İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

Cumhuriyet'in kriz çözme kültürü

Bir asırlık ömrü doldurmasına çok az kala, Cumhuriyetimiz 86'ncı yıldönümüne her zamankinden farklı duygu, heyecan, fırsat ve sorunlarla giriyor.

'Krizlerin derinliÄŸi'nin farkındayım, ne var ki; 'toplumsal ve kurumsal genlerin taşıdığı büyük tecrübe' ruhumuzdaki iyimserliÄŸi daima canlı tutuyor.
Türkiye Cumhuriyeti, 'asırlık bir çınara' dönüÅŸmek üzereyken, kurulduÄŸu ilk günden itibaren başını aÄŸrıtan Kürt meselesine çare arıyor.
Bununla birlikte henüz daha temelleri bile atılmadan yaÅŸanan olaylardan kaynaklanan 'gerilimlerle dolu' Ermeni sorununa çözüm bulmak için çaba harcıyor.

Cumhuriyet, eÅŸ zamanlı olarak 'iki açılım dosyasının kapağını' kaldırıyor.
Her devlet için badirelerle ve tehlikelerle dolu iddialı projelere soyunan Cumhuriyet, kendisine bu nadir olanağı saÄŸlamak için 'kurulu yapı ile uzlaÅŸma' ÅŸansı yarattı. İşte ÅŸimdi o fırsat ciddi bir sınavla karşı karşıya.

Bir kriz durumu söz konusu
Ülkenin yeni rejimini kuran Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tartışma konusu yapıldığı, yorucu ve riskli bir gündem...
Öyle ki; burada baÅŸarıya ulaÅŸan 'beyin' diÄŸer iki açılımın önünü tıkayacağı gibi parlak geleceÄŸi de karartmanın hesapları içinde gözüküyor.
2023'e uzanan 14 yıllık bir yolculukta bizi nelerin beklediÄŸini anlamaya çalışalım...
Bugünkü kaotik ortamda ne yapılacak ki; 100. yılında Atatürk'ün hayal ettiÄŸi o büyük ve köklü devlet yapısına, o müreffeh toplum seviyesine ulaÅŸalım.
Türkiye, 21'inci yüzyıl dünyasına uyumlanma konusunda eÅŸsiz bir çabanın içinde. O projenin sloganı olan 'yurtta sulh, cihanda sulh', milli mucize günlerimizden geliyor...
Bugünkü ifadeyle, 'komÅŸularla sıfır problem' diye tanımlayabiliriz. Suriye ile, İran ve Irak'la, Yunanistan'la yakınlaÅŸma çabalarını bu kapsamda deÄŸerlendiriyorum. Ama bunu yaparken 'ana yörüngenin', nihai istasyonun 'çaÄŸdaÅŸ uygarlık' olduÄŸunu hiç unutmadan... Atatürk bunu baÅŸarmıştı, o korkunç milli mücadele savaşının ardından Venizelos'la da dost olmuÅŸtu, İran Åžahı Pehlevi'yle de...
'Barışın zor' olduÄŸunu biliriz, savaÅŸtan daha zordur. Ama o yola girildi bir kere. Cumhuriyet henüz bebeklik günlerinde bile düÅŸmanlara karşı amansız ve gözü pek savaÅŸ vermeyi bize öÄŸretmiÅŸti, aynı zamanda en zor barış masalarından gururla kalkabilmeyi...
Cumhuriyet ittifaklar kurmayı, bazen geçici, bazen kalıcı iÅŸbirliklerine giriÅŸmenin tecrübesini tarih kitaplarına yazarken, biz sonraki nesillere o bilgileri miras bırakmıştı. 
Bugün, yaÅŸadıklarımız ışığında Cumhuriyetimizi ve onun kurucusu büyük Atatürk'ü anlamaya; gerçekten anlamaya en çok ihtiyaç duyduÄŸumuz zamanları yaşıyoruz.
Atatürk'ü yeni okumalarla ele almalıyız. Yalnızca yazılı metinler üzerinden deÄŸil, onun hayata geçirilen pratikleri üzerinden bunu yapmalıyız. 2009'u geride bırakmaya hazırlanırken, O'nu yeniden anlamalıyız.
Devrimlerin nasıl yapıldığını 29 Ekim 1923 günlerinden görmedik mi?
Atatürkçülük, belli sınırlar içine hapsedilebilecek bir ideoloji deÄŸil, büyük ve kapsamlı bir oluÅŸum, sürekli bir yenilenme, iddialı bir hareket, kuÅŸatıcı bir zihniyet gibi düÅŸünülmeli.
'Cumhuriyet ahlakını' her ÅŸeyin önüne koymalıyız.
AtatürkçülüÄŸü temiz insanlar, çalışkan ve zeki savunucular, ahlaklı ve çevik taraftarların omuzlarında yükseltmeliyiz. O'nu, her ÅŸeyden önce bir zırh olarak kullanan ahlaksızlardan korumalıyız.
Kurucu kadroların düÅŸünce yapısını samimiyetle sahiplenen Türk Silahlı Kuvvetleri haksız saldırılarla karşı karşıya, kendi içinden gelen bazı ciddi hatalarla da...

TSK'NIN TARİHİ SORUMLULUĞU
TSK, kendini gözden geçirme ve yeniden kurgulama konusunda tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya. Bunu yapacak tarihi tecrübeye sahip bir kurumdan bahsediyoruz. O konuda da rehber ve pusula Atatürk'tür.
DemokratikleÅŸme açılımını, tıpkı 150 yıllık BatılılaÅŸma projesini sahiplendiÄŸi gibi sahiplenen bir kurum...

Ermeni açılımını, sessizce destekleyen...
BaÅŸka devletlerin belki asla deneyemeyecekleri bu zorlu süreçlere atılan bir Cumhuriyet, toplumuyla, askeri ve hükümetiyle, yargısı ve medyasıyla örnek olacak bir uzlaÅŸmanın içinde.
Åžimdi o büyük uzlaÅŸmayı zora sokacak baÅŸka krizler meydanda.
Silahlı Kuvvetler'in de, hükümetin de, Cumhuriyet'in de bu sınavdan baÅŸarıyla geçeceÄŸine inancımız tamdır. Bu, bir tarafın kaybedip, diÄŸerinin kazanacağı bir savaÅŸ deÄŸil. Ya hepimiz kazanacağız, ya hepimiz kaybedeceÄŸiz. Ama kaybetmeyi unutmuÅŸ olmalıyız, lügatlardan silmiÅŸ olmalıyız.
KonuÅŸabildiÄŸimizi, tartışabildiÄŸimizi gördük. Kriz çözme kültürüne sahip olduÄŸumuzu öÄŸreniyoruz. Kavga edebilen ama aynı zamanda barışabilen toplumsal dinamiklerimizi anlıyoruz.
Atatürk'ün nasıl bir Cumhuriyet hayal ettiÄŸi bellidir. O'nun Türk Silahlı Kuvvetleri için ortaya koyduÄŸu ilkeler de... Bugünkü krizleri aÅŸarsak, 2023'e doÄŸru yolculuÄŸumuzu çok daha güvenli hale getireceÄŸiz. Cumhuriyetimiz sorun çözme kültürünü öÄŸreniyor. Bayramımız kutlu olsun.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3