Aslında bu konuda yazmayı düÅŸünmüyordum. Konu ile ilgili televizyon yayınlarını izleyip gazete haber ve yorumlarını okuyunca dayanamayıp 'ben de bir ÅŸeyler söylemeliyim' dedim...
Önce ÅŸunu netleÅŸtirelim: Gelen 34 kiÅŸiden ROJ TV'de gösterildiÄŸi kadarıyla yalnızca 8'i resmen PKK'lıdır. Geri kalanlar 15 yıl önce Türkiye'den kaçarak Mahmur kampında yaÅŸamak zorunda kalan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 'normal' KÜRT'lerdir.
Elbette o kamp kim ne derse desin PKK'nın etkisi ve kontrolünde ama orada yaÅŸayan en az 5-6 bin kadar bebek ve çocuk henüz PKK'lı olmamıştır!
Gelelim asıl konuya...
CumhurbaÅŸkanı Abdullah Gül, BaÅŸbakan ErdoÄŸan ve Genelkurmay'ın 34 kiÅŸinin geliÅŸi ve karşılanışı ile ilgili deÄŸerlendirme ve yorumlarını haberlerden izleyip okumuÅŸsunuzdur.
Ama benim asıl ilgimi çeken 'Kürt açılımı' sürecine başından beri destek verip sahip çıkan TÜRK aydınları. Çünkü bu aydınların (gazeteci, eski diplomat, akademisyen vs) neredeyse tümü karşılama ve kutlamalardan rahatsız olduklarını söyleyerek ya da ima ederek DTP'ye farklı ton ve formatta uyarılarda bulundu.
Bu aydınlar gerçekten ÅŸokta mı yoksa öyle mi görünmek istiyorlar onu bilemiyorum ama bildiÄŸim ÅŸey bu aydınların her konuda olduÄŸu gibi bu konuda da yanıldıklarıdır. Çünkü bundan önce birçok kez vurguladığım gibi 'Teslim olma' ve 'Türkiye'ye dönme' sürecinin tek bir aktörü var o da Abdullah Öcalan'dır.
Kısa bir süre önce Ahmet Türk'ün Siyaset Meydanı'nda mealen söylediÄŸi gibi 'DTP'nin süreç konusunda serbest davranma ve manevra yapma gücü' yoktur.
Yoksa resmen PKK'lı olan 8 kiÅŸinin yasal bir parti olan DTP otobüsü üzerinde ve DTP örgütlerinin düzenlemesi ile karşılanması nasıl açıklanabilir.
Gelelim bu görüntülerden rahatsız olanlara...
Öncelikle ÅŸunu söylemeliyim.
PKK medya alanında çok büyük bir iÅŸ baÅŸarmıştır. O gün yalnız Türkiye medyası deÄŸil baÅŸta 22 Kürt kanal olmak üzere neredeyse dünyanın tüm basın-yayın organları PKK'dan ve PKK'lıların 'muzaffer eda' ile Türkiye'ye dönüÅŸünü konuÅŸtu, yazdı ve yorumladı.
Türklerin kızıp kızmaması hiç kimsenin umrunda deÄŸildi.
Çünkü PKK kendini çok iyi pazarlamış, 30 yıllık silahlı mücadele sonucu bu görüntüleri elde ettiÄŸini davranışları ile söylemeye çalışmış ve bunu da baÅŸarmıştı.
İşte bu nedenle 'damarlarına dokunulan' TÜRK aydınlarının bu görüntülere kızmaları anlamsızdır. Çünkü PKK kendi mantığı içinde bu dönüÅŸten yalnızca siyasal deÄŸil aynı zamanda sosyal ve psikolojik alanda da maksimum yararlanmak isteyecektir ve bunu yapmıştır.
ÖrneÄŸin; PKK bu dönüÅŸ ve karşılanma ile içte ve dışta Türklere ve Kürtlere bu konuda tek muhatabın kendisi olduÄŸunu kanıtlamıştır. PKK bu görüntülerle Türkiye içindeki silahlı silahsız militanlarına, yandaÅŸlarına ve sempatizanlarına müthiÅŸ bir moral güç saÄŸlamıştır.
ÖrneÄŸin; Öcalan'ı büyük lider olarak gören ve gençlik ateÅŸi ile daÄŸlara çıkıp PKK savaşına katılma heyecanı yaÅŸayan on binlerce Kürt genci ''yıllardır daÄŸlarda gerilla olarak savaÅŸan ve zafer edası ile dönen'' 8 PKK'lının görüntüsünden büyük haz alacağı kesindir. Aynı gençler (ve aileleri) bundan sonra PKK'ya karşı olan ya da en azından PKK yandaşı olmayan diÄŸer Kürtler karşısında kendini daha üstün hissedecek, bu ise PKK'nın bölgedeki gücünü artıracaktır.
Böyle bir durum Öcalan'ın pazarlık gücünü artırır ve sonraki süreçte farklı bir durum çıkmaması halinde Türk devletinin ve halkının karşısına çıkarken daha deÄŸiÅŸik tavır sergilemesine yol açabilir.
Her ÅŸey Öcalan'ın son geliÅŸmeleri nasıl algıladığına ve bundan sonraki süreçte son kazanımlardan yararlanıp yararlanmama niyet ve isteÄŸine baÄŸlıdır.
'Kürt açılımı' sürecine destek verip son görüntülerden rahatsız olan aydınlara gelince onlara da bir çift sözüm olacak: Provokasyon diye algıladığınız son görüntülerden çok daha provakatif olanlarına her zaman hazırlıklı olun. Çünkü PKK bir zafer kazandığını düÅŸünmekte ve önümüzdeki süreçte buna göre davranacaktır. Sizin öngörüleriniz doÄŸru çıksın diye de Öcalan baÅŸka bir Öcalan olmayacaktır ve Kürtler sınırlarını kendi kafanızda belirlediÄŸiniz talep ve haklarla yetinmeyerek Öcalan'ın 'YOL HARİTASI'ndan bugünün iç ve dış koÅŸullarında asla vazgeçmeyeceklerdir.
Hele hele son görüntülerle 'zafer kazanmış' bir PKK bunu asla yapmayacaktır.