Ahmet Altan ve Yasemin Çongar, Taraf'la beraber son bir yılın en tartışmalı iki medya figürü haline geldi. Taraf'a bir yandan büyük eleÅŸtiriler var, diÄŸer yandan da medyadaki ideolojik kardeÅŸleri onlara destek çıkıyor. Bunların bir örneÄŸi geçen akÅŸam Hasan Cemal'le Cengiz Çandar'ın onları ağırlamasıydı. Bu dost sohbeti medyada Taraf-dostu kampanyanın bir diÄŸer ayağıydı.
"Tecrübe KonuÅŸuyor" programını sunan iki duayen gazeteci de zaten ilk günden beri bu gazeteye destek veriyor; bu yeni deÄŸil. Onları kendi düÅŸünce eksenlerine yakın görüyorlar. Dolayısıyla, onlar açısından bir problem yok.
Ancak benim Ahmet Altan ve Yasemin Çongar'ın bu desteÄŸi samimi olarak hak edip etmediÄŸi konusunda endiÅŸeliyim. Hak etme tartışmasını hadi bir köÅŸeye bırakalım. Ahmet Altan ve Yasemin Çongar kendilerini bir özgürlük savaÅŸçısı gibi sunarken ne kadar samimi; iÅŸte bu tartışmaya açık.
Bugün pek çokları unutmuÅŸ olabilir, ama daha kısa zaman önce Ahmet Altan artık siyasi gazeteciliÄŸi bırakmıştı. 90'lı yıllarda mücadelesine veda eden bir savaÅŸçı misali beyaz bayrağı sallamış ve aÅŸk yazılarına yönelmiÅŸti. Bu aÅŸk yazılarıyla beraber de bestseller romancılık iyiden iyice hız kazanmıştı. Ve bir süre sonra da Ahmet Altan'ın tek uÄŸraşı haline gelmiÅŸti.
Sanırım Türk edebiyat dünyasında herkesin dengesini bozduÄŸu gibi, Orhan Pamuk'un Nobel alması Ahmet Altan'ı da kötü etkiledi. Baktı ki bu yol ona kapandı, uluslararası ÅŸöhret için yeni bir ÅŸey bulması gerekiyordu. Bunu sadece ÅŸöhrete indirgemek de doÄŸru deÄŸil elbette: Nobel ödülüyle beraber milyonlarca dolarlık bir kapı açılır, unutmayalım...
Aynı ÅŸey Yasemin Çongar için geçerli deÄŸil mi? Türk Basını onu adeta Washington muhabirliÄŸine mahkum etti. Hakkında söylenen "Bir gün yayın yönetmeni olacak" gibi rivayetler hiç gerçek olmadı. Genel yayın yönetmenliÄŸini düÅŸündüÄŸü grup ona bu koltuÄŸu vermeyince de o gruba düÅŸman oldu. Bugünlerde dönüp onlara "Ergenekon'cusunuz" demesi boÅŸuna mı...
Demek istediÄŸim kısaca ÅŸu: Bu insanlar bana özgürlük mücadelesi yapıyormuÅŸ, bir davanın peÅŸinden gidiyormuÅŸ izlenimi vermiyorlar. Bunlar daha çok kendi kendilerine bir kariyer planlaması peÅŸindeler. Ortada fikir tartışması yok, böylesi kurnaz planlar var.
Birkaç sene önceki Yasemin Çongar'ın Amerika'daki algılanışıyla ÅŸimdiki Yasemin Çongar'ı kıyaslayalım: Eskiden bir Türk gazetesinin temsilcisiyken ÅŸimdi Amerikan basını onu zor ÅŸartlarda gazetecilik yapan bir savaÅŸçı olarak görüyor...
Bu payeler kim bilir nerelere varacak sonunda... Konferanslar, davetler, seminerler derken Taraf sonraki hayatını garanti altına alacak bir kimlik oluşturdu...
Özgürlük mücadelesinin nasıl bir kariyer planına dönüÅŸtüÄŸünü aslında Orhan Pamuk'ta çok net gördük... Ne zaman ki Nobel'i aldı, siyasi çıkışlar son buldu.
"Türkler 1 milyon Ermeni'yi 30 bin Kürt'ü öldürdü" gibi çok iddialı bir savla kendisini dünya basının önüne attı, ancak devamı gelmedi. İnsan düÅŸünüyor ki, böyle büyük laflar eden biri bu davaya baÅŸ koymuÅŸtur, bunu bir mücadele getirir, konuÅŸur, yazar, bu iddia etrafında düÅŸünce ve tartışma ortamı üretir. Oysa üzerinden iki sene geçti ve koca bir fos çıktı... Altını hiç dolduramadı, üstelik konuyu kapatmak için çabaladı...
Göreceksiniz, beÅŸ-10 sene içinde Nobel rüzgarı dinerse bir baÅŸka çıkış yine yapar herhalde...
Dolayısıyla bunların samimiyetine inanmak güçleÅŸiyor... Nice 301'ciler vardır ki "Kitaplarım baÅŸka dillere çevrilsin" diye yargı kararının ardından göbek atmıştır... Åžimdi evlerine kapanıp, kitap yazıyorlar. Hiç merak etmeyin, kitap çıkacağı zaman yine onları bir yerlerde yazarken, farklı çıkışlar yaparken, demeç verirken göreceksiniz...
Demet Akalın gibi bunlar; isimleri ve meslekleri olsa da... Hani her yaz ÅŸarkı çıkınca tutsun diye bir polemik de beraberinde gelir ya... O hesap...
İşte ben tam da bu yüzden Hasan Cemal'e kızıyorum... Kendisi ilkesel, samimi bir mücadele veriyor. Buna sonuna kadar inanıyorum; görüÅŸlerine katılmasam bile... Aynı KürÅŸat Bumin gibi...
Ancak kariyer planlamacıları bu isimleri kolaylıkla gölgeliyor, hatta kandırıyor.
Başarılılar mı? Hakkını vermek lazım, başarılılar...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.