AKŞAM GAZETESİ | İsmail Küçükkaya | 2009-11-09

kategori2

Ankara Barışı, Türkiye Barışı

İnşa edilmekte olan 'yeni bir kurulu yapı' ile karşı karşıyayız. Sancılarını  yaşadığımız, potansiyelini de görmeye başladığımız bu durumu sanırım şöyle kavramsallaştırabiliriz: 'Pax Ankara, Pax Türkiye'...
Yani Ankara Barışı, Türkiye Barışı...
Bir çeşit 'yurtta sulh, cihanda sulh' anlayışı.
Ama günümüze uyarlanmış, daha aktif ve etkin bir modellemeyle.
Kısa sürede Ortadoğu'da Suriye ve İran gezileri, 15 günde üst üste iki Irak ziyareti sonrasında, Başkent'te olup bitenlere baktığım zaman gördüğüm budur.
Farklı bir Türkiye vizyonundan bahsediyorum, şahit olduğum yeni bir perspektif...
'İçerisi ile dışarısını bir bütün' olarak gören, ikisinin uyumuna odaklı gözler.
Biri olmadan, diğerini başaramayacağımız iç içe geçmiş iki proje.
Bir ucu, 'kendi sınırları içinde barış ve uzlaşma kültürünü' oluşturabilen, diğer ucu 'bölgesinde istikrar ve refah hayali kurdurabilen' büyük Türkiye ideali.
İçeride huzur sağlamadan dışarıya barış vaat edemeyiz.
Doğum sancısı yaşamadan bu tecrübelerden geçemeyiz.
Elbette her yerde fanatikler de var, karşı çıkıyorlar.
İktidar partisinde de askerlerin içinde de medyada da...
Mutlaka İsrail'de, Filistin'de, Ermenistan'da ve ABD'de de aşırı uçlar hoşlanmıyorlar gidişattan. 
Ama galiba makul çözümleri arayanlar, üçüncü yolcular kazanacak.
Yüz yIllIk
dört krİzE
Dokunmak...
Ankara'da uzlaşmayı sağlayacağız ki; bu tüm Türkiye'ye yansısın. Edirne'den Ardahan'a yurdun dört bir yanında barış iklimini oluşturacağız ki; bu Ortadoğu'ya ve Kafkaslar'a yayılsın.
Asker-sivil ilişkilerinin normalleşmesi bunun zemini.
Şu ana kadarki açılımlarda bu sayede yol alınabildi.
Yüz yıllık tabuların, hatta çok daha eski tarihlere dayanan krizlerin çözüm çabaları işte bu nedenle bölgesel ve küresel ilgi odağı.
Kürt sorunu, Ermeni meselesi, irtica dosyası ve asker-sivil ilişkilerinin seyri...
Şu anda her biri ateş topu olan böylesi çetin zorlukların aşılması için çaba harcanıyor.
Ortak payda formülü tek kelimeyle özetlenebilir: 'Normalleşme.'
Yeni bir nizam, kurulu yapı ile uzlaşarak onu dönüştürme, her kişi ve kurumun Anayasal sınırlarıyla ilgili belirsizliklerin giderilmesi, uygulamalarda standardizasyonun sağlanması...
Fanatİklerİn
tasfİye sürecİ
Dar kalıplardan çıkıyoruz, daha dışa dönük yeni bir devlet modeli kurgulanıyor. Geleneksel bakış açısı, sabit paradigmalar değişiyor. Evet, model değişikliğinin krizlerini yaşıyoruz.
Bir yerde ilişki ve iletişim başladıysa orada dönüşüm hareketi yaşanıyordur. Dönüşüm de tek yanlı değil, karşılıklıdır. Ben asker sivil ilişkilerini de böyle okurum, devletlerarası münasebetleri de...
Yaşadığımız pek çok güncel sorunu 'aşırı uçların tasfiyesi' olarak değerlendirdim, her kesimdeki fanatiklerin devre dışı kalması...
Bu yapılırken özen göstermemiz gereken; 'işbirliğinin artırılması, kurumsal itibarların korunması'.
Merkezi yapıların ve ana sistemin hasar görmesinin önlenmesi...
Para ve vİzyon...
Irak'a gitmeden önceki akşam Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'le Çankaya Köşkü'ndeki Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu'nda bunlar üzerine konuşmuştuk.
Söz, bir şekilde Türkiye'nin Aliya İzzetbegoviç'in mezarı için harcanmak üzere 33 milyon euro göndermesine geldi. Davutoğlu son gezisinde söz vermiş.
Şimşek, 'Dolaylı yoldan gönderdiğimiz paraları da hesaplasak; dış ülkelerde bu ve benzeri amaçlarla bayağı yüklü harcamalar yapıyoruz, büyük denilen çoğu ülkeyi geride bırakıyoruz' dedi. İlginç bir konu...
Şimşek daha sonra, 'İçeride yaptığımız reformlar ve ekonominin gelişimi başta komşularımız, yabancı devletlerin dikkatini çekiyor. Dışarıdaki algımız değişti, bu yoğun dış temasların ve anlaşmaların perde arkasında; değişen imajımız, parlayan yıldızımız yatıyor' dedi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak'ta her açıklamasında, bütün görüşmelerinde 'vizyon' kelimesini ağzından eksik etmedi. Hep 'Ortadoğu barışından, yeni bir düzenden' bahsetti. Türkiye ile Irak, Türkiye ile Suriye veya Türkiye ile İran sorunlarını hep 'önce bir Ortadoğu vizyonu içine yerleştirdi' sonra PKK gibi, su veya enerji gibi konuları bu büyük fotoğrafın içinde ele aldı. Tümdengelim değil de bir çeşit tümevarım modeli...
O yoğun çabaların içindeyken arkasında daima ekonomisi sağlam, tarihselliği güçlü bir ülkenin Dışişleri Bakanı olmanın güvenini hissediyordu. Temelleri atılan iç barış ve düzen sağlam tesis edilirse, eminim çok daha ilerilere gidilecek. Ankara Barışı, Ortadoğu'da giderek etkisi hissedilen bir Türkiye Barışı'na dönüşecek.