Milliyetçi Hareket Partisi'nin 9. Olağan Büyük Kongresi pazar günü yapılacak. Ankara'daki Atatürk Spor Salonu önemli bir toplantıya ev sahibi oluyor. Çünkü, "Tek Bayrak, Tek Millet ve Tek Vatan" ülküsünün bu kadar yerden yere vurulduğu dönemi yaşamamıştık. 'Açılım palavrası' arkasına sığınıp, nereye götürülmek istendiğimiz meydanda. Birtakım bölücüler, haymatlos aydınların desteği ve ümmetçilerin işbirliğiyle oymayı sürdürmekte. Yaklaşık bir asır önce yazılan senaryoları, yeni ilavelerle tezgâhlıyorlar. 2007 seçimleri sonrası yazdıklarımızı tekrarlamakta yarar görüyoruz:
"MHP, Türkiye'nin sigortasıdır. Meclis'te kuvvetli bir grupla temsili bütünlüğümüz adına önemlidir". Bir başka örnek de güneyimizden. Yüzbaşılarımızın önünde hazır olda bekleyen Barzani'nin ayağına Dışişleri Bakanımızı gönderen zihniyetle yönetiliyoruz. Kimilerinin ters yüz etmeye çalıştığı KONAR'ın son anketini hatırlatmalıyız. Yanlış politikada ısrar eden hükümet, mum gibi erimeyi sürdürürken, Milliyetçi Hareket Partisi hak ettiği yeri yakalamak üzere. Türk'ün onuruna yakışır, sağlam duran, birleştirici bir kongre dileklerimizi yolluyoruz.
***
Saatçi-Özülkü olayı, hız kesmeden devam etmekte. Kanal Türk, en iyi götüren kuruluş oldu. Tarafları teker teker konuşturdu. Bize yansımalar içinde Yaşar Özel'in yolladığı e-postayı yayınlayacağız:
"Burhan Bey merhaba. En az onbeş yıldır stada gidip maç seyretmiyorum. Beni bu güzellikten alıkoyan ise toplumumuzun önde gelen isimleri diye bildiklerimin ağızlarından çıkanlar. Böyle davranışlar insanın kalitesini göstermekte. Oysa bazıları küfür etmeyi bir matah sandıkları için yapıyorlar. Bu ne azgelişmişlik, ne de bilgisizlik. Bu şekilde davranmamalıyım, başkalarının rahatı kaçabilir diye düşünme zahmeti yok. Tabii imam ve cemaat meselesi. Taraftar da bu yüzden adam gibi maç seyretmiyor. Dışardan baktığımız zaman o da insan o şekilde davranmayan da. Ne acı. Ne haksızlık. İyi çalışmalar."
...
Hüseyin Movit'in e-postasının milyonların ortak görüşü olduğunu tahmin güç değil: "Geldiği konumun ağırlığına dayanamayan kişilerin gerçek kimlikleri meydana çıkıyor yavaş yavaş. Sanatçımsı insanlar, hangi özellikleriyle böyle "Menşur" oldular; köşeler kaptılar, akıl sır ermez. Damat-ı Sabık sağa sola hava basmasın; boşanma dilekçesini veren Gülümsün olduğuna göre kim kimi boşamış oluyor? Hürriyet yöneticileri "Mal bulmuş Mağribi" gibi. Gelelim FB TV'nin yöneticilerine: Reklamın iyisi kötüsü olmaz; reklam reklamdır".
***
Ezel'in yeni bölüm yerine kolajla ekrana gelmesi şaşırttı. Kazım Eryılmaz öncelikli, epey protesto aldık. Mehmet Türk, "Mesut Yar'la Uyan Türkiye"nin sonlandırılma sebebini merak edenlerden. Tahminimiz, İktidar'la Doğan Grubu "Sulh Çubuğu içme arefesinde".
...
Yaşar Gümüş, tüm 'Evlendirme Programları'nı protesto edenler arasında. Gerçekten, zaman zaman ölçünün kaçtığı kesin. Muzaffer Tekin'le ilgili sorulara net cevap vereceğiz; "İnancımız, gerçek vatansever olduğu yönünde". Hakkındaki olumlu yorumların hepsi emrinde askerlik yapmış olanlardan geliyor.
...
AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk aradı ve şehit cenazeleriyle ilgili sözlerinin, kesilip-budanarak aktarıldığını söyledi. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde çevre bilimci olan Prof. Dr. Öztürk "Benim söylediğim, namaz ve definler sırasında ideolojik gösteriler yapılması. Yoksa şehitlerimize saygı en önemli görevimizdir" diye konuştu. Malum basın toplantısının, bazı ekranlarca çarpıtılıp yayınlandığını da belirtti.