AKŞAM GAZETESİ | Turgay Şeren | 2009-11-09
Fenerbahçe'de dün akşam özellikle ikinci yarıda Volkan'ın dışında tüm oyuncular kötünün de kötüsüydü. Bu yarıda Mehmet Topuz'un, 60. dakikada direkten dönen nefis şutu var o kadar. Souleymanou'nun yediği golü herhalde dünyada hiç bir kaleci yemezdi.. Cristian'ın uzak mesafeden vurduğu şut şöyle bir havalandı, Souleymanou'nun önünde yere sekti, sonra kaleci ile beraber kale içine birlikte düştüler.
Tabii ki yüzde yüz goldü.
Dün Güiza'yı izlediniz mi. Ne yaptı? Ne bir topa koştu, ne bir kafaya çıktı, ne rakibiyle mücadele etti, nede 'ben de bir şeyler yapayım da Fenerbahçe üç puanla dönsün' diye bir havaya girmedi. Sahanın içinde maçı izledi o kadar.
Orta sahada Emre, geçtiğimiz haftalar kadar iyi değildi ama dün akşamda görevini yaptı. Güzel toplar kesti, ayağındaki topu güzel kullandı. Dün gece Fenerbahçe'de forvette yoktu. Ne Kazım, ne Güiza, rakip kale önünde dolanıp durdular. Gollük pozisyona girmek için hiç çalışmadılar. Kazım'ı sadece rakiple güreşirken görebilirsiniz. Tabii bunların hepsine de hakem faul verdi, ki bir tanesinde de sarı kartı gördü.
Güiza'dan bahsetmek istemiyorum çünkü öyle bir futbolcu hiç yoktu sahada..
Carlos, onsekiz çizgisi içerisinde Cangele'yi öyle bir tuttu ki, yüzde yüz penaltıydı. Zaten kimse de itiraz etmedi..
Dün gece eğer Fenerbahçe kalecisi Volkan, takımın en iyisiyse siz Fenerbahçe'nin ne oynadığını ve nasıl oynadığını bir düşünün bakalım.. Souleymanou'nun yediği garip gole rağmen Carlos, penaltıyı yapmasaydı, Fenerbahçe İstanbul'a üç puanla dönecekti ama olmadıÖ
Kayserispor, ikinci yarı dört beş gol pozisyonuna girdi. Ama Volkan hepsini kurtardı. Daha doğrusu Volkan, Fenerbahçe'yi kurtardı dün akşam. İlk yarıda Fenerbahçe biraz oynar gibiydi. Ama ikinci yarıda sahada yok oldu gitti. Ve Kayserispor, penaltıdan beraberlik gollünü attıktan sonra iki-üç farklı galibiyeti de yakalayabilirdi. Bravo Volkan'a.. Kayserispor'a bu imkanı ve şansı vermedi.