Nihal KemaloÄŸlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

Berlin duvarında ne kutlanıyor?

Berlin duvarının yıkılışının 20. yılı kutlamaları 5 Kasım'da Brandenburg Kapısı'nın önünde verilecek U2 konseriyle baÅŸlıyor.
Modern zamanların festivalleÅŸen ve fetiÅŸleÅŸen ÅŸenliklerine bir duvar parçacığı edinmek suretiyle katılınabiliniyor.
BelleksizleÅŸmiÅŸ zihinlerin pagan ritüellerine bir yenisi katılıyor.
Dünya, histeri eÅŸiÄŸinde yaptığı bu kutlamayı, 'neyin' ve 'kimin' zaferi zannediyor?
Halbuki liberal vaizlerin kutsadığı 'liberalizmin zaferi' uzun sürmedi.
Tarihin sonuna gelinmediÄŸi gibi tarihi geriye saracak barbarlık enstrümanları 'finans' ve 'güvenlik'olarak dünyaya pazarlandı.    
Silik ve sönük 20. yüzyıl, Berlin duvarıyla sona ererken, 19. yüzyılın bütün kazanımları da kaybedildi.
Kapitalizmin yeni formunun kurduÄŸu dünya, çok  daha korkutucuydu.     
1989-2009 arasındaki zaman dilimine soÄŸukkanlı bakıldığında 'sahiden ne kutlanıyor?' diye sormak  gerekiyor.
Tek kutuplu dönemin tarih sahnesine çıkışı mı?
Politik olanın yerini alan din, etnisite, kültür ve kimlik temelli çatışmaların yekunu mu?
1990'larda Somali, Haiti, Kamboçya, Bosna, Kosova, DoÄŸu Timor'dan baÅŸlayarak dünyaya yayılan insanlık felaketlerinin din ve kültür savaÅŸları olarak benimsenmesi mi?
11 Eylül'le dünya siyasetini 'savaÅŸlar' ve 'iÅŸgallerle' kuran ve yöneten anlayışı mı?
Demokrasi ve insan haklarının, güvenlik ve terör kisveleriyle sindirilmesi mi?
Irak, OrtadoÄŸu, Afganistan'da yıllardır süren savaÅŸ suçlarını mı?
Yoksa emek-semaye ve ekonomi-siyaset arasındaki baÄŸları koparan 'finansın' dünyayı fethini mi?
EmeÄŸin kendi tarihinden sökülüp tarihdışı kalışını mı?
Tüketimin tek hakim ideoloji olarak insanlık birikimlerinin içini boÅŸaltarak satışa çıkarmasını mı?  
Yüzer gezer sermayenin, ulusal ekonomileri alaÅŸağı edip kurduÄŸu para imparatorluÄŸunun zehirli kağıtlarını mı?
Hor görülen sosyal devlete alternatif finansın bodyguardlığına indirgenen devleti mi?
Çılgın ve gözü kararmış küresel finansın, milyarlarca yoksulu yutarak büyümesi ve nihayetinde ÅŸiÅŸerek patlamasını mı?
Globalizmin medya teknolojileriyle dünyayı içi bomboÅŸ bir ortak zihne çevirmesine mi?
Postmodernizmin subjektivitesi ve 'yılışık bireycilik' propagandasının yükselmesini mi?
Gündelik hayata sıçrayan ilkel ve faÅŸizan eÄŸilimlerin siyasileÅŸmesi mi?
Yabancı düÅŸmanlığı, göçmen karşıtlığı ve sosyal ayrımcılığın Batı'da yaygınlaÅŸmasını mı?
Medyatik popülizmin figürlerinin taşıdığı dünya iktidarını mı?
Velhasıl, tüketime katılan duvar ötesi kitleler ve militarizmle taçlanan bu yirmi yılda brokerler küresel borsada hep kazandılar.
Åžimdi eÄŸer bu kutlamalar reel sosyalizmin Sovyetler'deki tasfiyesine yönelik bir fantezi ise hemen eklemek gerekir ki; Marks'ın düÅŸüncelerinin tarihte hayata geçirilmiÅŸ bir pratiÄŸi henüz gerçekleÅŸmedi.
Ve Marks'ın halen dünyayı kavrayabilen ve açıklayabilen metinleri, kavram ve yöntemleriyle yanıbaşımızda bekliyor.


Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3