Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

‘Benimle gelmek isteyen var mı?’

Sabah vakti birçok insan tarafından tam teÅŸekküllü bir intihar giriÅŸimi olarak nitelendirilebilecek hareketi yapmadan önce zaten moralim oldukça bozuktu. Gece feci geçmiÅŸti. Hani bir rüyaya takılırsınız, rüyanın içinden çıkılamaz ve sizi bunaltır. Çözüm yoktur. Uyanmak istersiniz ama tam uyanamazsınız da.
Onlardan bir tanesini geçirmiÅŸtim sabaha kadar. Rüyamda bir restorana giriyorum, masaya oturuyorum, garson geliyor ve beni çok ÅŸaşırtan bir ÅŸey oluyor. Mükemmel ÅŸekilde Japonca konuÅŸarak yemeÄŸi ısmarlamaya baÅŸlıyorum. Garsona her ÅŸeyi detaylı anlatıyor, tarifler yapıyorum. Birden böylesine akıcı ve ÅŸivesiz Japonca konuÅŸmam beni ÅŸaşırtıyor ama benden daha çok garsonu ÅŸaşırtıyor. O tam anlamıyla avallıyordu. Çünkü içinde bulunduÄŸum lokanta bir Çin lokantasıydı. Mesele tamamen içinden çıkılmaz hale gelmiÅŸti ve sabaha kadar ben istediÄŸim yemeÄŸi bir türlü ısmarlayamadım. Çinli garson her dediÄŸime gülerek başını sallamasına raÄŸmen masaya hiçbir ÅŸey getirmedi. Ve sonunda lokantanın sahibesi yaÅŸlı kadın gelip beni Çince bağıra çağıra kovdu.
Bu rüyayı birkaç kez tekrarlayarak gördüm. Büyük ihtimalle akÅŸam yemeÄŸinde abartarak yediÄŸim mantı nedeniyle olmuÅŸtu bu. Bol sarımsaklı mantıyı itidalli yemek diye bir ÅŸey neden söz konusu olamıyor, neden mantıyı az yiyebilmek katiyen mümkün deÄŸil, bunun da ayrıca araÅŸtırılması gerekiyor.
Anlayacağınız sabah yorgun uyanmıştım, içim sıkılıyordu. Birden Rana’nın sesini duydum. ‘Dışarıya çıkacağım, benimle gelmek isteyen var mı?’ diye sesleniyordu ve bunu birkaç kez tekrar etti. Evde ikimizden baÅŸka kimse yoktu. Aslında babam da vardı ama onun hareket etme gibi bir çılgınlık yapmasını beklemek mümkün deÄŸildi. Dolayısıyla Rana benim kendisiyle gelmemi istiyor olmalıydı. Bu yaklaÅŸan felaket nedeniyle birden panikledim ve odamdan fırlayarak evin diÄŸer odalarına tek tek girip Rana’nın yanına verebileceÄŸim bir baÅŸka insan var mı diye aradım.
Benim haberim olmadan eve birileri girmiÅŸ ya da misafir gelmiÅŸ olabilirdi. Bulabilseydim birini ‘Bak Ranacım, bu seninle gelmek istiyor’ diyerek verecektim yanına.
Evin bir köÅŸesinde düÅŸmanımı bulsam daha iyi olacaktı. Çünkü, düÅŸmanım Rana ile dolaşırken çekeceÄŸi iÅŸkenceye dayanamayarak ya ani bir kriz geçirip ölecekti ya da intihar edip acısına son verecekti. Maalesef evde benden baÅŸka bir insan yoktu. Ben karımın anlamadığım nedenlerden dolayı bana cilveli konuÅŸtuÄŸunu ve beni yanına alıp dolaÅŸmaya gideceÄŸini sanarak ‘Ben gelirim seninle Ranacığım’ dedim. Ancak o bu lafımı duyar duymaz benim kendisiyle çıkmamı başına gelebilecek en kötü olaylardan birisi olarak görüyor gibi surat astı.
Olan bitenden hiçbir ÅŸey anlamamıştım. Mantık silsilesini artık anlayamıyordum. Madem bu kadar istemiyor neden seslendi ki acaba? Ama olan olmuÅŸtu, kaderime razı olarak gittim onunla.
İlk önce büyük tutkuyla kendisine bir termosifon aramaya baÅŸladı. Satıcılara üzerine basa basa ‘Tek kiÅŸilik olsun’ diyordu.Termosifonu kullanacağı yerlerde benim yanında katiyen olmayacağımı vurgulamak ister gibiydi. Bu kadar tutkulu bir ÅŸekilde termosifon aramaya baÅŸlaması bende ‘Acaba sonunda beni nihayet  terk edip kuzey ülkelerinden bir tanesine mi kaçacak?’ diye bir umut doÄŸurdu. VereceÄŸi cevabın İzlanda veya Kuzey Kutbu olmasını dileyerek sordum soruyu kendisine. Ama maalesef çalışma odasından mutfaÄŸa çay almak için giderken benim odamın önünden zorunlu olarak geçerken tuhaf sorular duymaktan sıkıldığı için bir termosifon almak zorunda kaldığını söyledi.
Hangi sorularımı saçma bulduÄŸunu sormadım ona. Çünkü ‘sana da martini yapayım mı’ türünden bir sorumu bile artık saçma ve sıkıcı bulmaya baÅŸladığını biliyordum.
Neyse, İstanbul’daki tüm termosifon satma ihtimali olan dükkânları dolaÅŸtıktan ve onun standartlarına uyan bir termosifon bulamadıktan, her maÄŸazaya birer termosifon sipariÅŸi verdikten sonra (yakında evimize en azından 10 bin adet termosifon gelmesi ihtimali büyük) dolaÅŸmaya çıkmamızın asıl amacı aÅŸamasına geçtik.
OÄŸlumuz Osmanlı tarihine merak aldı. Bu normal ailelerde bir sorun olarak algılanmayabilir. Çünkü normal aileler çocuÄŸa birkaç tarih ezberletir ve sonra da ezberde yanlış yaptığında ya kulağını çekerler ya da aÄŸzına biber filan sürerler ve konuyu tamamen unutup yaÅŸamlarına devam ederler. Normali budur bu iÅŸin, Rana olmasaydı ben de böyle yapardım zaten.
Ama bizde durum böyle olamıyor. Merak saldı ya, oÄŸlanın ÅŸu anda dünyadaki en büyük Osmanlı tarihçilerinden bir tanesi olması illa da gerekiyor. Dünya ölçeÄŸinde bu konuda yayınlanmış olan her kitap satın alınıp eve yığılacak, Osmanlı hakkındaki her türlü DVD seyredilecek, piyasadaki bazı konulardaki kitap eksikliÄŸi olduÄŸu tespit edilip bu eksikliÄŸin hemen telafi edilmesi için yayıncılarla iliÅŸkiye geçilecek. Hatta Profesör Dr. İlber Ortaylı’ya gidilecek ve oÄŸlana onun elini öptürüp takdis ettirilecek. (Yemin ediyorum bu da oldu).
Tamam; ben artık bu tavrı hayatın normal bir geliÅŸmesi olarak algılamaya baÅŸladım ve tamamen teslim olmuÅŸ durumdayım. Ama buna raÄŸmen hâlâ daha Rana’nın bir kitap dükkanına girip bir kitabı araması sürecinde yaÅŸanan aşırı strese dayanamıyorum.
Åžunu diyebilirim; İstanbul’daki kitap dükkânlarında çalışan personelin ya çelik sinirleri var ya da onlar ağır sakinleÅŸtirici ilaçlar verilerek uyuÅŸturulmuÅŸ durumdalar. Hatta bir kısmı bitkisel hayatta bile olabilir. SaÄŸ olsunlar hepsi de yardımcı oldular bize ve dünyadaki en kapsamlı Osmanlı tarihi kitaplığını oluÅŸturacak kadar kitabı da aldık.
OÄŸlanın bunları okumasına gayet tabii ki karşı deÄŸilim de arada bana sorular sormasa çok daha mutlu olacağım. Ben Türklerin Anadolu’ya neden ve nereden geldiklerini hâlâ daha anlayamamış düzeyde bir tarih bilgisine sahip olduÄŸumdan ve ne tarihte ne de ÅŸimdi Türk diye bir kavramın olmadığını sandığımdan oÄŸlanın sorularına tatmin edici cevaplar verebildiÄŸim pek söylenemez.  

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3