AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-11-09
Bugüne kadar pek çok Fenerbahçe maçı oynadım. Ama hiç bu kadar şuursuzca bir maç oynamadık.. Ondan sonra da Fenerbahçe-Galatasaray maçlarını bir yazar olarak hiç kaçırmadım. Yine de Galatasaray'ın, Fenerbahçe'ye karşı her maçta canla başla mücadele ettiğine, kazanmak için sahaya çıktığına şahit oldum. Ama dün akşam darmadığın bir Galatasaray, mağlubiyeti baştan kabul etmiş ve belki de şimdiye kadar böylesine kötü bir Galatasaray takımı izlemedim.
Galatasaray'da defans zaten bir türlü yerine oturmamış. Bir kaleci Franko faktörü var.. Yaptığı penaltı affedilir cinsten değil. Alex, topu aldı geçti, ayaklarından tutmaya hiç gerek yoktu. Top zaten süratli bir şekilde auta doğru gidiyordu. Peki ilk golde neredeydi? Fenerbahçe ve Galatasaraylı futbolcuların seyrettiği gibi o da seyretti. Oysa Vederson'un yaptığı ortayı çıkıp güzel bir planjonla alabilirdi ama seyretmeyi tercih etti. Alex için de golü atmak zor olmadı.
Gelelim Güiza'nın golüne; daha iki-üç dakika evvel Güiza, sağ taraftan Mehmet'in ortaladığı topa şöyle bir kafayı dikkatle vursa, al sana bir gol daha. Franco yine ortada yok. Asıl güzel olan Güiza'nın topuğuyla attığı üçüncü goldü.. Bizim Franco yine ayakta ve topun kaleye girişini seyretti.
Açık söyleyeyim, Franko güven veren bir kaleci değil.. İlk yarıda topa bir vurayım dedi, Alex'e gol pası verdi. Bereket Alex, onun koruduğu köşeye vurdu golü önledi. Hayret..!
Daum, çok akıllıca bir oyun planı kurmuş. Arda'nın tarafına, arkaya Roberto Carlos, önüne de Vederson'u yerleştirmiş.
Keita, Galatasaray'ın kozuydu. Gökhan'ı fazla ileri çıkmaması için şartlandırmış ama bununla beraber onun önüne Mehmet'i koymuş ve Galatasaray'ın sol ve sağ kanadı kırıldı. Fenerbahçe'de çok beğendiğim, orta sahada oynayan Brezilyalı Cristian, hiç göstermiyor ama geri dörtlünün önünde fevkalade oynadı ve ayağındaki her topu çok iyi kullandı. Fenerbahçe takım olarak çok iyi hazırlanmış. Oynadılar kazandılar.. Ya Galatasaray diyeceksiniz; böyle bir takım var mıydı sahada?