Boynumuzun ön tarafında bulunan tiroid bezinin büyümesine ‘C’ adını veriyoruz. Büyüme homojen olursa ‘diffüz guatr’, içinde nodül adını verdiÄŸimiz düÄŸümler olması haline de ‘nodüler guatr’ diyoruz.
Guatrda genetik (ailesel) yatkınlık önemlidir. Ülkemizde guatr rahatsızlığının en büyük nedeni iyot yetersizliÄŸidir. Bu yüzden bugün size iyotun beslenmedeki öneminden bahsedeceÄŸim.
Tiroid bezimizin çalışabilmesi (hormon yapabilmesi) için vücudumuza yeteri kadar iyot almamız gerekir. Türkiye’de yaklaşık her 10 çocuktan birinde iyot eksikliÄŸi vardır. Okul çocuklarımız arasında yapılan bir araÅŸtırmada guatr oranı yüzde 30 olarak bulunmuÅŸtur. İyot eksikliÄŸine baÄŸlı olarak tüm dünyada yılda 30 bin ölü doÄŸum vakası olmakta, 120 bin zihinsel özürlü doÄŸmaktadır. ÇocuÄŸunuz derslerinde baÅŸarısız ise veya bedensel olarak arkadaÅŸlarının gerisinde kaldığını, iyi geliÅŸmediÄŸini düÅŸünüyorsanız iyot eksikliÄŸi ihtimalini aklınıza getirin.
İyot minerali volkanik kayalarda, toprakta, suda ve deniz suyunda bulunur. İyot ihtiyacımızı iyot zengin topraklardan çıkan suyu içerek veya bu topraklarda yetiÅŸen hayvanların et süt ve yumurtasını yiyerek karşılarız. Türkiye’nin bazı yörelerinde toprak ve içme suyunda bulunan iyot miktarı olması gerekenden düÅŸüktür. Karadeniz illerimizde, yaÄŸmur ve sellerin topraktaki iyotu denize taşıması nedeniyle toprağın iyot deÄŸeri düÅŸmekte bu nedenle guatr daha sık görülmektedir. Yapılan bir çalışmaya göre en çok guatr görülen dört ilimiz sırasıyla Trabzon, Malatya, Bayburt ve Kastamonu’dur.
Normal bir eriÅŸkinin günde 150 uq üzerinde iyot alması gerekir. Gebeler ve emziren annelerin iyot ihtiyacı daha fazladır. Hamile kadınların yeteri kadar iyot almaması düÅŸük ve ölü doÄŸuma, bebekte doÄŸumsal anormalliklerin oluÅŸmasına ve zekâ geriliÄŸine (kretenizm) neden olabilir. İyot eksikliÄŸi yalnız guatr hastalığına deÄŸil bayanlarda memede fibrokistler oluÅŸmasına, mide kanseri riskinde artamaya da neden olur.
İyot eksikliÄŸi açısından riskli olan kiÅŸiler:
* Balık ve deniz ürünleri yemeyenler.
* Vejeteryan diyet uygulayanlar.
* İyotlu tuz kullanmayanlar veya rahatsızlığı nedeniyle tuzsuz diyet uygulayanlar.
* İyot açısından fakir bölgelerde yaÅŸayanlar.
Guatr, tiroid bezinin hormon üretimi için gereken iyotu bulamamasına baÄŸlı olarak büyümesi halidir. Sigara içenlerde, tiroid hormonu üretimini engelleyen tiyosiyanat maddesi arttığı için guatr daha sık görülür.
YemeÄŸe tuzu piÅŸtikten sonra koyun
İYOT açığını kapamanın yollarından biri ‘iyotlu tuz’ kullanmaktır. Bu yüzden evinize aldığınız tuzun iyotlu olduÄŸundan emin olun. Tuzu naylon torbasının içinde deÄŸil aÄŸzı kapalı ışık almayan bir kutuda saklayın. Kaynama sırasında iyotun yaklaşık yüzde 50’si kaybolur, bu nedenle yemeÄŸin tuzunu piÅŸtikten sonra ilave edin. Tuzun fazlası zararlı olduÄŸundan iyot alacağım diye tuz miktarını artırmanızı önermem. Tuzsuz veya az tuzlu diyet yapan biri için en iyi iyot kaynağı balıktır. Haftada iki gün balık yerseniz yeteri kadar iyot alırsınız.
Grip aşısı olanlar domuz gribine daha kolay yakalanıyor
GRİP olmamak için her yıl düzenli aşı yaptırıyorsunuz ve sonunda bir de öÄŸreniyorsunuz ki o güne kadar yaptırdığınız aşılar baÅŸka bir gribe yakalanma ÅŸansınızı artırıyor! Kanada’da birbirinden bağımsız olarak yapılan 4 çalışmada incelenen 2 bin kiÅŸide daha önce düzenli grip aşısı yaptıranların domuz gribine daha çok yakalandığı görüldü.
Quebec’deki bazı saÄŸlık otoriteleri de domuz gribi aşısı yaptırılması halinde mevsimsel grip aşısının yaptırılmaması gerektiÄŸini düÅŸünüyorlar. Ontario Bulaşıcı Hastalıklar Koruma ve Kontrol Direktörü Dr. Michael Gardam grip aşısı ile domuz
gribi aşısının nasıl bir etkileÅŸim içine gireceÄŸini bilemediklerini söylüyor. Kafalarda dolaÅŸan soru ÅŸu; acaba aşı olmamız immün sistemimizi zayıflatıyor mu? Grip aşısına karşı olanlar, yürümeyen bir insanın ayak kaslarının zaman içinde erimesine benzer olarak yeterince uyarılmayan bir immün sistemin de zaman içinde zayıflayabileceÄŸini söylüyorlar. Bir süre bekleyip Kanada’daki bu çalışmanın sonuçlarını diÄŸer ülkelerden gelecek sonuçlarla karşılaÅŸtırmanın doÄŸru olacağını düÅŸünüyorum.
İdeal kilo için tıkla
OBEZİTE, geliÅŸmiÅŸ ve geliÅŸmekte olan ülkelerde hızla artan bir saÄŸlık sorunu haline geliyor. Yapılan çalışmalar, obezitenin, özellikle son 20 yılda bir salgın hastalık gibi arttığını ve çocukları da içine alacak ÅŸekilde yayıldığını gösteriyor. Bu sorunu en aza indirmek ve toplumu bilinçlendirmek adına çalışmalar yürüten Diyabet, Obezite ve Beslenme DerneÄŸi, www.idealkilom.com sitesini hizmete sundu.
DerneÄŸin yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Taner Damcı yaptığı açıklamada, obezite ve kilo verme konusunda çok fazla bilgi kirliliÄŸi olduÄŸuna ve bilimsel olmayan öneriler ve yöntemlerin saÄŸlığı ciddi ÅŸekilde tehdit edebileceÄŸine dikkat çekti. Damcı, internet sitesinin obezite alanında güvenilir bilgiler saÄŸladığını belirtti. Obezite ile mücadelede kiÅŸilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirten Damcı, “İnsanlar kilo problemi yaÅŸadıklarını kabul etmiyorlar ya da etseler de bilimsel olmayan yöntemlerle üstesinden gelmeye çalışıyorlar” dedi.
Türkiye’nin sonsuza kadar var olacağına ben de kesinlikle inanıyorum
Bahçeli’nin stratejisi: Açılıma karşı yeni milliyetçilik