Åžu aralar arzulamadığım kadar ne yazık ki meÅŸhur olmuÅŸ o yazım nedeniyle birçok hoÅŸ olmayan geliÅŸme oldu. Fakat bunların yanında uzun zamandır üzerinde çalışılan ve ama bir türlü baÅŸarılamayan bir sonuç da alındı.
Rojin ile benim katiyen planlamadığımız bir geliÅŸmeydi bu ama umarım ülkeye yararı da olacak.
PKK ile Türk solunun arası uzun zamandır limoniydi.
Arayı düzeltme giriÅŸimleri PKK'nın muhataplarını gerçek solcu olarak görmemeleri, Türk solunun ise terör nedeniyle onlarla konuÅŸmakta zorlanması nedeniyle bir türlü sonuçlanamıyordu.
Benim yazım üzerine ÖDP'li kadınlar Kürt tarafına sahip çıkmaya baÅŸladılar ve ilk kez uzlaÅŸma konusunda somut bir adım atılmış oldu.
Bu tarihi uzlaÅŸmanın oluÅŸmasında benim de rolüm büyük. Bu adımın Türkiye'nin geleceÄŸi açısından anlamlı ve önemli olduÄŸuna inanıyorum. En azından bir maddi temel oldu gelecekte daha somut iÅŸbirliÄŸi adımlarının atılması açısından.
Bu arada Kürt kadınları ile Türk kadınları da kendilerine ortak nefret hedefini buldular. Bu da ülkenin bütünlüÄŸü açısından son derece önemli bir geliÅŸme.
Açıkça söylemeliyim; planlamamıştım bütün bunları ama yine de olduÄŸu için sevindim. GeliÅŸmelerde biraz payım olduÄŸu için mutlu oldum... Bu Antonio Gramsci'yi bile ÅŸaşırtacak bir tarihi uzlaÅŸma oldu. Ahlak sınırları ile oynayan yazıları yazmamı engellemek isteyenler de koalisyona katıldılar. BirleÅŸik cephe büyüdü. Yıllardır solcu arkadaÅŸlarla yapamadığım ÅŸeyi düÅŸünmeden, planlamadan yapmış oldum.
ASIL SORUN BAÅžKA YERDE
Madem artık yazdığım her absürd satır gerçekmiÅŸ gibi algılanacak ve kızılacak, eski yazılarımı bir daha okudum da benim asıl sorunumun Homer Simpson ile olacağını gördüm.
DuyduÄŸuma göre Homer çok kıskanç ve sert mizaçlı bir adammış. Kısa süre önce karısı Marge Simpson'un Playboy dergisinde yayınlanan çıplak fotoÄŸraflarından sonra kadına aşık olduÄŸumu ve onunla çılgınca seviÅŸmek istediÄŸimi açıkladım ya. Ve hatta sırf o kadına kavuÅŸmak için ABD'ye gidip onunla seviÅŸeceÄŸimi yazdım ya; ÅŸimdi duyuyorum da kocası Homer Simpson kıskançlık krizlerine filan girmiÅŸ ve bana dava açacakmış. Hatta Bart Simpson Türkiye'ye gelip benden annesine tavrımın hesabını soracakmış
'Vazgeç bu iÅŸten' dedim, bir türlü ikna olmadı. 'Özür dileyeyim' dedim, o da kesmedi onu. İlla da beni dava edecek, kararlı adam.
Ne yapalım Amerika'da önemli bir boksör sözü vardır. 'If you don't know how to take you don't give.' 'EÄŸer yemeyi bilmiyorsan vurmayacaksın da' diyor bu sözde. Ben de arandım tabii... KeÅŸke Marge'a duyduÄŸum duyguları açıklamamış, kocasını kızdırmamış olsaydım. Åžimdi bütün bunlar da olmazdı. Sonuç ne olursa olsun hem Marge'dan hem Homer'den hem de Bart'tan özür dilemeyi planlıyorum. Simpson ailesinin onuruna leke süren ben olmam, bu da bilinsin.
BAZI GAZETECİLERE SÖZÜM OLACAK
Birkaç akÅŸam önce yemekten eve dönüyordum. Çok ünlü, sevilen, bir saygın iÅŸadamı arkadaşım aradı ve 'NTV'yi aç' dedi. Yolda olduÄŸumu söyledim. 'Can Dündar Rojin ile konuÅŸuyor' dedi. Güzel konuÅŸsun tabii. Programda Dündar ayrıca yazım hakkında birçok laf etmiÅŸ ama bana da hiç olmazsa telefonla baÄŸlanması gerekmez miydi diye de düÅŸündüm.
Bu ilkesiz davranış sadece onunla sınırlı deÄŸil. Benim hakkımda çıkan her olumsuz yazıyı en marjinal yayınlardan bile alıp manÅŸet olarak yayınlayan medya siteleri benim konuya açıklık getiren veya hakkımda çıkan destek yazılarını tamamen görmezden geldiler.
Çok açık bir çifte standart var ortada. Acaba bu benim bu insanlar için geçmiÅŸte aÅŸağılık olduklarını, karaktersiz olduklarını söylememden mi kaynaklanıyor diye düÅŸündüm. O fikirlerim deÄŸiÅŸmiÅŸ falan deÄŸil. Son geliÅŸmelerle daha da güçlendiler. Benim gibi insanların bu dünyada fazla arkadaşı olmaz. Çünkü çıkar için kimseye yatırım, yalakalık filan yapmayız. DüÅŸündüÄŸümüzü tak diye söyleriz. Son yapılan ilkesizliklerin, karaktersizliklerin peÅŸini bırakmayacağım. Yazıda hesaplaÅŸacağım bu gazeteci bozuntularıyla. Gerekirse davalar da açacağım.
EVET ÅžEHVETE KAPILDIM
BaÅŸtan yanlış anlama olmasın diye söyleyeyim bu bir doxin (uçkur) ÅŸehveti deÄŸil. AyÅŸe Arman'ın dediÄŸi gibi yazarken kendimi yazının, cümlelerin ÅŸehvetine kaptırdım, haddimi aÅŸtım. Aslında olan biten her ÅŸeyin özü bundan ibaret. İyi yazabilmek için yazının ÅŸehvetine kapılmak tabii ki gerekiyor ama kontrol de lazım. Cümle seline kapılıp harfler içinde alabora olmamak gerekiyor. Yazının ÅŸehveti nedeniyle haddimi aÅŸtım Rojin, beni babamdan kurtar. 83 yaşındaki adam her gün telefon açıp 'İstemeden de olsa üzmüÅŸ olduÄŸun o hanımefendiden özür diledin mi?' diye soruyor, beni azarlıyor. 'O benimle konuÅŸmaz ki' diyorum. Bu mazeretimi de kabul etmiyor, her gün aramayı sürdürüyor.
HINCAL ULUÇ'UN BÜYÜKLÜÄžÜ
BüyüklüÄŸünü tekrar gösterdi. Yaşım müsait olsaydı ona tekrar abi demeye baÅŸlardım. Ama daha önce söylediÄŸim gibi benim ona bu yaşımda abi demem onun karizmasını bozabilir. Meseleye her zamanki soÄŸukkanlı, deneyimli, bilgiç, filozof tavrıyla baktı ve benim için anlamı büyük olan bir yazı yazdı dün. MüteÅŸekkirim. Yazıyı aynen yayınlıyorum.
'Ah Rojin ahh!..
Rojin aradı.. 'Hıncal AÄŸabey, bugün Serdar Turgut'u okudun mu' diye. 'Okumadım' dedim.. 'Neler yazmış inanmazsın' dedi. 'Sen kapa, ben okuyup ararım' dedim.. Okudum.. Güldüm.. Rojin'i aradım..
'Sen Serdar'ı bilmiyorsun herhalde.. O yazıda seninle ilgili kiÅŸisel hiçbir ÅŸey yok' dedim.. Serdar kendi mizahi üslubu içinde, tipik bir Serdar yazısı yazmış. Senin adının geçmesi bu ülkenin Kürt kökenli, en popüler, en ünlü kızı olmandan.. Kimseye hakaret kastı falan yok. Gül geç.. Sakın ola cevap vermeye falan da kalkma..' 'Çok teÅŸekkür ederim Hıncal AÄŸbi' dedi.. Kapattık..
İki gün sonra baktım.. Rojin, Serdar hakkında hakaret davası açmış, hem de ne ağır ithamlarla.. Belli.. Kendisini tahrik edenlerin gazına gelmiÅŸ..
Sevgili Rojin..
Senin kadar ÅŸakacı, senin kadar sahne dahil bulunduÄŸu her yerde insanlara kahkahalar attıran bir mizah ustası insanı, mizahtan anlamaz duruma düÅŸürdün..
Çok yazık ettin..
Serdar özür diledi.. Sen de özür dile seni sevenlerden ve o davayı geri al!..'
Hıncal Uluç'un yazısı bu kadar. Tam benim hissiyatım bunlar. Sadece davalı ben olduÄŸum için 'Davayı geri al' lafını ben diyemiyorum. Sadece modern Kürt kadınının beni anlamasını istiyorum. Çabam bundan ibaret.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik