Salı günü Halep, sınırın sıfır noktası ve Gaziantep'teydik. Suriye ve Türkiye arasında imzalanan 'Stratejik İşbirliÄŸi AnlaÅŸması' çerçevesinde bir araya gelen 20 bakan birlikte sınıra yürüyerek sembolik bariyeri kaldırdı ve tüm dünyaya çok önemli bir barış mesajı verdi. MüthiÅŸ bir heyecan ve coÅŸku vardı her iki tarafta.
Ama kuÅŸkusuz en sevinçli olan Bakan DavutoÄŸlu idi. Çünkü Ocak 2003'te ilk kez Suriye'ye gittiÄŸinde bugünün hayalini kurmuÅŸ ve bunun için özel çaba harcayarak beklediÄŸi sonucu elde etmiÅŸti. Onun için Bakan DavutoÄŸlu'nu Antep'te kutladığım gibi bu köÅŸeden de kutlamak istiyorum.
Ancak Suriye-Türkiye iliÅŸkilerinde varılan sonuçta baÅŸka insanların da çok önemli katkısı vardı. 'Meçhul Asker' gibi bu yolda özel çaba harcayan dostlar arasında özellikle Hakan Albayrak, Sefer Turan, Mete Çubukçu, İbrahim Karagül, Ali Bulaç, AyÅŸe Böhürler, Mustafa Özcan, Faik Bulut, Mehmet BekaroÄŸlu ve Nuray Mert'i hatırlatmak isterim. Sevgili Nuray, Radikal gazetesindeki köÅŸesinde benim bu süreçteki katkılarımdan söz ederek 'DoÄŸu Konferansı' adı altında yaklaşık 50 Türk aydınının 2003’te Suriye'ye gidiÅŸini de hatırlatıyor.
Sevgili Nuray bu grup içinde tüm kiÅŸilerin bu sürece katkılarının önemine dikkat çekerek Türk-Suriye ve Türk-Arap dostluÄŸuna karşı olanların de ÅŸimdi sesinin çıkmadığına vurgu yapmaktadır.
MüthiÅŸ bir hafızası olan sevgili Nuray'ın ayrıca önemli olaylar ve 'ilgi çekici' kiÅŸilerle ilgili olarak çok zengin bir arÅŸivi var.
Bu arÅŸivde Türk-Suriye ve Türk-Arap iliÅŸkilerine ve bu iliÅŸkilerin doÄŸal sürecine karşı yazı yazan 'OrtadoÄŸu uzmanları'nın tüm yazılarını bulabilirsiniz. Bu arÅŸivde bildiÄŸiniz o sahte uzmanların Türk-Arap dostluÄŸuna karşı oluÅŸunu ve Türkiye'yi Amerika ve İsrail'in peÅŸine takarak savaÅŸ ve nefretin ortasına atma çabalarının kanıtlarını ve doÄŸal olarak o kiÅŸilerin döneklikleri ile ilgili çok ilginç yazılar bulabilirsiniz.
Merak edenler Sevgili Nuray’a baÅŸvurabilir. Hatta bir ay, bir yıl, on yıl önce yazdıkları ile bugünkü yazıları arasındaki çeliÅŸkileri merak eden o sözde uzmanlar da Nuray'ın bu arÅŸivinden yararlanabilir ve belki de kendi kendilerinden utanır.
Gelelim haftanın diğer notuna...
İsrail; kendi uçaklarının Türkiye semalarında eÄŸitimini iptal eden Türkiye'ye ve AK Parti hükümetine kızmış. TRT'de yayınlanan bir diziden (dünyada Türk, Arap ve tüm Müslümanları aÅŸağılayan binlerce film ve dizi yayınlanmıştır) dolayı kızgınlığı doruÄŸa çıkan İsrailli yetkililer Türkiye'ye yönelik çok saldırgan ve tehditkar ifadeler kullanmaya baÅŸladı.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan ve DışiÅŸleri Bakanı DavutoÄŸlu İsrail'e gerekli ve hak ettiÄŸi yanıtı verdi. Benzer yanıtı diplomatik deÄŸil ama sokağın vicdan dili ile ben de Türk ve yabancı (El-jazira, El-arabiya, BBC, Alman Radyosu ve diÄŸerleri...) tüm radyo ve televizyonlarda katıldığım programlarda vererek Türkiye'nin bu politikasının ne denli haklı olduÄŸunu anlatmaya çalıştım.
Savaş ve barış karşıtı ideolojisini bir yana bırakırsak İsrail'i kızdıran iki temel neden var:
1- İsrail ve Amerika'daki Yahudi lobileri artık Ermeni soykırım konusunu kullanarak Ermenistan ile dost olan Ankara'ya şantaj yapamayacak.
2- İsrail; komÅŸuları ile stratejik dostluk anlaÅŸmaları imzalayan Türkiye'ye 'geliÅŸmiÅŸ' silah ve savaÅŸ teknolojileri satamayacak.
Özetle; İsrail kendi saldırgan politikalarından dolay bölgenin en önemli ülkesi olan Türkiye'yi kaybetmenin, bu ülkedeki yandaşı 'Zat'ların iÅŸe yaramadığını görmenin hırçınlığını yaşıyor.
TRT'deki diziye kızmak bir bahane. Yahudi kökenli Goldstone bile BM adına hazırladığı raporda İsrail’in savaÅŸ suçu iÅŸlediÄŸini ve Gazze'de insanlığa karşı suç iÅŸlediÄŸini söylüyor.
Özetle; İsrail katil ve terör devleti demek istiyor.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan bu tespiti daha Mart 2004'te Hamas lideri Ahmet Yasin öldürüldüÄŸünde yapmış ve bu tespitinin Gazze'de doÄŸrulandığını görerek Davos'ta bildik tavrını sergilemiÅŸti. Bir not da ABD'den.
ABD DışiÅŸleri Bakanlığı, PKK'nın lider kadrosunu oluÅŸturan Murat Karayılan, Ali Rıza Altun ve Zübeyir Aydar'ı uyuÅŸturucu kaçakçısı ilan etmiÅŸ ve ABD'de bulunan mal varlıklarının dondurulmasına karar vermiÅŸ.Böylesi aptalca bir kararı ancak Amerikalılar alabilir.
ABD'liler adı geçen kiÅŸilere ÅŸimdiye kadar terörist muamelesi yapmamış ve onların Amerika'da para ya da gayrimenkul edinmelerine göz yummuÅŸ ise bu iÅŸte bir gariplik var.
Daha açık ifade ile Kasım 2007'de BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın Washington ziyareti sırasında 'PKK'ya karşı anında istihbarat anlaÅŸması' imzalayan ABD'liler anlaşılan 2 yıl sonra PKK'lıların 'terörist' olduÄŸunu hatırladı.
Amerikan aÄŸzı ile konuÅŸan, İsrail'e karşı sert tavır koyan ve Suriye ile stratejik dostluk iliÅŸkiler geliÅŸtiren AK Parti hükümetini eleÅŸtirmek için aptalca bahaneler ileri süren meslektaÅŸlarımızın dikkatine sunulur. Neyse ki; bu meslektaÅŸlarımız Ermenileri ve ErdoÄŸan'ın 48 iÅŸbirliÄŸi anlaÅŸması imzaladığı Irak'ı iÅŸgal eden Amerika'yı seviyor!
Son not da Sayın BaÅŸbakan için: Amerikan iÅŸgali, Saddam'ın katliamları ve Irak-İran savaşında ölen ya öldürülen Iraklıların dul bıraktığı kadın sayısı iki milyondan fazla.