Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Tartışmalı Zaman okulu

Pazar günkü Zaman, gazetenin 20. yılını kutlarken kendi bünyesinde yetiÅŸen ünlü gazetecileri de tanıtmış. Listede bugün adlarını çok iyi bildiÄŸimiz, çoktan İslamcı medya sınırlarını geçmiÅŸ gazeteciler var. Eyüp Can, Akif Beki, Nihal Bengisu Karaca o mahalleyi çoktan bırakıp merkez medyaya geçiÅŸ yapan isimlerden. Ama aynı zamanda orada yetiÅŸen hâlâ İslamcı medyada yer alan pek çok kiÅŸinin bugün de daha fazla adını duyuyoruz: Fehmi Koru, Ekrem Dumanlı, Tamer Korkmaz gibi...
Bu kadar medyatik isimden sonra, ister istemez Zaman da kendisini bir "meslek okulu" pozisyonuna sokmuÅŸ ve yetiÅŸtirdiklerini gururla sunuyor.
DoÄŸrusu, ben de bu haberi okuyunca içimden 'Vay be' diye geçirdim, 'Amma çok kiÅŸi geçmiÅŸ buradan.' Zira medyada Zaman, ya da genel anlamda İslamcı yayın organları öyle pek de bir okul olarak kabul edilmezdi.
Bunun kuÅŸkusuz en önemli sebebi bugüne kadar medyaya isim yetiÅŸtiren okulların hepsinin sol eÄŸilimli olmasıydı. Mesela 1930'larda Nazım Hikmet ve Sertel ailesi Resimli Ay, Virgül dergisini çıkarmış ve buradan pek çok isim yetiÅŸmiÅŸti. Yakın tarihten ise bildiÄŸimiz son okul Cumhuriyet'tir. Hasan Cemal'inden Yalçın DoÄŸan'ına, Ufuk Güldemir'den Sedat Ergin'e kadar bugün medyanın en önemli isimleri bu okulun mezunudur. Cumhuriyet'in mezunları, tıpkı Aydınlık'ın kimi mezunları gibi artık solcu olmayabilir. Ama pek çoÄŸu yetiÅŸtikleri sol geleneÄŸin kendilerine kazandırdığı gazetecilik terbiyesini hâlâ içlerinde taşır...
80'lerden sonra medya kuruluÅŸlarının okul fonksiyonu da sona erdi... Hatırladığımız son okul da Cumhuriyet zaten. Hem gazetecilerin kendi içlerindeki ayrışmalarından (mesela Cumhuriyet'teki bölünme) hem de medyadaki yeni sermaye yapısından dolayı böylesi bir geçiÅŸ zorunlu oldu galiba.
İşte burada yaÅŸanan boÅŸluk da, Zaman'ın listesinden de anlıyoruz ki "Cemaat"le doldu. Cemaat'in birbirine kenetlenen, bir arada tutunan yapısı ve adam yetiÅŸtirme sistemi aynı ÅŸekilde medyadaki örgütlenmeye de sirayet etmiÅŸe benziyor.
Medyada Zaman kökenli pek çok kiÅŸinin bugün ön planda olmasını, Cemaat'in hayatın içine yayılmasından bağımsız düÅŸünmemiz mümkün mü? Bugün medyada pek çok Zaman kökenli isim var, buna paralel olarak da Emniyet'te, kamu kuruluÅŸlarında, devlet katında da Cemaat'ten isimler var.
Zaman gibi eskiden "okul" olarak kabul edilmeyen bir gazetenin bugün pek çok isim yetiÅŸtirmesi kuÅŸkusuz Türkiye'nin geçirdiÄŸi deÄŸiÅŸimlerle doÄŸrudan ilintili kısacası.
Daha da ilginci, medyaya iliÅŸkin tartışmaların baÅŸlaması da 90'lı yıllara dayanıyor. Güven kaybı, inandırıcılık sorgulamaları, haberi eÄŸip bükmeler, tarafgirlik de hep bu yeni dönemin ürünleri.
GeçmiÅŸte, özellikle sol gelenekten gelen gazeteciler için haber verme kriteri "Bizim iÅŸimize yarar mı" deÄŸildi. Çünkü eski gazetecilik okulları olguya sadık olma ilkesini rehber edinmiÅŸti, ne olursa olsun gerçeÄŸi duyurmayı her ÅŸeyin üstünde tutmayı öÄŸretmiÅŸti çalışanlarına.
Fakat günümüzde de örneÄŸini çok sık gördüÄŸümüz bir durum var: Artık pek çokları için haber "Bizim iÅŸimize nasıl gelir" diye yapılıyor. Kafalarda oluÅŸturan ÅŸablona uydurulmaya çalışıyorlar haberleri. Her ÅŸartta doÄŸru haber ilkesinin yerini kafalardaki ÅŸablonlara uymayan haberi görmezden gelmek aldı.
Burada amaç, habercilik ya da gazetecilik deÄŸil Türkiye'yi kendi ideolojik ekseninde dönüÅŸtürmek. Habercilik de bunun aracı haline geldi.
Medyanın yakın tarihine baktığımızda Cumhuriyet'ten sonra Zaman'ı bir okul olarak kabul edeceksek, bu gibi haber tartışmalarında ve güvenilirlik kaybında bu Cemaat okulunun da etkisinin olup olmadığını tartışmak gerek...

Erman Hoca'ya haksızlık ettim

Dün, Hıncal Uluç'un hayatta affetmeyeceÄŸi üç kiÅŸiyi yazarken isimlerden birinden emin deÄŸildim. Hafızamda kaldığı ÅŸekliyle yazmıştım... Yazı çıktığında bir hata yaptığımı anladım.
Erman ToroÄŸlu ve Hıncal Uluç karşılıklı tartışırlar, atışırlar, birbirlerine girerler ama birbirlerine düÅŸman oldukları anlamına gelmez... Hele hele Hıncal Abi'nin affetmeyeceÄŸi Top 3'ünde de yok ToroÄŸlu...
Ben yazarken bu üçüncü kiÅŸinin Hıncal Abi'nin yazılarında sık sık atıştığı biri olduÄŸundan emindim... Ama yazarı karıştırmışım...
Erman ToroÄŸlu'ndan ve Hıncal Abi'den bu yanlışlık için özür dilerim... Hıncal Abi'nin ona karşı bir düÅŸmanlığı ya da kırgınlığı olmadığını da buradan duyururum.
Hıncal Abi'nin asla affetmem dediÄŸi üçüncü ismi de doÄŸru ÅŸekilde aktarayım bu vesileyle: Gazetemiz yazarlarından Deniz Gökçe...
Deniz Hoca'nın Hıncal Abi hakkında yazdıklarıyla bir ilgisi yok bu kırgınlığın. Özel bir nedeni var... Hıncal Abi de bu kırgınlıklarını hiçbir zaman "on the record" dillendirmez.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3