Geçenlerde Radikal'de çalışan sıkı bir Marksist'le zamanının ülkücüsü, günümüz neo-liberali Mümtaz'er Türköne'nin bir televizyon dizisi için beraber çalışmaya baÅŸladıklarını yazmıştım. Eskiden aynı odada bile yer almaya tahammül edemeyecek bir ikili, ÅŸimdi kafa kafaya vermiÅŸ dizi yazıyorlardı. Üstelik de 12 Eylül temalı... 12 Eylül'den önce Mümtaz'er Türköne'nin ne yaptığı ortada: Ülkü Ocakları saflarında takılıyor, Abdullah Çatlı ve Muhsin YazıcıoÄŸlu'yla kanka vaziyetindeydi...
BaÅŸta kimi gazeteciler olmak üzere, pek çok kiÅŸi neden Marksist danışmanın adını vermediÄŸimi sordu. Ben anlaşılacağını düÅŸünmüÅŸtüm oysa ki. Ama mademki anlaşılmadı, o zaman telaffuz etmem kaçınılmaz: TuÄŸrul Eryılmaz...
Dizinin yapımcıları daha tasarım aÅŸamasında pek çok kiÅŸiye danışmanlık teklifi götürdü aslında. Bazı insanlar bu teklifi kabul etmedi. Ancak danışmanlık yapmayı kabul edenler arasında sadece TuÄŸrul Eryılmaz deÄŸil, diÄŸer isimler de beni ÅŸaşırttı. Böylesi bir seçmeyi Harp Akademileri konuÅŸmasında İlker BaÅŸbuÄŸ bile bir araya getiremezdi.
Mümtaz'er Türköne ve TuÄŸrul Eryılmaz'lı kadroya Murat Belge, Fehmi Koru, ErtuÄŸrul Kürkçü ve Yasin Aktay da dahil oldu...
Normal ÅŸartlarda birbirlerinden hiç mi hiç haz etmeyecek, birbirlerinin adlarını dahi telaffuz etmeyecek bu isimleri bir arada tutan ÅŸey sadece para mı acaba?
Ben bir kısmını yakından da tanıdığım bu isimlerin birlikteliÄŸindeki tek tutkalın sadece para olduÄŸunu düÅŸünmüyorum. Bilakis bu danışmanlar kadrosunu Türkiye'deki yepyeni bir saflaÅŸmanın, birlikteliÄŸin ve ideolojik bir kampın iÅŸareti olarak yorumlamak daha yerinde olur.
Günümüz Türkiyesi'nde eskiden olduÄŸu gibi saÄŸ-sol gibi ayrışmıyor insanlar. Bir bakıyoruz bir İslamcı'yla bir sosyalist çok yakın arkadaÅŸ olabiliyor... Eskiden birbirlerinden hiç hoÅŸlanmayan kampların mensupları beraber kadeh tokuÅŸturabiliyor. Eskinin liberalleri bugün ulusalcı olabiliyor, dünün ulusalcıları liberalizmin kıyılarına doÄŸru süzülebiliyor.
Åžunu da eklemem gerekiyor. Bugün baktığımızda kimi efsaneleÅŸmiÅŸ isimlerin hiçbiri eskiden olduÄŸu kadar büyük, eskiden olduÄŸu kadar görkemli, eskiden olduÄŸu kadar etkileyici deÄŸil. Zaman ve tercihleri onları fena yaralamış.
Ben TuÄŸrul Eryılmaz'ın aynı yerde çalıştığımız dönemde ülkücü olarak bilinen Osman Sınav'la bir röportaj yapıp, bunu tam sayfa yayımladığımız için beni çok ağır eleÅŸtirdiÄŸini de bilirim mesela...
Ama dediÄŸim gibi o günler geride kaldı... Saflar yeniden belirlendi...
Bugün bu danışman kadrosunu bir arada tutan ÅŸey paradan çok, ideolojik yakınlıktır. AKP Türkiye'si deÄŸerleri, ilkeleri ve politik duruÅŸları öylesine yerle bir etti ki ÅŸeriatçılarla, takkelilerle, katilleri savunanlarla sosyalistler, devrimciler aynı odada kafa kafaya vermiÅŸ, beraber üretir hale gelmiÅŸ...
Normal ÅŸartlarda TuÄŸrul Eryılmaz'ın Mümtaz'er Türköne'nin yüzüne bakmaması gerekirdi.
Oysa artık dünün solcuları da, dünün ülkücüleri de bugün liberalizm safında mutlu hayatlar yaşıyorlar.
GeçmiÅŸte pek çok konuda ayrılsalar da bugün aÅŸağı yukarı her konuda görüÅŸleri ortak... Türban serbest olsun... Ordu küçülsün hatta yok olsun... Bu Cumhuriyet miadını doldurdu, ikincisi kurulsun... Apo serbest bırakılsın... 'PKK'liler' coÅŸkuyla karşılansın...
Bir kısmı eskiden beri buna benzer görüÅŸteydi... Bir kısmının görüÅŸleri sonradan evrildi ve bu muhteÅŸem kadro aynı kayığa biniverdi.
Ne garip... Radikal'den ayrılma gerekçesi olarak Hasan Celal Güzel ve Namık Kemal Zeybek'in köÅŸe yazmasını gösteren Murat Belge adının Fehmi Koru ya da Mümtaz'er Türköne'yle bir arada anılmasından hiç mi hiç rahatsız deÄŸil...
Tabii bütün bunlar koskoca adamların, Türkiye'nin entelektüellerin kendi tercihi...
Oysa bana göre böyle durumlarda, ideolojinin, deÄŸerlerin iyice muÄŸlaklaÅŸtığı olaÄŸanüstü durumlarda 'hiçbir ÅŸey yapmamak' ve 'hiçbir yerde yer almamak' da bir tercihtir. Durmak... Beklemek... Kıyıda kalmak... Kendini ayrıştırmak... Bu da bir duruÅŸtur.
Sonuçta bu kadrodaki sosyalistlerin en büyük kredileri yıllardır özenle korudukları adları... Bunu bir kumar masasında riske atmaya deÄŸer mi, düÅŸünelim.
'Bu kalp seni unutur mu' bilemem ama tarih bu kadroyu unutmaz, ondan eminim.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.