. Kendimize benzettiÄŸimiz eÅŸi ise tribünde, kocası gol atınca Galatasaraylı taraftarlara dönerek garip iÅŸaretler yaptı, orta parmaklarını da bu iÅŸaretler sırasında kullandı. DoÄŸrusu enteresandı.
***
Daha çok ÅŸeyler yaÅŸandı orada. Kaleci Leo Franco'nun gözüne lazer tutmalar, küfürler, 'Åžarkıcı karısı!' tarzında müzikler, bilmem daha neler.
Tamam Galatasaray rezil oynadı.
Evet, Arda öyle yapmamalıydı.
DoÄŸru, Keita rakibine vurmamalıydı. (Hakem zamanında faulu çalsa belki vurmayacaktı da)
Ama diÄŸer tarafın hiç mi suçu yok be kardeÅŸim!
Ben Nasreddin hocanın tarafındayım, bunu da belirteyim.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik