Kazanma ve ahlakın ters yönleri, iÅŸaret ettiÄŸi kapitalist sistemin insana verdiÄŸi zarar ölümcüldür.
Neoliberalizmin, endüstriyel hayvan çiftliklerinde ürettiÄŸi 'domuz gribi virüsünün' kurbanları da bağışıklık sistemi zayıf, iyi beslenemeyen, güvencesiz iÅŸ koÅŸullarında çalışanlar oluyor.
Yerküreye parazit organizma gibi yapışmış neoliberalizm, çalışma koÅŸullarından ölüm nedeni virüse kadar hayatın bütününe hükmediyor.
Domuz gribinin ilk kurbanı, hastanede çalışan taÅŸeron saÄŸlık iÅŸçisi 29 yaşındaki bir genç oldu.
Atatürk GöÄŸüs Cerrahisi EÄŸitim ve AraÅŸtırma Hastanesi'nde taÅŸeron ÅŸirkete baÄŸlı olarak çalışan temizlik iÅŸçisi Mustafa GüneÅŸ zatürree teÅŸhisiyle üç gündür hastanede yatıyordu.
Cumartesi günü de solunum yetmezliÄŸinden hayatını kaybetti.
Mustafa GüneÅŸ'in domuz gribi olduÄŸu ölümünden sonra tespit edildi.
SaÄŸlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yaptığı yazılı açıklamada, Mustafa GüneÅŸ'in tanısının 23 Ekim 2009'da Hıfzıssıhha Enstitüsü ve SaÄŸlık Bakanlığı tarafından bilinirken, bu bilginin hastane yönetimine ve çalışanlarına bildirilmediÄŸini belirtti.
Yani Mustafa GüneÅŸ'in bakımını yapan çalışanlar ve yattığı servisteki kronik akciÄŸer hastaları için de gerekli önlemler alınmamıştı...
Ayrıca bu hasta ile yakın temasta bulunan çalışanlara koruyucu önlem olarak gönderilen ilacın son kullanma tarihi Temmuz 2009'da bitmiÅŸti.
Domuz gribi; dev neoliberal sistemin bütün sektörleriyle hem suçlu hem de karlı çıkacakları bir küresel salgın.
Bu virüsün bio-genetik olarak üretilmesindeki sorumluluÄŸun, endüstriyel hayvan fabrikalarındaki verimlilik hırsı olduÄŸu biliniyor.
Hastalığa karşı önerilen aşı ve ilaç üretimini yapan küresel tekellerinin sipariÅŸlerini misliyle artırdığı da biliniyor
Medyanın da panik havasını azdırıp, zihin bulandırıcı haberleriyle tiraj ve rating aldığını da...
Bu 'küresel hastalık' ile neoliberalizmin organik 'neden ve sonuç iliÅŸkisi' görmezden gelinerek karlılık örgütleniyor.
Ve yine neoliberal dönüÅŸümün dümdüz ettiÄŸi saÄŸlık sisteminin ucuz kiralık iÅŸçilerinin domuz gribinin ilk kurbanı olması da rastlantı deÄŸil.
İyi beslenemeyen, bağışıklık sistemi zayıflamış, hastalıklara açık ve önlem alınmayan çalışma koÅŸulları kaderin iradesine baÄŸlanamıyor.
SaÄŸlık gibi tecrübe, eÄŸitim ve birikim gerektiren dramatik hizmet alınan alanlarda kiralık iÅŸçi kullanımı büyük risk içeriyor.
Kiralık iÅŸçilerin saÄŸlığının korunması ve hastalıkla ilgili bilgilendirilmeleri ise onların temel insani hakları.
İstanbul Tabip Odası yaptığı açıklamada çocuk, yaÅŸlı ve yoksulların risk grubu olduÄŸunu söylemiÅŸti.
Yani aşı parası olmayanlar da tehdit altındalar mı?
Yoksa küresel salgının ölümleri de taÅŸeronlarca mı kiralanıyor?
Ya da 'yoksulsan öl' demek mi?