Aslında bugünkü yazımda dün sabah saat 03.00'e kadar süren ve Kürt açılımının çok ilginç bir ÅŸekilde tartışıldığı Siyaset Meydanı programına deÄŸinecektim.
Tam kafamı toparlamak üzereyken Nobel Barış Ödülü'nün BaÅŸkan Obama'ya verildiÄŸi haberi geldi.
Çok sinirlenmiÅŸtim.
Çünkü bu tercihleri ile BaÅŸkan Obama'ya ödülü verenler bizi aptal yerine koymuÅŸ oluyorlar.
Onlara göre Obama ''Uluslararası diplomasiyi ve halklar arasındaki iÅŸbirliÄŸini güçlendirmek konusunda olaÄŸanüstü çaba harcamış' ve dolayısıyla bu BARIÅž Ödülü'nü hak etmiÅŸti.
Yapmayın Allah aşkına!
Bu ödülü veren kurul üyeleri ile ilgili olarak hep çok ÅŸey yazılır ve çizilir.
Ama kurul üyeleri ilk kez böylesi APTALCA ya da bizi sinirlendirmek ve bizimle alay etmek için ZEKİCE bir karar almıştı. Adam BaÅŸkan olalı henüz 9 ay olmamışken ve bu süre içinde hiçbir konuda somut hiçbir karar ya da adım atmamışken nasıl oluyor da kurul üyeleri ödülü Obama'ya veriyor?
Elbette ödül ve para onların, istedikleri adama verirler.
ÖrneÄŸin; aynı kurul, BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın Davos'ta 'One minute' diyerek 'Siz insan öldürmeyi çok iyi bilirsiniz' dediÄŸi İsrail CumhurbaÅŸkanı Perez'e de 1994'te Barış Ödülü vermiÅŸti.
Oysa Perez 1934'te Polonya'dan Filistin'e göç ederek Filistin halkına karşı katliamlar yapan Siyonist örgütlere katılmış, 1949 yılından itibaren hep askeri görevler almış, İsrail'in nükleer güce sahip olmasında baÅŸrol oynamıştı.
Ve böylece Nobel Barış Ödülü'nü hak etmiÅŸti!
Irak ve Afganistan'dan çekilmeyen, İsrail'in saldırgan ve barış düÅŸmanı tavrına destek veren, bizim coÄŸrafyamızı ilgilendiren hiçbir konuda hiçbir adım atmayan ve dünya barışına hiçbir katkısı olmayan Obama belki de aynı anlayışla ödülü hak etmiÅŸti.
Oysa adı üzerinde Nobel BARIÅž Ödülü... Yani ben kurul üyesi olsaydım, öncelikle bu adamın BARIÅž için ne yaptığına bakardım.
ÖrneÄŸin; IRA konusunu çözen BaÅŸkan Clinton gibi PKK konusunda ciddi adım atsaydı ya da İsraillilere baskı yaparak Filistin'de barışı saÄŸlamış olsaydı oyumu Obama'ya verirdim.
Sebebi ABD olan KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılması, Irak ile Afganistan'da insanların öldürülmesinin durdurulması, Gazze'deki insanlık dışı kuÅŸatmanın derhal kaldırılması, Afrika'da milyonlarca aç ve sefil inanın sorunlarına çare bulunması, Mısır ve Suudi Arabistan'daki anti-demokratik ve çaÄŸdışı yönetimlere arka çıkmak yerine bölgemizdeki demokrasi, insan hakları ve özgürlük çabalarına samimi destek vermesi ve İran'ı tehdit etmekten vazgeçmesi benim açımdan önemli kriterlerdir.
Ama adam ne bunları ne de bizim coÄŸrafyamızdaki halkları ilgilendiren HİÇBİR KONUDA hiçbir ÅŸey yapmamış, belki de yapmadığı için bu ödüle layık görülmüÅŸ. Kurul üyeleri geç kaldıkları için Perez'e verdikleri gibi ödülü aslında Irak ve Afganistan iÅŸgalinden dolayı BaÅŸkan Bush'a verebilirdi. O zaman da bu coÄŸrafyada yaÅŸayan tüm halklar, sinirleri bozularak ABD ve Batı'ya karşı daha da nefret dolu olacaklardı.
Batı ise tüm kurumları ile kendisinin neden olduÄŸu bu nefreti bize karşı olan düÅŸmanlık ve saldırganlığına gerekçe olarak kullanmaktadır.
Söylenecek hiçbir ÅŸey bulamıyorum.
Batı'nın 'Muasır medeniyetini' sevmek ve bütünleÅŸmek istiyoruz ama bu 'Muasır medeniyetin' sembolü olması gereken barış her nedense ÅŸahin ve kargaların insafına kalmış. Dürüst, iyi niyetli ve barışın sembolü olan bizim gibi GÜVERCİNLER'e düÅŸen görev, aptal yerine koymak isteyenlerin oyununa gelerek aptalca iÅŸlerle oyalanmamak ve sürekli tuzaÄŸa düÅŸmemek için hep dikkatli ve uyanık olmak. Ama daha önemlisi Batı'ya ondan çok daha zeki ve vicdanlı olduÄŸumuzu göstermek ve kanıtlamak.
Belki o zaman bize de bir ödül verirler!!!