Kurgulu bir tartışma ile orduyu ÅŸamar oÄŸlanına çevirdiler mi?
Çevirdiler.
Sırf, birileri öyle uygun gördü diye, aynı yerde sersemce saflanıp, “tartışma” olsun diye, olan bitene dair iyiniyet falları açacak deÄŸiliz.
Mesele, Türkiye açısından eÄŸri oturup doÄŸru konuÅŸulacak çok mühim bir boyuta evrildiÄŸi aÅŸikâr deÄŸil mi?
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk Silahlı Kuvvetleri’dir. Halka dayanarak egemenlik kazanılmıştır.
TSK, egemen bir devletin milli ordusuydu.
Ancak 28 Åžubat’la birlikte rejim ordusu oldu.
Ötesinde (öncesinde) duvarın yıkılmasıyla dengeler deÄŸiÅŸti.
Artık ondan beklenen sadece NATO standartlarında kalmasıydı.
Sorun da tam burada filizlendi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iki önemli birimi NATO’ya baÄŸlı deÄŸildir.
Biri Ege Ordu Komutanlığı diÄŸeri Jandarma Genel Komutanlığı. Aslında planlanan bir büyük ve özel kuvvet daha vardı. Özel Kuvvetler Komutanlığı... ÖKK’yı kolordu düzeyine çıkarmak isteyen kurmay kadrosu tamamen tasfiye edildi.
Son dönemde ÅŸüpheli ÅŸekilde hayatını kaybeden ya da tutuklanan kaç general var? Bu generallerin tamamının NATO dışı kuvvetlerin üst düzey komutanları olması tesadüf müdür?
Gelinen noktada verilen mesaj açık: Türk Silahlı Kuvvetleri NATO ölçülerine indirgenecek.
Bugünkü kopuÅŸu anlamak için 28 Åžubat kırılımını da serinkanlılıkla tartışmak gerek.
28 Åžubat sürecinde ordu ve millet arasındaki köklü iliÅŸkide çok derin bir travma yaÅŸandı.
Halkımızın ordusunu hâlâ büyük ölçüde sevdiÄŸi açık. Ancak e-muhtıra’dan sonra yaÄŸmur gibi yaÄŸan belgeler büyük bir hayal kırıklığı yaratmadı deÄŸil.
Ve görünen o ki mevcut kurmay kadrosu, bu iddialar doÄŸru da olsa yanlış da olsa, süreçten ötürü çaresiz ve ÅŸaÅŸkındır.
Kurgulu tartışmalara zemin teÅŸkil eden “sızma belgeler”den çok daha vahimi bu “bilgi”lerin sızıyor olmasıdır. Veya bu inancın muhteÅŸem bir tasarımla inÅŸa ediliyor olmasıdır.
Bu iki vahim ÅŸeyi gösterir... Çelik çekirdek gibi olması gereken Genelkurmay kevgire dönmüÅŸ vaziyettedir.
Bu halin kendisi etkisinden vahimdir.
Ne demek istiyorum?
Åžunu...
Ortada çok ciddi bir kriz var.
Bu krizin öznesi ise ordu. Ordunun bu krizi yönetecek veya sonlandıracak enstrümanlara sahip olmadığı da ortada.
Ortada süratle verilmesi gereken bir karar var...
Türk Silahlı Kuvvetleri bir rejim ordusu mu olacaktır?
Yoksa egemen bir devletin milli ordusu mu?
Bu haliyle Türk Silahlı Kuvvetleri rejim ordusudur ve bu kurgulu tartışmalarla sopa yemeye devam edecektir.
Mevcut kadro dayandığı siyasi, kurumsal ve yapısal payandalardan ötürü egemen bir devletin milli ordusu olacak iradeyi gösteremez.
Sorunun nasıl aşılacağı artık kurumsal değil milli bir meseledir.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik