Farklı restoranları, farklı yemekleri denemekten büyük bir zevk alan yanıma karşılık bir yandan da hayli tutucuyumdur. Farklı ülkelerin farklı mutfaklarını denemekten hiç çekinmem. Buna karşılık yolumun sık düÅŸtüÄŸü ÅŸehirlerde, her gidiÅŸimde mutlaka uÄŸradığım restoranlar vardır. Bunlardan biri de Las Vegas'taki Bartolotta.
Dünyanın en lüks otellerinden Wynn'in içindeki bu restoranın özelliÄŸi çölün ortasında taze, günlük balık satması. Üstelik öyle okyanus balığı da deÄŸil, İtalya'dan gelen Akdeniz balıkları...
Taze Akdeniz balığını İtalya'da, Fransa'da, hatta Bodrum'da yemek varken Allah'ın çölünde neden yersin ki, diye soruyor olabilirsiniz. Hemen söyleyeyim. Nedeni Åžef Paul Bartolotta'nın hünerli ellerinden çıkan lezzetlerin baÅŸka yerde bulunamayacak farklılık ve nefasette olması. Buna bir de Nevada Çölü ortasında günlük Akdeniz balığı yemenin egzotikliÄŸini katın, sonra hala inat ediyorsanız yemeyin de yanında yatın.
Bartolotta'nın Las Vegas'ta taze Akdeniz balığı sunabilmesinin sırrı üzerinde fazla kafa yormamıştım. Balıklar her gün uçaÄŸa konuyor ve Las Vegas'a gönderiliyordu iÅŸte... Bu kadar basit olmalıydı.
Wired dergisinin son sayısını karıştırırken karşıma çıkan haberi görünce, teknolojiye olan yakınlığıma raÄŸmen iÅŸin arka planındaki teknolojilere bugüne kadar kafa yormamış olduÄŸum için kendi kendime kızdım.
İtalya'da yakalanan deniz ürünlerinin taze taze Las Vegas'taki otelin restoranındaki müÅŸterinin tabağına ulaÅŸtırılabilmesi için aralarında 3G'nin de olduÄŸu pek çok yeni teknolojiden yararlanılıyor.
Yarış İtalya'daki balıkçının, Bartolotta'nın hünerli ellerinde piÅŸmeye layık olduÄŸunu düÅŸündüÄŸü bir balığı tuttuÄŸu andan itibaren baÅŸlıyor. Balıkçı, balığın cep telefonuyla çektiÄŸi fotoÄŸrafını 3G baÄŸlantı ile Las Vegas'taki Åžef Bartolotta'ya gönderiyor. Bartolotta balığı beÄŸenirse İtalya'daki satın alma ajanına kısa mesaj gönderiyor.
Ajan Milan'daki balık pazarını dolaşırken Bartolotta ile 3G ve Skype kullanarak sürekli görüntülü görüÅŸme ile iletiÅŸim içinde oluyor. BeÅŸinci saat dolarken o gün satın alınacak balıkların hangileri olduÄŸu belirlenmiÅŸ oluyor.
Altıncı saatte yaklaşık 45 farklı tür deniz ürünü, kabuklular ıslak havlulara, balıklar yaÄŸlı kağıda sarılarak paketleniyor. Her kutuda en az bir balığa mikroçipli akıllı etiket takılıyor.
Onuncu saatte ajan, önceden yer ayırttığı birkaç uçuÅŸtan hangisinin en erken kalkacağını öÄŸrenerek, ÅŸoförüne Milan'daki üç havalimanından hangisini gideceklerini söylüyor.
Uçağın kalktığı 11. saatten Las Vegas'a ineceÄŸi 25. saat arasında balıklara takılı mikroçipler her 20 dakikada bir ısıyı kontrol edip, belleklerine kaydediyorlar.
31. saatte Las Vegas Wynn otelin içindeki restoranın mutfak personeli balıklardaki mikroçiplerdeki verileri gözden geçirerek, yol boyunca soÄŸuk zincirinin bozulup bozulmadığını kontrol ederlerken, Åžef Bartolotta da tazelik testine gözü, burnu ve parmaklarıyla eÅŸlik ediyor.
33. saatte tüm deniz ürünleri bu kez bir marin biyoloÄŸu tarafından tekrar testten geçiyorlar.
Ve sonunda nefis bir Akdeniz levreÄŸi, benimle hemen hemen aynı uzun yoldan gelmiÅŸ ama benim gibi uçuÅŸ sarhoÅŸu olmadan tabakta masama geliyor. Tabii baÅŸka yerde bulamayacağım Bartolotta'nın o gün, o balığa özel hazırladığı eÅŸsiz sosuyla.