AKŞAM GAZETESİ | Dr. Murat Kınıkoğlu | 2009-11-09
Boynumuzun ön tarafında bulunan tiroid bezinin büyümesine ‘C’ adını veriyoruz. Büyüme homojen olursa ‘diffüz guatr’, içinde nodül adını verdiğimiz düğümler olması haline de ‘nodüler guatr’ diyoruz.
Guatrda genetik (ailesel) yatkınlık önemlidir. Ülkemizde guatr rahatsızlığının en büyük nedeni iyot yetersizliğidir. Bu yüzden bugün size iyotun beslenmedeki öneminden bahsedeceğim.
Tiroid bezimizin çalışabilmesi (hormon yapabilmesi) için vücudumuza yeteri kadar iyot almamız gerekir. Türkiye’de yaklaşık her 10 çocuktan birinde iyot eksikliği vardır. Okul çocuklarımız arasında yapılan bir araştırmada guatr oranı yüzde 30 olarak bulunmuştur. İyot eksikliğine bağlı olarak tüm dünyada yılda 30 bin ölü doğum vakası olmakta, 120 bin zihinsel özürlü doğmaktadır. Çocuğunuz derslerinde başarısız ise veya bedensel olarak arkadaşlarının gerisinde kaldığını, iyi gelişmediğini düşünüyorsanız iyot eksikliği ihtimalini aklınıza getirin.
İyot minerali volkanik kayalarda, toprakta, suda ve deniz suyunda bulunur. İyot ihtiyacımızı iyot zengin topraklardan çıkan suyu içerek veya bu topraklarda yetişen hayvanların et süt ve yumurtasını yiyerek karşılarız. Türkiye’nin bazı yörelerinde toprak ve içme suyunda bulunan iyot miktarı olması gerekenden düşüktür. Karadeniz illerimizde, yağmur ve sellerin topraktaki iyotu denize taşıması nedeniyle toprağın iyot değeri düşmekte bu nedenle guatr daha sık görülmektedir. Yapılan bir çalışmaya göre en çok guatr görülen dört ilimiz sırasıyla Trabzon, Malatya, Bayburt ve Kastamonu’dur.
Normal bir erişkinin günde 150 uq üzerinde iyot alması gerekir. Gebeler ve emziren annelerin iyot ihtiyacı daha fazladır. Hamile kadınların yeteri kadar iyot almaması düşük ve ölü doğuma, bebekte doğumsal anormalliklerin oluşmasına ve zekâ geriliğine (kretenizm) neden olabilir. İyot eksikliği yalnız guatr hastalığına değil bayanlarda memede fibrokistler oluşmasına, mide kanseri riskinde artamaya da neden olur.
İyot eksikliği açısından riskli olan kişiler:
* Balık ve deniz ürünleri yemeyenler.
* Vejeteryan diyet uygulayanlar.
* İyotlu tuz kullanmayanlar veya rahatsızlığı nedeniyle tuzsuz diyet uygulayanlar.
* İyot açısından fakir bölgelerde yaşayanlar.
Guatr, tiroid bezinin hormon üretimi için gereken iyotu bulamamasına bağlı olarak büyümesi halidir. Sigara içenlerde, tiroid hormonu üretimini engelleyen tiyosiyanat maddesi arttığı için guatr daha sık görülür.
Yemeğe tuzu piştikten sonra koyun
İYOT açığını kapamanın yollarından biri ‘iyotlu tuz’ kullanmaktır. Bu yüzden evinize aldığınız tuzun iyotlu olduğundan emin olun. Tuzu naylon torbasının içinde değil ağzı kapalı ışık almayan bir kutuda saklayın. Kaynama sırasında iyotun yaklaşık yüzde 50’si kaybolur, bu nedenle yemeğin tuzunu piştikten sonra ilave edin. Tuzun fazlası zararlı olduğundan iyot alacağım diye tuz miktarını artırmanızı önermem. Tuzsuz veya az tuzlu diyet yapan biri için en iyi iyot kaynağı balıktır. Haftada iki gün balık yerseniz yeteri kadar iyot alırsınız.
Grip aşısı olanlar domuz gribine daha kolay yakalanıyor
GRİP olmamak için her yıl düzenli aşı yaptırıyorsunuz ve sonunda bir de öğreniyorsunuz ki o güne kadar yaptırdığınız aşılar başka bir gribe yakalanma şansınızı artırıyor! Kanada’da birbirinden bağımsız olarak yapılan 4 çalışmada incelenen 2 bin kişide daha önce düzenli grip aşısı yaptıranların domuz gribine daha çok yakalandığı görüldü.
Quebec’deki bazı sağlık otoriteleri de domuz gribi aşısı yaptırılması halinde mevsimsel grip aşısının yaptırılmaması gerektiğini düşünüyorlar. Ontario Bulaşıcı Hastalıklar Koruma ve Kontrol Direktörü Dr. Michael Gardam grip aşısı ile domuz
gribi aşısının nasıl bir etkileşim içine gireceğini bilemediklerini söylüyor. Kafalarda dolaşan soru şu; acaba aşı olmamız immün sistemimizi zayıflatıyor mu? Grip aşısına karşı olanlar, yürümeyen bir insanın ayak kaslarının zaman içinde erimesine benzer olarak yeterince uyarılmayan bir immün sistemin de zaman içinde zayıflayabileceğini söylüyorlar. Bir süre bekleyip Kanada’daki bu çalışmanın sonuçlarını diğer ülkelerden gelecek sonuçlarla karşılaştırmanın doğru olacağını düşünüyorum.
İdeal kilo için tıkla
OBEZİTE, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hızla artan bir sağlık sorunu haline geliyor. Yapılan çalışmalar, obezitenin, özellikle son 20 yılda bir salgın hastalık gibi arttığını ve çocukları da içine alacak şekilde yayıldığını gösteriyor. Bu sorunu en aza indirmek ve toplumu bilinçlendirmek adına çalışmalar yürüten Diyabet, Obezite ve Beslenme Derneği, www.idealkilom.com sitesini hizmete sundu.
Derneğin yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Taner Damcı yaptığı açıklamada, obezite ve kilo verme konusunda çok fazla bilgi kirliliği olduğuna ve bilimsel olmayan öneriler ve yöntemlerin sağlığı ciddi şekilde tehdit edebileceğine dikkat çekti. Damcı, internet sitesinin obezite alanında güvenilir bilgiler sağladığını belirtti. Obezite ile mücadelede kişilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirten Damcı, “İnsanlar kilo problemi yaşadıklarını kabul etmiyorlar ya da etseler de bilimsel olmayan yöntemlerle üstesinden gelmeye çalışıyorlar” dedi.