İsmail Küçükkaya ismail.kucukkaya@aksam.com.tr

kategori2

O belgenin düşündürdükleri...

İyi cevap, daima doÄŸru sorularla bulunur. Soru, cevaptan daha önemlidir. DüÅŸünen beyin, eleÅŸtiren akıl, basit ama derin sorular sorar...
'İrtica ile mücadele' belgesi beÅŸ ay sonra yeniden gündemde.
Bu kez durum daha farklı...
Konu hassas, çok hassas, zamanlama kritik, olaylar ilginç, doÄŸuracağı sonuçlar önemli...
Sorular sormalıyız, iyi sorular...
Terörle mücadele uzmanı bir akademisyen olan gazetemiz yazarı Deniz Ülke ArıboÄŸan saÄŸlam tespitler yapıyor, ardından sıkı soruları tartışmaya açıyor.
Aramalıyız...
Demokrasimizin kökleÅŸmesi, hukuk devleti kültürünün yerleÅŸmesi için; aynı zamanda asker-sivil iliÅŸkilerinin rayına oturması, bir yandan da kurumlarımızın yıpratılmaması için doÄŸruları bulmalıyız.
Cumhuriyet tarihinin en netameli günlerinden geçiyoruz. Riskler ve fırsatlar yan yana, iç içe...
Bölgesel ve küresel stratejiler peÅŸindeyiz, sınırlarımız içinde ve komÅŸularımızla ilgili 'statüko deÄŸiÅŸtirici' planları uygulamaya çalışıyoruz. Zordur böyle dönemler, devlet kurumları arasında tam bir iÅŸbirliÄŸi gerektirir. Toplumsal psikolojinin doÄŸru okunmasını ve iyi yönetilmesini ister. Kırılgandır yapı, dış müdahaleye açıktır, provokasyona müsaittir. İçeride ve dışarıda bu yörüngeden rahatsız olanlar mutlaka vardır. İşte bunun için soruları soralım, cevapları bulalım. Merakları, ÅŸüpheleri doÄŸru kaynaklar giderirse asıl istikametten sapılmaz.
ErdoÄžan'la BaÅžbuÄž...
İş yargıdadır, nihai kararı savcıların iddiasıyla hakimler verecektir ama dünkü manzaraya göre belge gerçek, imza ıslak...
Ülke Hoca soruyor, 'Neden böyle bir zamanlamayla belge ortaya çıkıyor?'
Tamamen tesadüf mü acaba?
'Demokrasiye komplo' sloganıyla tanıtılan o belge aslında 'açılıma komplo' olmasın?
'Hayır siz Kürt meselesini çözmeyin', 'Ermeni açılımını yapmayın', 'Bölgesel aktör olmaya çalışmayın' mesajı mı veriliyor. Bu uyarının yapı taÅŸları mı döÅŸeniyor?
'Ne alakası var' diyor musunuz?
'Kurumlararası mutabakat' diyorum...
Ülkenin yöneticileri arasında, güvene ve iÅŸbirliÄŸine dayalı saÄŸlıklı iliÅŸkiler...
'DemokratikleÅŸme açılımı' gibi iddialı projelerin arkasında böylesi uzlaşılar yatar.
BaÅŸbakan ErdoÄŸan ve Genelkurmay BaÅŸkanı Orgeneral BaÅŸbuÄŸ arasında baÅŸlatılan haftalık olaÄŸan görüÅŸmeler o belgenin ilk çıktığı dönemden beri ritmini kaybetmiÅŸti. Sonrasında belli bir denge tutturulmuÅŸtu, bakalım dünden itibaren seyir nasıl olacak? Yeni bir kriz yönetimi gerekiyor sanırım.
Hem Genelkurmay'da hem de Adalet ve Kalkınma Partisi içinde veya her iki taraf üzerinde etkili kesimlerde bu yakın iliÅŸkiden hoÅŸlanmayanlar olduÄŸu muhakkak.
Belgenin orijinal nüshasını bir subayın ihbar mektubuyla gönderdiÄŸi söyleniyor, doÄŸru olabilir, olmayabilir de... Her ne olursa olsun bu konu çok büyük bir ciddiyetle ele alınmalı, her boyutuyla incelenmeli. Meseleyi 'bir cunta iÅŸin içinde görünüyor' perspektifiyle ele alan Ülke Hoca'nın ÅŸu çaÄŸrısı yerinde:
'BaÅŸbuÄŸ'un yalnızca bu belgeyi deÄŸil, bu belge üzerinden üretilen bütün oyun ve senaryoyu da açığa çıkarması ve temizlemesi kurumsal sorumluluÄŸudur.'
BaÅžbakan'In
krİtİk talİmatI
Bazı belgeler, 'bir süre saklanmak, günü geldiÄŸinde bulunmak ve servis edilmek üzere' üretilir. Onu hazırlayanlar, üzerine imza atanlar 'üretimin perde arkasını' çoÄŸu kez bilmezler. 'OlaÄŸan ÅŸüpheliler' mantığı her zaman iÅŸletilir.
Albay Dursun Çiçek konusunda en küçük bir yorumda bulunamam, her ÅŸey olabilir. Olayın ne kadar failidir ya da yaptığının gerçek amacının, açık veya gizli sonuçlarının ne olduÄŸunu ne kadar biliyor, muamma. Ama olayın kendisi ve geliÅŸimi çok çeÅŸitli soruları hak ediyor.
Belgeyle ilgili tartışmaların ilk günlerinde BaÅŸbakan'ın büyük ÅŸaÅŸkınlık yaÅŸadığı ve 'belgenin zamanlaması itibarıyla' adeta ÅŸok geçirdiÄŸine hiç kuÅŸkum yok.
Sonrasında 'belge deÄŸil, kağıt parçası denildiÄŸinde' de yetkilileri yanına çağırıp, iÅŸin doÄŸrusunu, evrakın orijinalini sorduÄŸu ve 'Temizleyin bu pisliÄŸi' talimatı verdiÄŸi düÅŸüncesindeyim. Bu yönde duyumlara sahibim.
İlker BaÅŸbuÄŸ'un ise bir araÅŸtırma sürecinden sonra, 'kağıt parçası diyecek kadar karargahına güvendiÄŸini', yine de 'baÅŸka bir belge çıkarsa gereÄŸini yaparız' diyecek kadar temkinli konuÅŸtuÄŸunu biliyoruz.
Åžimdi yepyeni bir durum ortaya çıktı. Öncelikle belge gerçekten orijinal mi, eÄŸer öyleyse kim hazırladı, kim imzaladı, hangi makamlara sunuldu, kimler biliyordu... Uzayıp giden bu sorular iÅŸin yargı ile alakalı konuları ve mutlaka Genelkurmay BaÅŸkanı'nın kurumsal sorumluluk alanıyla da ilgili. Eminim gereÄŸini yapar.
Fakat iÅŸ burada bitmez...
Tam tersine orası baÅŸlangıç noktası olmalı. 
Belge gerçekse, karargahta üretildiyse, söylendiÄŸi gibi evrak temizliÄŸi yapıldıysa sonradan elde edilemez. Bir subay tarafından yazıldıysa ve gönderildiyse bunlar kimlerdir? Ve asıl can alıcı soru: 'O belgeyi beÅŸ ay boyunca kim veya kimler sakladılar, neden bu kadar hayati bir dönemde ortaya çıkardılar?' İşte burası, ülkemizin bekasıyla ilgilidir.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3