AKŞAM GAZETESİ | Mehveş Evin | 2009-11-10
Cevabı baştan verelim: Hayır, dilemesin... Bakın; beş ay önce bir fotokopi üzerinden tartışmaya çalışıyorduk. Basında bir grup, Yargıtay'ın kararını, kriminal raporları en başından inandırıcı bulmadı... Ama bazıları da karara, Genelkurmay'ın açıklamalarına inandı, haberin kaynağını sorguladıysa, suç mu işlemiş oluyor?
Gazeteci, hukukun delil olarak kabul etmediği bir belgenin doğruluğundan şüphelenemez mi? Her şeyin birbirine girdiği, güven sorununun yaşandığı bir dönemde, bu tepki doğal değil mi?
Ancak özürden kasıt, haddini aşan iftiralar, küfürler; haberi yapan Taraf gazetesine ciddi ithamda bulunanların nedamet getirmesiyse, işte orada haklısınız... Hem de yerden göğe kadar!
Buna rağmen coşkunuzu, sevincinizi anlamak zor... Hem 'demokratik açılım'ı, 'barış bayramı'nı, halkların kardeşliğini destekleyeceksiniz... Hem askeri ve ana muhalefet partisini 'cuntacı' ilan eden, toplumdaki kutuplaşmayı daha da derinleştiren bir olaya alkış tutacaksınız.
Kusura bakmayın ama, sizi suçlarken düşünmeden saldırıya geçen 'hasım'larınızdan aslında hiç de farkınız yok...
BİR BELGE NASIL 35 KEZ SİLİNİR?
'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın orijinalini Ergenekon savcılarına gönderen subayın mektubuyla ilgili detaylar dün Star, Yeni Şafak, Vakit, Taraf, Zaman gazetelerinde manşetteydi. Sabah ve Habertürk de benzer haberlere yer verdi, ama iç sayfalarında tutmaya özen gösterdi.
HT'e göre, Genelkurmay Karargahı'nda bilgisayarlar, '35 kez geriye döndürülemeyecek şekilde' silinmişti. Daha sonra bu bilgi, '35 bilgisayar silindi' diye değiştirildi. Sanırım ilk ifade daha doğru...
Bir hard diskin 35 kez silinmesinin anlamını, Turkmedya yazılım uzmanı Fatih Demirci'ye sordum. Şöyle açıkladı:
- Bilgisayarda bilginin kendisini silmek yeterli olmaz. O bilginin nerede olduğunu gösteren kaydı da silmek gerekir. Ancak bu işlemi yaptığınız zaman hard disk'ten anlaşılır.
- Silme işlemini defalarca tekrarlarsanız, 1-0'lık diziler halindeki kayıtlar birbirine karışır. Eğer gerçekten bu işlemi 35 kez yaparsanız, geri dönüşü imkansız gibidir.
BASINA YANSIMASAYDI...
Subayın ihbarına göre, fotokopi belge Taraf'ta yayınlandıktan sonra karargahta büyük bir belge temizleme harekatı başlatılıyor. Belgenin orijinalini, son dakikada kurtarıyor...
1. Madem hard disk'ten bütün belgeler bu yöntemle silinebiliyor, savcılığın bundan sonra herhangi bir kurum ya da kişiden bilgisayarları talep etmesinin anlamı kalıyor mu? (35 kez sildiririm!)
2. Haberden sonra Karargah'ta 'büyük panik' yaşandığını, belgelerin yakılıp yok edildiğini öğreniyoruz. Anlayacağınız kurtarılan tek bir kağıt parçası, teknolojiye galip geliyor! Ya o subay, belgeyi ele geçiremeseydi ne olacaktı?
3. 'Fotokopi belge' zamansız yayınlanmasaydı, gerçek belgeler yok edilmeyecekti... Bir diğer deyişle, Taraf'ın telaşeliği nedeniyle az kalsın geride hiçbir belge kalmayacaktı!
4. Acaba fotokopiyi sızdıran kişiyle, belgenin aslını kurtaran subay aynı kişi olabilir mi?