Deniz Gökçe deniz.gokce@aksam.com.tr

kategori2

Ağzı olan konuşursa...

ABD 2009 üçüncü çeyrek reel büyüme tahminini uzun zamandır gündemde tuttum. Çünkü bu  konu geleceÄŸe dönük önemli bir sinyaldi. Ancak çeÅŸitli okur yorumları var. Bir internet gafili 'ABD daha küçülecek ÅŸey kalmadığı için büyüdü!' gibi müthiÅŸ(!) bir yorum getirmiÅŸ, bir diÄŸer internet gafili ise rakam açıklanmadan evvel yüzde 2-4 arasında olur dememize takmış. 'Yüzde 1-10 arası deseydin daha iyi olurdu!' gibi bir saçmayı gündeme getirmiÅŸ. Tabii bilgisizlik bu tür çabuk yargıların arkasında yatan ÅŸey: Çeyreklik veriler  ABD'de yıllıklaÅŸtırılmış olarak ilan ediliyor, çeyrekten öbür çeyreÄŸe artış yıllık halde yüzde 2-4 arası olacak demek, normalde çeyrekten çeyreÄŸe yuvarlak hesap 0.5-1 arası demektir. Bu da çok geniÅŸ bir aralık deÄŸil herhalde!
'Entelektüel' tavırlı biri ise artışın baz etkisi olduÄŸunu gündeme getirmiÅŸ o zaman düÅŸüÅŸler de baz etkisi idi deÄŸil mi sayın 'entelektüel'? Ve demiÅŸ ki eÄŸer büyüme esas alınacaksa, Bolivya daha fazla büyüdü ! Kendilerine Morales'in Bolivya'sına bir gitmelerini tavsiye ediyorum! 
Nedense, görüÅŸlerde kötümserlik, bilgisizlik, saçmalama, aÅŸağılama  ve hakaret bir arada filizleniyor. Hem bizde hem de dünyada!
Son bir aydır Almanya'da özellikle de Berlin'de yaÅŸayan Türkler konusunda yeni bir 'yorum' kamuoyunu meÅŸgul etmekte. Mayıs 2009 tarihinden beri Alman Merkez Bankası Yönetim Kurulu'nda yer alan, bu görevinden önce de yedi yıl boyunca Berlin Maliye SenatörlüÄŸünü üstlenmiÅŸ olan, Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyesi Thilo Sarrazin'in Lettre International adlı kültür dergisi ile yaptığı bir röportajda Berlin'de yaÅŸayan Türklerle ilgili olarak söylediÄŸi sözler basında önemli yer tutmakta ve tartışmaya sebep olmakta.
Sarrazin röportajda ÅŸöyle demekte: 'Türkler, Kosovalıların Kosova'yı fethettikleri gibi, Almanya'yı yüksek doÄŸum oranlarıyla fethetmekteler' 'Nicelik Yerine Nitelik' (Klasse statt Masse) baÅŸlıklı  röportajda Almanya'nın baÅŸkenti Berlin'in sosyal yardımla yaÅŸayan bir ÅŸehirden 'elit'lerin yaÅŸadığı bir ÅŸehir haline gelmesi gerektiÄŸi temel konu olarak alınmakta. Sarrazin, 'Åžehrin sosyal yardımlarıyla yaÅŸarken, devleti reddeden, çocuklarının eÄŸitimi için gayret göstermeyen ve devamlı olarak baÅŸörtülü kız çocuklar üreten bir topluluÄŸu kabul edemem. Bu durum Berlin'de yaÅŸayan Türklerin yüzde yetmiÅŸi ve Arapların yüzde doksanı için geçerli' demekte. Gene Sarrazin'e göre, 'Yanlış politikalar sebebiyle Berlin'de sayıları artan Türkler ve Araplar üretime katkıda bulunmamakta ancak manavlık yapabilmekte.'
Sarrazin'e göre, Berlin'de doÄŸumların %40'ı 'alt tabakalar'da olmakta. Bu durum da okullardaki öÄŸretim seviyesinin düÅŸmesine sebep olmakta, Berlin'in 'elit' nüfusa sahip bir ÅŸehir olmasını engellemekte. Özellikle Türkler üçüncü nesilde dahi Alman toplumuna gerekli uyumu saÄŸlamamakta, Almanca bilmeyen anneler çocuklarını Alman toplumuna uyumlu olarak yetiÅŸtirememekte. Sarrazin ancak belli bir teknik niteliÄŸe sahip bilgili yabancıların Berlin'e ve Almanya'ya göçmen olarak gelmesini öngörmekte.
Bu sözler kısa sürede, tüm Almanya'da ve özellikle de Berlin'deki Türk toplumunun temsilcilerinin tepkisi ile karşılaÅŸtı. YeÅŸiller partisinden Özcan Mutlu, Berlin'de Türklerin 6.000 iÅŸyeri olduÄŸunu ve bu iÅŸyerlerinde 20.000 kiÅŸinin çalıştığını belirtirken, Berlin-Brandenburg Türk BirliÄŸi BaÅŸkanı Safter Çınar da Berlin'de 80 Türk doktor ve 70 Türk avukatın çalıştığını açıklıyordu. Türk-Alman İşverenler DerneÄŸi BaÅŸkanı Hüsnü Özkanlı da, 'Uyum saÄŸlamamız için saçlarımızı sarıya mı boyamamız gerekli?' sözleriyle eleÅŸtirilerini dile getiriyordu. Türklerin daha fazla sosyal yardım görmelerinin temelinde ise, Türk göçmenler arasındaki iÅŸsizliÄŸin % 42 oranında olmasıydı. Berlin Endüstri ve Ticaret Odası kayıtlarına göre 2008 yılı sonunda, yabancılara ait kayıtlı 30.200 firmadan 5.800'ü Türklere aitti. Böylece Türklere ait olan firmalar birinci sıradaydılar. Sarrazin'in sözlerine tepki gösterenler yalnızca Türk toplumunun temsilcileri deÄŸildi. Almanya Yahudi Merkez Kurulu BaÅŸkanı da Sarrazin'in 'alt tabakalar' ile ilgili sözlerinin Nazi rejiminin 'alt insan' (untermensch) söylemini hatırlattığını açıklamaktaydı. Sarrazin'in 'İnsanların becerileri kısmen toplumsal kısmen de genetik olarak belirlenir' sözleri, onun Nasyonal Sosyalist ırk teorisine ne kadar yaklaÅŸtığını göstermekteydi.
Sarrazin, kamuoyundan gördüÄŸü tepki karşısında özür dilediyse de, özelikle Alman Merkez Bankası yönetiminden ve üyesi olduÄŸu SPD'den ağır eleÅŸtirilere uÄŸradı. SPD'nin çeÅŸitli kademelerinden Sarrazin'in partiden ihraç edilmesi gerektiÄŸi sesleri yükseldi. Merkez Bankası Yönetim Kurulu'ndan ihracı, ancak yönetim kurulunun teklifi üzerine Almanya CumhurbaÅŸkanının görevden alması ile mümkün olduÄŸundan gerçekleÅŸemedi. Fakat yönetim kurulundaki görev ve yetkilerinin kısıtlanması suretiyle cezalandırılmış oldu. Ama kamuoyunda Sarrazin'in sözlerine karşı ilk günlerde görülen tepki kısa bir süre sonra zayıfladı. Gerek basın organları gerekse kanaat önderleri, 'Sarrazin'in söylediklerinde inkar edilemeyecek gerçek payı var' demeye baÅŸladılar. Bu olay Alman kamuoyunda yerleÅŸik olduÄŸu bilinen göçmen karşıtı düÅŸünce yapısının yönetici kademelerinde de göz ardı edilemeyecek yer tuttuÄŸunu göstermesi bakımından ilginç bir gerçeÄŸi açıklığa kavuÅŸturmuÅŸtu.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3