Nihal KemaloÄŸlu nihal.kemaloglu@aksam.com.tr

kategori2

Adli Tıp'ın soğumuş hali

Otoriter bürokratik sistemler etik ve insani olanı, bünyelerinde sindirerek otoriterleÅŸirler.
SoÄŸuk mantığını kullanarak vicdanı kıpırdamayan sistem, insanı hayatını dışlayarak kendini üretir.
Tıpkı Güler Zere'nin Adli Tıp'tan dört aydır beklenen raporunun ancak dün akÅŸam çıkması gibi.
DerinleÅŸen ve uzayan bu kayıtsızlığa karşın ölüm, cehennemi bir yangın gibi Güler Zere'yi sardı.
İnsanın "acı çekene yardıma" itebilen ve "acı çekmesine" neden olmaktan kaçınmasını saÄŸlayan ahlaki duygular, hayatta tınmadı.
Katı bürokratik zihniyetin Güler Zere'yi " ideolojik dışlaması", onu adeta infaza götürüyor.
Acıya ve acı çekene karşı duyarsızlık, Adli Tıp'ın standart tavrı olarak yerleÅŸiyor.   
Adli Tıp'ın ev ödevi Güler Zere'nin raporu savsaklanırken, kurumun üzerindeki karanlık da arttı.
YaÅŸam hakkı gibi huzurlu ölüm hakkı, yine hasta, çaresiz ve korunmasız olandan zalimce esirgeniyor.
Güler Zere, 7 ay önce damak kanserine yakalandı, 14 yıldır cezaevindeydi, 3 ameliyat geçirdi.
Damağı alındı ama hastalık yayıldı, saÄŸlık koÅŸulları uygun olmadığı için kemoterapi tedavisi alamadı.
40 kiloya düÅŸen Güler Zere, yemek yiyemiyor, serumla beslenemiyor ve konuÅŸamıyor.
Avukatı artık gözlerinin görmediÄŸini ve kulaklarının duymadığını söyledi.
12 Ekim'de son ameliyatından sonra, günlerce yoÄŸun bakımda ayağında kelepçeyle yattı...
Türk Tabipler BirliÄŸi Danışma Kurulu, "hastalığın geri dönülmez bir aÅŸamaya girdiÄŸini ve beklenen yaÅŸam süresinin çok kısa" olduÄŸunu bildirerek, Zere'nin serbest bırakılması gerektiÄŸini belirtmiÅŸti..  
Hastalığının ölümcül evresine giren Zere'ye "huzur ve veda hakkının" tanınması için CumhurbaÅŸkanı'nın af yetkisini kullanması istendi.
Dört ay önce Çukurova Üniversitesi Adli Tıp raporunda "Zere'nin ağır özürlü sayıldığı, yaÅŸamının risk altında olduÄŸunu" yazılı idi.
Bunun üzerine Zere, 14 saatlik yolculukla Adana'dan İstanbul'a getirilerek İstanbul Adli Tıp Genel Kurulu'nda beÅŸ dakika sürdüÄŸü belirtilen muayeneden geçirildi.
Daha önce "iÅŸkenceyi saklamak" suçundan dört defa meslekten men cezası almış Nuri Birgen'in baÅŸkanlığını yaptığı Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu'nun raporu, Zere'nin Balcalı Hastanesi'nin "mahkum koÄŸuÅŸunda" tedavi olabileceÄŸini bildirdi.
Fakat Adli Tıp'ın bu kararı veren kurulunda onkolog ve kulak-burun-boğaz uzmanı yoktu.
Zere'nin avukatları bu karara itiraz ettiler.
Aradan dört ay geçti, Zere'nin hastalığı ilerledi ve durumu çok ağırlaÅŸtı.
CHP milletvekili ve Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Ahmet Ersin, bu hafta Adana'da Zere'yi ziyaret ettikten sonra "Artık tedavi söz konusu deÄŸil, acılarını dindirmeye çalışıyorlar, çok zamanı kalmadığını düÅŸünüyorum ama bu duruma kimse seyirci kalamaz" dedi.
ÇaÄŸdaÅŸ Hukukçular DerneÄŸi (ÇHD) İstanbul Åžubesi, Güler Zere'yle ilgili kararını dört aydır veremeyen İstanbul Adli Tıp Kurumu Genel Kurul üyelerine suç duyurusunda bulundu.
ÇHD, Adli Tıp'ın 42 üyesine "öldürmeye teÅŸebbüs, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal" suçlarından dava açtı..
Zere'ye yönelik hasta hakları ihlali sürüyor, huzurla veda hakkı tanınmıyor.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu BaÅŸkanı'nın siciline bu defa da "açıktan iÅŸkence suçu" ekleniyor!  
Bürokratik ideolojik zihniyet yine "insanı" mekanik çarkında öÄŸütüyor.  
Adli Tıp'ın hazırladığı bu rapor, artık solmuÅŸ ölü bir rapor deÄŸil mi?
YaÅŸamaya kastı olan "donuk ruhsuz ifadeler" de Zere için bir anlam taşımayacak.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3