Ben telefon mesaj kutusuna açılış cümlesi olarak 'Her gün aynıdır, konuÅŸun' mesajı bırakan ve eÄŸlenmek için Schopenhauer okuyan bir babanın oÄŸluyum. İkimiz de insanlardan fazla hoÅŸlanmayız ve fazla gülmek biz göre deÄŸildir. Çok mutlu olduÄŸumuz da söylenemez, dünyada mutlu olunacak fazla bir ÅŸeyin olduÄŸunu düÅŸünmeyiz.
10 yaşımdan beri babamın intihar edeceÄŸini ve hangi intihar yönteminin en kalitelisi olduÄŸunu anlatmasını dinler dururum. İntihar düÅŸüncesi nedeniyle zehirler üstüne bayağı bir uzmanlığı da oluÅŸmuÅŸtur onun. Beni eÄŸlendirmek için yatağının baÅŸucundaki çekmecenin içindeki birlikte alındığında insanı kısa sürede öldürecek ilaçları tek tek gösterir. Hangisinin nasıl ölüm getirdiÄŸini ezbere bilir. Bu durum yaklaşık 40 yıl sürdü. Hayatımın çok enteresan geçtiÄŸini söylemek mümkün bence.
Bu durumdaki bir genetik miras nedeniyle benim de çok mutlu ve gülümseyen bir insan olabilmem belki mümkün deÄŸildi ama Rana'nın da beni İgor adlı eÅŸek çizgi film figürüne benzetmesine doÄŸrusu biraz içerlemeye baÅŸladım. Bu İgor, surat ifadesi hiçbir zaman deÄŸiÅŸmeyen bir eÅŸektir. Ekrana bakarsınız suratı anlamsız bir ÅŸekilde bakıyordur ve 'Ben ÅŸu an çok mutsuzum' diye konuÅŸur.
Hemen biraz sonra tamamen aynı surat ifadesiyle size tekrar bakan İgor 'Åžu anda çok mutluyum, içim çok coÅŸkulu' der. DenildiÄŸine göre benim surat ifadem de hiç deÄŸiÅŸmiyormuÅŸ. Ne zaman mutlu ne zaman hüzünlü olduÄŸum artık surat ifademden anlaşılamıyormuÅŸ. Büyük bir kıyamet haberini de güzel bir haberi de aynı surat ifadesiyle dinliyormuÅŸum. 'Sürekli hüzünlü olmamın kime ne sakıncası var ki' diye sorduÄŸumda da bana kızılıyor nedense. Bu suratla poker oyuncusu olsaydım ÅŸimdi çok zengin bir insan da olurdum herhalde. 'Poker suratlı adam' tanımına yeni bir anlam veren insan olarak tarihe de geçerdim.
Babamla ben nihayet mutsuz olmanın da faydalı yanları olduÄŸunu öÄŸrenmiÅŸ bulunuyoruz. Habere göre mutsuz olmak insanı daha dikkatli yapıyormuÅŸ. Hafızayı da güçlendiriyormuÅŸ. Babam ile benim daha dikkatli olduÄŸumuz kesin. Çünkü içkilerimizi daima büyük ciddiyetle, mutsuz bir surat ifadesiyle de olsa her zaman büyük dikkatle ve ölçülerimizi hiç sektirmeden daima aynı içki-buz veya içki-su oranlarını tutturarak hazırlıyoruz. Bu oranlarda yanlışlık yapılması babam için bir insanı öldürmeye teÅŸebbüs nedenidir. Rivayete göre dedemin sadece teÅŸebbüs düzeyinde kalmadığı ve bir keresinde bir adamı sadece içkisini doÄŸru ÅŸekilde hazırlamadığı için boÄŸarak öldürdüÄŸü de aile içinde anlatılır. Yani anlayacağınız mutsuzluÄŸumuzun bize verdiÄŸi dikkat çok da önemli bir fonksiyon hayatımızda.(En azından ÅŸu ana kadar babam beni hiç öldürmeye filan teÅŸebbüs etmedi). İçkileri hazırlarken dikkatim hiç dağılmıyor. Üstelik ÅŸimdi anladığım kadarıyla içki hazırlama formüllerini artık unutmam da mümkün deÄŸil. Çünkü mutsuzluÄŸumuz bizim hafızamızı da güçlendiriyormuÅŸ. Hayatımızın geri kalan bölümünde hep doÄŸru hazırlamış içki içme avantajımız dışında onun kadar önemli olmasa da bir baÅŸka avantaj da saÄŸlıyor bu bize. Mutsuz olduÄŸumuzdan dolayı artık hafızamız hep güçlü kalacağından Alzheimer hastası olma riskimiz de pek kalmadı.
Oysa ben babamla girdiÄŸimiz ÅŸu diyalog sonrasında onun hem tamamen delirip hem de aynı anda Alzheimer da olduÄŸunu düÅŸünmekteydim.
Hamit- Ankara'da kulağım çok aÄŸrıyordu ama tedavi ettim.
Ben- (Van Gogh yöntemiyle tedavi uyguladığından korkarak iki kulağının da henüz kafasında olduÄŸunu anladıktan sonra) nasıl tedavi uyguladın baba?
Hamit- AÄŸrıyan kulağıma biraz çiÅŸimden damlattım. AÄŸrı tamamen geçtiÄŸi gibi kulağımdan da çok miktarda kir çıktı.
Ben- Hmmmmmm. Enteresan bir yöntem.
Hamit- Bende 'ÇiÅŸin Mucizesi' adında bir kitap var, vereyim de oku.
Ben- Başıma iÅŸ açma baba. Takıntılıyım, dipsomanim de var, abartabilirim meseleyi. Sonra okuyayım o kitabı.
Bu konuÅŸma sonrasında biraz endiÅŸelenmiÅŸtim ama mutsuz insanlar ile ilgili haber geldikten sonra içim rahatladı. MeÄŸerse babam ne delirmiÅŸ ne de Alzheimer olmuÅŸ. O konuÅŸmamızı yaparken meÄŸerse tamamen normalmiÅŸ.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik