AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2009-11-10

kategori2

Roubini yine konuştu!

Bugünün dünyası göbekten bölünme dünyası. Sol-sağ bölünmesi mi desek, din, dil, ırk bölünmesi mi desek, futbol kulübü taraftarlığı çerçevesinde bölünme mi desek? Bugünkü global krizde, bir de, felaket habercileri ile ümitliler bölünmesi eklendi. Bir tarafta "öcüler", öbür tarafta iyimserlik veren reel ekonomi verileri olunca, dünya ve ülke vatandaşları şaşkın vaziyette.
2 Kasım Pazartesi günü, felaket kâhini Roubini, Financial Times için yazdığı bir makalede 2009 Mart ayından bu yana tüm dünyada birçok varlık değerinin, örneğin hisse senedi, petrol ve diğer enerji türleri ve emtia fiyatlarının hızla arttığını, bunun hem gelişmiş hem de gelişen ülkelerde ciddi varlık balonu anlamına geldiğini, fakat bu arada doların da değer kaybettiğini ve sıfır faizle dolar borçlanıp dış veya iç varlık yatırımı yapanların yüzde eksi 20 negatif "carry trade" maliyeti ile yüksek dozda pozitif ve çok büyük finansal getiriler sağladığını  vurguladı. Bu kaldıraç sorunu, açık pozisyon sorunu, kur ve faiz riski sorunu demektir.
Ancak merkez bankalarının likiditeyi artırma davranışının da, hemen hemen bütün varlık tiplerinde dalgalanmayı (volatility) ortadan kaldırdığını, bu nedenle de risk algılamasının çok artan riske rağmen tehlikeli şekilde düşük olduğunu ve bu durumun da "bir gün" ciddi bir "balon" çöküşüne zemin hazırladığını vurguladı. Bu olgunun da birçok ekonomide ikinci bir çöküş, yeni bir dip yaratacağını gündeme getirdi.
Özellikle bunun doların yeniden değerlenmeye geçmesi veya ABD Merkez Bankası'nın para politikasını sıkılaştırmaya başlaması veya uluslararası siyasi risk algılaması artışı gibi nedenlerin finansman maliyetini yükseltip, kısa pozisyon yani "short" durumdakileri ve açık risk almış olanları yıkması ile ortaya çıkacağını kehanetine ekledi. Ama takvim ve gün vermedi (!). Tabii her zamanki gibi, Roubini sorun anlatır, çözüm anlatmaz, yön söyler, tarih vermez! Üç vakitte demek bir zaman birimi vermek değildir!
Ayrıca Roubini finansal varlık getiri artışının yanında reel sektörde yaygın hızlı toparlanma olduğunu da iskonto eder!
Halbuki nerede ise tüm dünyada, reel sektör faaliyetlerinde, özellikle dev daralma yaşayan sanayi üretiminde, birkaç ülke hariç, gözle görülür ciddi bir artış da gerçekleşmekte. Bu da ülkeleri yavaş da olsa reel büyüme canlanmasına götürmekte.
En son 29 Ekim günü ilan edilen verilerde ABD üçüncü çeyrek reel büyümesi yüzde 3.5 ile büyük bir sıçrama yapmıştı. Bunu takip eden günlerde 2 Kasım'da ABD ekim ayı ISM imalat sanayi üretim endeksi  ciddi şekilde yukarı zıpladı, pozitif büyüme ortaya çıktı ve Nisan 2009'dan bu yana en yüksek değer gerçekleşirken imalat sanayi endeksi üç aydır artmış oldu. ABD artık büyümeye geçti.
Fakat bugüne kadar "en sorunlu" kategorisinde duran Euro bölgesinde tedarikçilerden gelen verilerde imalat sanayi sektörü sayıları, ekim ayında Mayıs 2008'den bu yana, ilk defa artış sergiledi. Dün Avrupa Komisyonu tarafından Euro bölgesi için açıklanan verilerde bölge ekonomisinin bu yıl yüzde 4.1 daraldıktan sonra, 2010 yılında yüzde 0.7 ve 2003 yılında yüzde 1.6 artacağı açıklandı. Komisyon daha mayıs ayında 2010 yılı için 0.1 daralma öngörmüştü.
Yerde sürünen ülkelerden İngiltere'de imalat sanayi endeksi ekim ayında son iki yılın en yüksek sanayi büyüme verisi ile en yüksek değere  ulaştı. Avrupa komisyonu şimdi İngiltere 2010 ve 2011 yıllarında Euro bölgesinden daha fazla büyüme sergileyecek diye düşünülüyor.
Fransa'da da imalat sanayi endeksi son dokuz yılın en yüksek düzeyine geldi. Türkiye açısından çok önemli olan Alman ekonomisinde de, seçim sonrasında yeni kurulan hükümet, getireceği yeni makroekonomik politika değişiklikleri nedeni ile belirsizlik yaratmış da olsa (vergi indirimi planı var), sanayi endeksi 2008 Temmuz'dan bu yana ilk defa pozitif büyümeye geçti.
Asya'da Hindistan da artan iç talep nedeni ile sanayi üretimi artan ülkeler arasında. Tabii bu arada bazı ülkelerde de sanayi sektörü faaliyeti zayıf.
Bunların arasında reel sektörün bir türlü ayağa kalkamadığı ve ekim ayında imalat sanayi endeksi daralan Rusya, dolara karşı parası değer kazandığı için, ihracatta rekabet gücünü kaybeden Avustralya gibi, kötü haberler gelen ülkeler var.
Yukarıdaki "Roubini'den haberler" bölümü hatırlanırsa, Roubini riski güçlü finansal varlık değer artışının yanında düşük reel sektör faaliyeti olması nedeni ile reel büyüme ve üretim ile desteklenmeyen, yani "nominal bir balon" riskini konuşmakta idi. Bizce reel tarafta iyileşme tüm dünya çapında mevcut. Yavaş da olsa mevcut. Hem dünya sanayi üretimi hem de dünya ticareti son üç ayda ciddi artış sergilemekte!  Şu andaki dünya ekonomilerinin gidişatı, tek dipli ve "V" şeklinde bir toparlanma sergilemekte. İkinci bir dip olasılığının da bir yıl evvele göre oldukça azaldığı kanısındayım!