AKÅžAM | PAZAR | 08 KASIM 2009, PAZAR

Yavaş hikayeler bana göre değil

m_mentesİlk romanı 'Dublörün Dilemması'yla dikkat çeken genç yazar Murat MenteÅŸ, yine hızlı, eÄŸlenceli, esprili ikinci kitabını çıkardı. Birbirinden garip kiÅŸiliklerin havalarda uçuÅŸtuÄŸu 'Korkma Ben Varım', ilk gününden itibaren çok satanlar listesine girdi.

 

Gönül İşleri Bakanlığı'nda çalışan dövüÅŸ ustası Fu; baÅŸkalarının intikamını alarak hayatını kazanan Gıcırbey; tarih öÄŸretmeni Åžebnem Åžibumi; padiÅŸah yorganları satıcısı Enver PaÅŸa... Mr. Spocklar, Abdülcabbarlar, Sherlock Holmeslar, Atom Bombaciyanlar... Bütün bu garip kiÅŸilikler, 2005'te yazdığı ilk romanı 'Dublörün Dilemması'yla dikkat çeken genç romancı Murat MenteÅŸ'in ikinci romanı 'Korkma Ben Varım'ın kahramanları.
Yazılması dört yıl süren eÄŸlenceli polisiyenin bir de misafir sanatçısı var; mizah dergisi 'Uykusuz'un popüler çizeri Ersin Karabulut, kitabın küçük bir bölümünü çizgi romanlaÅŸtırmış.
MenteÅŸ, geçen hafta çıktığı ilk günden itibaren, online alışveriÅŸ sitesi idefix.com'daki çok satanlar listesinde birinci sıraya yükselen yeni romanını bir cümlede ÅŸöyle özetliyor: "Birbirini tanımadan birbirine âşık olan, düÅŸman olan ve ateÅŸ eden insanların hikayesi."

Zengin, renkli, oyunlara baÅŸvuran bir tarzınız var. Edebiyat ve yazmak sizin için bir oyun mudur aynı zamanda?

Kitapta da yazdım, Åžamanlar 'ayin' kelimesini 'oyun' ÅŸeklinde kullanırmış. Neye oyun dediÄŸimiz çok önemli. Eric Berne, hayata oyun diyor. Johan Huizinga insanı 'homo ludens', yani 'oyuncu canlı' olarak tanımlıyor. Ben, romanımın edebiyat alanında yer alması, bir 'eÄŸlencelik' havasına bürünmemesi için özen gösterdim. Espritüellik de esasen budur. Göbek atmak eÄŸlencedir, fakat mesela Giovanni Papini okumak bir zevk meselesidir.

7-8 ROMAN FİKRİM DAHA VAR

Çocukken sihirbaz ve boksör, gençliÄŸinizdeyse yazar olmak istemiÅŸsiniz.

İstediklerinize kavuÅŸtuÄŸunuzu düÅŸünüyor musunuz, yani yazarlık konusunda?
Yazmak istediÄŸim 7-8 tane roman fikri var. Onları yazabilirsem iyi hissedeceÄŸim inÅŸallah. Türkiye, yazarlarını besleyemiyor. Hemen tüm yazarlar, baÅŸka iÅŸler yapıyor. Bizde yazarlık bir hobi mesabesindedir.

Romanınızda geleneksel figürler, dini içerikli referanslar epey fazla, fakat aynı zamanda modern, batılı bir atmosfer yaratmışsınız. Bu durum hakkındaki fikrinizi açıklayabilir misiniz?

Dinî baÄŸlılık bir yorum meselesi. İslamiyet, bizim biricikliÄŸimizi baltalamaz ya da törpülemez. CemaatleÅŸmek de, kimilerinin zannettiÄŸi gibi, birey olmaktan çıkmak deÄŸildir. Modernlik zaten göründüÄŸünden daha muÄŸlak bir kategori. Bugün Batı kültürü hakim kültür konumunda. İslam kültürü ise Türkiye'nin temelini teÅŸkil ediyor. Bu ikisi arasında bir etkileÅŸim olduÄŸu kesin. Büyüklere saygı gösteririz, babamıza adıyla hitap etmeyiz, küvette yıkansak da su dökünürüz...

Ünlü çizer Ersin Karabulut, romanın bir bölümünü çizgi roman tarzında çizmiÅŸ. Bu 'misafir sanatçı' olayı kimin fikriydi?

Benim fikrimdi tabii. Ersin Karabulut, müthiÅŸ bir çizer. Türkiye'nin en iyilerinden. Kendisinden rica ettim, saÄŸolsun beni kırmadı. Çok iyi iÅŸ çıkardı. Kitabın kapağını da tasarladı.

Önceki romanınız 'Dublörün Dilemması' da polisiyeydi. Özel bir ilginiz var mıdır bu türe, kimleri seversiniz?

Polisiye, zannedildiÄŸinden daha geniÅŸ kapsamlı bir tür. Dostoyevski'nin 'Suç ve Ceza'sı polisiyedir. Hugo'nun 'Sefiller'i bir yönüyle polisiyedir. Polisiyeye tabii ki ilgi duyuyorum. Daniel Pennac, Raymond Chandler, Dashiell Hammett, G.K. Chesterton, Frederic Dard gibi sevdiÄŸim onlarca polisiye yazarı var. Yerli polisiyecilerden de en çok Alper Canıgüz ve Emrah Serbes'i tutuyorum.

Hep polisiye ve aksiyon mu yazacaksınız, 'hareketsiz' hikayeler yazabilir misiniz?

YavaÅŸ ilerleyen, olay deÄŸil de durum anlatan hikayeler yazmak istemem. Öylesi bana göre deÄŸil. Hitchcock "kendi hayatımdan daha sıkıcı bir film seyretmek istemem" demiÅŸ. Ben de kendi sorunlarımla okuru bıktırmak istemem doÄŸrusu.

HAYATIM ROMANLARIMA KIYASLA ÇOK MONOTON

Hayatınız da anlattıklarınız kadar renkli ve hızlı akar mı?

Eh... Ailem var, çocuklarımla ilgileniyorum, eÅŸ-dostla görüÅŸüyorum, kitapçılara gidiyorum, sinemaya filan... Åžimdi anlıyorum ki hayatım romanlarıma kıyasla çok monoton.

Bu romanınızda da çok fazla bilgi kullanıyorsunuz, kolay olmasa gerek. Not alarak yaÅŸayan biri misiniz?

Romanlardan bilgi edinmeyi seviyorum. Bu nedenle ben de romanlarımda bazı bilgiler veriyorum. Elbette not tutuyorum. Sadece kullanabileceÄŸim bilgileri deÄŸil, aklıma gelen birçok fikri, espriyi not ediyorum.

Artık siz de çok satan bir yazarsınız...

Roman, mektup deÄŸildir. Elbette çok sayıda insanın kitaplarımı okumasından sevinç duyarım. Lütfedip okuyan herkese teÅŸekkür ediyorum. Kitap okumak, televizyon izlemeye benzemez, ciddi bir konsantrasyon ve çaba gerektirir. Dostoyevski, Kemal Tahir, Kant ya da Cemil Meriç okuyabilecekken bir kiÅŸinin benim romanımı tercih etmesi de baÅŸlı başına bir olaydır aslında. Bu nedenle, yazarken hep okurun verdiÄŸi para ve emeÄŸin karşılığını ziyadesiyle alması gerektiÄŸi fikriyle hareket ederim.

Yavuz Turgul ilk kitabınızı filme çekecekti, ne durumda o proje? Sinemacılar bu kitabınıza da ilgi gösteriyor mu?

Yavuz Turgul 'Dublörün Dilemması'nı filme çekme niyetinde. Ben de merak ediyorum, nasıl olacak acaba diye. 'Korkma Ben Varım'ın film haklarıyla ilgilenenler de var. Fakat henüz kesinleÅŸmiÅŸ bir ÅŸey yok.

Üçüncü romanınıza baÅŸladığınızı duyduk, adı belli mi, ne zaman çıkacak?

Galiba üçüncü romanı çabucak yazsam çok iyi olacak. Adı belli. Fakat söylemeyeceÄŸim. Sonra herkes sormaya baÅŸlıyor.

EYÜP TATLIPINAR
etatlipinar@gmail.com

  • DiÄŸer Haberler

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3