AKŞAM GAZETESİ | Burhan Ayeri | 2009-11-10

kategori2

Siz siz olun gaza gelmeyin

Muğla’nın Milas ilçesinde 80 Yaşında bir ihtiyar açlıktan ve bakımsızlıktan öldükten günler sonra fark ediliyor.

Muharrem Topçu’nun cesedinin çıkarılışını üzüntüyle izledik. Besin yetersizliği ve bakımsızlık sonucu can veren Topçu, bir kahraman. Ülkesi emrettiği için Kore’de savaşıp, gazi unvanı almış. Gaziler Derneği Milas Şube Başkanının şu sözlerini ‘Kürt açılımı’ peşinde koşanlar işitebildi mi; “Dağdan inen PKK’lıları törenlerle karşılayan Devletimiz, madalya verdiklerini görmüyor”. Söylenmeyeni de aktaran olalım; “Bu ülkede yaşanmaz deyip, topluca Mahmur’a göç eden 12 bin kişi için, “Ev, iş, aş ve maaş planları şimdiden hazırlandı”. Çankırı’nın dağ köyünde, Kastamonu’nun Azdavay’ında açlıktan vefat edenleri fark eden var mı?
...
Bir kısım entel-dantel ise psikolojik harp taktiği uygulamakta. Turgut Özal’ı över gibi yapıp, TSK’ni iğdiş etme söylevleri atıyor. 24 Saat Ordu’ya sövüyorlar. Demek ki “Hazmettire, hazmettire” dedikleri plan bu. Mümtazer Türköne’ler ‘Yandaş Ordu’ formülleri önermekte. Doç. Dr. Berat Özipek, Erdoğan’a akıl veriyor; “Ne duruyorsun, Orgeneral Başbuğ’u görevden alsana”. “Özal işbaşında olsa, Generkurmay Başkanı azledildiğini TV’den öğrenirdi” diye ekliyor.
...
Hani bir öğüt vardır; “Kediyi kapalı yerde dövmeyeceksin”. Böyle akıl hocaları olanlar, “Keser sapı imalatçılarının sözlerini” de unutmamalı. Kılavuzu karga olanların mönüsünü tercih edenler, yediklerini çıkarma konumunda kalırlar. Hazmetmeleri imkânsızdır. Hem kendilerini, hem etraflarını batırırlar.

***

İbrahim Seten’i, Şansal Büyüka için “Türk futbol basınının baronu” dediği gün tanımıştık. O günden sonra daha dikkatle izledik. Ercan Saatçi-Metin Özülkü olayının patladığı hafta, yeni sinyaller aldık. ‘Onun kaseti’, ‘Bunun kaseti’ dedikoduları arasında ve “Spor medyamıza, Kolombiya tröstü yakıştırması”nı -Doğrusu zeka ürünü- yapan kişinin spor müdürü olması önemli. Ayrıca, lider gazetelerden birine gelmesi an meselesi, deniyordu. Daha açık yazarsak, Saatçi’nin 2. kaptan olduğu yerde süvarinin Seten olması beklenmekteydi. Haldun Üstünel, kim, nasıl yalanlarsa yalanlasın, gerekli açıklamayı yaptı. Ortada dolaşan ‘Acabaları kaldırdı’.
...
Utanç verici yeniliklerden biri “Vekaletle tehdit”. Galatasaray’lı yöneticiye mesajı, Galatasaray muhabiri, talimatla götürüyor. Başı sıkışanın, ya da foyası meydana çıkanların topu taca atma formülü “Mahkemede hesaplaşacağız”. Bir başkası, “Futbol Federasyonu’na iş için teklif vermişsin” sorusuna “O şirketin başında değilim. Zaten geri çektik” diyebiliyor. “Fenerbahçe Kulübü’ne saat satma konusu nedir” dendiğinde sessizlik. Çünkü Aziz Yıldırım, öneriyi elinin tersiyle itmişti. Nasıl gazetecilik anlayışı? Nasıl futbol medyası? Bu ülke sapına kadar Fenerbahçe’li Namık Sevik’ler gördü. Evet, kanaryaseverdi ama, objektifti. Kimse, taraf tuttu, rakip camiayı tehdit etti, diyemez. Tuhaflıkların çoğaldığı döneme girdik. Ekipler kuruluyor. Kumpaslar hazırlanıyor. Piranhalar gibi birleşip, adam yiyorlar. “Bu hakemlerle lig bitmez” diyenlere başkaları eklendi; “Mevcut gazeteci tipleriyle Allah sonumuzu hayırlara vesile etsin”. En iyisi, maçları yönetenleri ithalden vazgeçip, gazetelerin, ekranların spor bölümlerinde “Yabancı yönetici dönemi” başlatmak.

***

ÖZEL NOT: Televizyonların ne hale geldiğini dün iyice anladık. Kimi ‘Klarnet’in ustalarını konuşturdu. Çoğunluk, hafta sonu geyiği yaptı. Haber TÜRK ile NTV’nin nasıl Kapıkulu olduğu ortaya çıktı. Hiçbiri MHP Kongresi’ni,  Devlet Bahçeli’nin konuşmasını kesintisiz veren CNN TÜRK değildi.