AKŞAM GAZETESİ | GUNCEL | 10 KASIM 2009, SALI
Atatürk, yaveri Salih Bozok’a yazdığı mektupta bir Fransız şairinden alıntı yapar: “Hayat kısadır, biraz hayal, biraz aşk ve sonra Allahaısmarladık.”

Filozoflar genellikle soruları cevaplamazlar. Bunun yerine onları analiz ederler. Çok sevilen bazı sorular vardır. Bunlardan biri de “Hayatın anlamı nedir?” sorusudur. Acaba bunun gerçekten bir cevabı var mıdır?
Birçok insan hayatı kendi dünya görüşüne göre tanımlamıştır. Karl Marx “Hayat çalışmaktır” der. Henry Ford da onun gibi düşünür. Liza Minelli, “hayat bir kaberedir” der. Seneca “hayat bir oyundur, önemli olan ne kadar sürdüğü değil, oyundaki performansınızdır” der. Peki ne tarz bir oyundur bu? Cevabını Jean de La Bruyere verir: “hissedenler için bir trajedi, düşünenler içinse bir komedi”.
Atatürk ise hayata bakışını anlatmak için bir Fransız şairinden alıntı yapıyor. Yaveri Salih Bozok’a gönderdiği bir mektupta Atatürk şunları yazıyor:
“Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor:
Hayat kısadır
Biraz hayal,
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.Diğeri de
Hayat boştur.
Biraz kin,
Biraz ümit
Ve sonra Allahaısmarladık.Salih bunları ezberle ve sen hayatı nasıl anladınsa ona göre bunlardan birini benimse.”
Atatürk’ün gerçekleştirdiklerini düşününce, 57 yıllık hayatının tüm bunları yapabilmek için çok kısa olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. O’nun en büyük aşkı yüce Türk milletiydi. O, bu milletin hakkettiği yere gelebilmesi için hayal kurmuş, bunları gerçekleştirmiş ve sonra da Allahaısmarladık demişti.
Ölümünün 71. yılında Atatürk’ü saygıyla anıyoruz.
Lloyd George’un görevinden ayrılması
Büyük Taarruz başarıyla sonuçlanmıştı. Anadolu’daki Türk şehirlerini yakarak kaçan Yunan kuvvetleri İzmir’den denize dökülmüştü. Fakat İzmir’den ayrılan Yunan kuvvetleri Yunanistan’da yeniden toparlanıyordu. Yunan ordusu Trakya bölgesinden ilerlemek için harekete geçti. Yunan kuvvetlerinin Trakya’ya girmesi bu bölgeleri zor duruma düşürecekti. Onları durdurmak ve ilerlemelerini engellemek gerekiyordu. Mustafa Kemal, Türk ordularına İzmir’den Çanakkale Boğazı’na doğru ilerlemesi emrini verdi.
İngilizler, Çanakkale Boğazı’nın tarafsız bölge olduğunu ve Türk ordularının boğazdan geçemeyeceğini ileri sürüyordu. Mustafa Kemal, İngilizlerin görüşlerini kabul etmedi. Türk ordusu ilerlemeye devam etti. İngilizlerle Türk kuvvetleri arasında her an bir çatışma çıkabilirdi. Mustafa Kemal’in kararlılığı karşısında İngilizler O’nun isteklerini kabul etmek ve Türk kuvvetlerinin Boğaz’dan geçmesine razı olmak zorunda kaldılar.
Bu gelişme İngiliz Parlamentosu’nda şiddetli tartışmalara neden oldu. Muhalefet Liderlerinden biri Başbakan Lloyd George’u eleştirdi: “Bize başarı için söz verdiniz. Hani Anadolu bizim kontrolumuzda taksim edilecekti. Hani İzmir Yunanlılara verilecekti. Hazineden onca para harcandı. Bunun hesabını başbakan versin” dedi.
Bunun üzerine Yunan hayranı Başbakan Lloyd George kürsüye geldi. “Arkadaşlar”, dedi. “Asırlar nadir olarak dahi yetiştirir. Bu asrın yetiştirdiği büyük dahi Mustafa Kemal bizim karşımızdaydı. Mustafa Kemal’e karşı ben ne yapabilirdim” dedi ve görevinden ayrıldı.
M. Barış ÖZKÖK