AKŞAM | CUMARTESI | 07 KASIM 2009, CUMARTESİ

Roman tadında sinema filmi

Karikatürist-illüstratör Cihat Hazardağlı, kendi yarattığı 'fotoğrafla dijital efektli suluboya tekniği'yle ilk uzun metrajlı filmini çekti.
sinema

Senaristliğini, yönetmenliğini ve yapımcılığını karikatürist Cihat Hazardağlı'nın yaptığı 'The Watercolor-Suluboya' çok farklı bir teknikle çekildi. Film için önce mekanların maketlerini yapan Hazardağlı, oyuncuları da özel bir teknikle boyadı, çekilen binlerce kare fotoğraf suluboya efektleriyle birleştirildi.

Çocuk oyuncu Sarp Alemdaroğlu, Haluk Bilginer, Savaş Dinçel, Cansel Elçin, Asu Emre, Altan Erkekli, Ahmet Gülhan, Tamer Karadağlı, Bedri Koraman, Fergan Mirkelam, Metin Uca, Tuba Ünsal, Ayşenur Yazıcı, Serra Yılmaz ve Selçuk Yöntem'in rol aldığı filmin müziklerini Fazıl Say yaptı. Türkiye'de çekilen ilk dijital film olma özelliğine sahip 'Suluboya', bilgisayar ortamında hazırlanması bakımından da bir ilki oluşturuyor. Filmin konusuna gelince... Resme meraklı 12 yaşındaki Marco'yu babası üç sokak ressamı ile tanıştırır. Ressamların büyüttüğü 18 yaşındaki Lorella, Marco'ya resim dersi vermeye başlar. Güzel resim öğretmenine aşık olan Marco'nun aşkı, karşılıksızdır; Lorella, suluboyayı küçümseyen bir sanat koleksiyoncusuna aşıktır. Marco ise geleceğin en büyük suluboya koleksiyoncusu olma yolundadır. Marco, 30'lu yaşlarına geldiğinde Lorella'yı büyüten üç sokak ressamının geçmişini araştırır; buldukları ise hayatını değiştirecektir. İngilizce dublaj ve Türkçe altyazılı olarak 13 Kasım'da vizyona gireçek film hiç video kullanılmadan, tamamen çekilen fotoğraflarla oluşturuldu. Filmi için 'deli işi' diyen Cihat Hazardağlı ile filmini konuştuk.

ANİMASYONA YATIRIM YAPILMIYOR
- Yaptığınızı neden 'deli işi' olarak yorumluyorsunuz?
Bu, bizim topluma 'deli işi' geliyor aslında. İzlediğimiz binlerce filmde de bizden daha ağır metotlarla çalışıyorlar. Pixar ve Walt Disney bunların öncüleri. Türkiye'de animasyona yatırım kafası daha gelişmedi ne yazık ki. Benim gibi bir adam, tek başına yapmaya çalıştı! Amerika'da bir çocuk filminde ordu gibi ekipler çalışıyor. Türkiye'de potansiyel var ama birinin yönlendirmesi lazım. Ben de para kazanırsam yine bu işlere yatıracağım. 

- Dijital teknolojilere ilginiz var mıydı? Böyle bir iş yapmaya nasıl karar verdiniz?
35 mm basan sistemler kalkıyor yavaş yavaş. Bu  tarzdaki işlerde araya banyolar ve ilaçlar girmediği için yaptığınız işin görsel karşılığını hemen alabiliyorsunuz. Dijitalin yanı sıra, el yapımı bir tarafı da var. Her şey boyanıyor, renklendiriliyor. Maketler yapıldı ve insanlar oraya yerleştirildi. Teknolojiyi yıllardır merak ediyordum. Amacım masalsı görüntü elde etmekti. Kendine has bir ışık yarattık. Efektleri yakalamak ciddi zaman aldı. Binlerce işlemden geçti. 

- Çizgi film tekniğiyle kıyaslandığında benzerlikler var mı?
Filmin içinde çizgiler, ufak animasyonlar var ama çizgi film başkadır. Bilgisayarlarda hazırlanan ve büyük prodüksiyon istemeyen bu tür teknikler ilgi görecek bence. Yaptığımız, illüstrasyonların hareketi gibi bir şey.

ÖNCE GÖRSELE TAKILIYOR,  SONRA HİKAYEYE GİRİYORSUNUZ
- Filmdeki görsellik filmin konusunun önüne geçer mi sizce?
Onu düşünerek çektik bu filmi. Önce görsele takılıyorsunuz, sonra hikayeye giriyorsunuz. İzleyenlerin etkilendiğini biliyorum. Biz de yaparken gözlerimiz doldu. Film basit bir aşk hikayesi değil ya da 'bulmuş bir teknik, hiçbir şey anlatmamış' da değil! 

- Yola çıkarken aklınızda, bu teknikle bir hikaye anlatma fikri mi vardı; yoksa kafanızdaki hikayeyi çekeceğiniz tekniği bulmak mı vardı?
Farklı olmasını istiyordum, işin içinde renk, masal tadı olmadan yapamazdım. Animasyon da olsun ama yapılmamış olsun istedim. Senaryo sonra oluştu. 

- Kaç kare fotoğraf çekildi?
600-700 bin kare ardı ardına çekim yaptık. Oyuncular ağır oynadı. Puzzle parçalarını bir araya getirdik. Teknoloji ikinci filmime kolaylık sağlayacak.

KLİP İSTEDİLER ÇEKMEDİM
- Bu filmin Türk sineması için önemi nedir sizce?
Animasyon tarzı bir şey yapılmadı ki hiç. Daha önce uzun metrajlı İngilizce  film çekildi mi bilmiyorum. İngilizce evrensel bir dil. Bollywood, Hollywood'a İngilizce'yle girdi. Bizde koca aktörler, kendi sesleriyle konuşmuyor. Dünyada böyle bir aktörlük müessesi yok. Hollywood'a giderken 'yanımda
sesimi de getirebilir miyim' mi diyeceksiniz? 

- Tekniğinizin sinema tarihine nasıl bir katkısı olacak sizce?
Sinemanın roman tadı gibi bir şey olacak bu filmler. Daha fazla dil oluşacak sinemada. Bu teknikle uğraştığımı görenlerden klip teklifi aldım ama yapmadım. Çünkü en çok sinemaya yakıştırıyorum.

Siyasi mizah yapmaktan yoruldum
1990'larda SHOW TV'de ana haberlerin arkasından yayınlanan Plastip Show'u hazırlayan Cihat Hazardağlı, medyadaki sansürden dolayı sinemaya yöneldiğini, eskiden medya üzerinde bu kadar baskı olmadığını anlattı.

- Eğer Plastip Show devam ediyor olsaydı şu dönemin siyasi portreleri nasıl yansırdı şovunuza?
O tür işlerde baştaki lider, sizin başoyuncunuz oluyor. O günkü başbakan mizaha ne kadar done veriyorsa o kadar iyi oluyor yapılan iş. Şu anda da yapılsa, şüphesiz bir sürü done var. Ancak maalesef medya üzerinde müthiş bir baskı var. Televizyon ve gazetelerle yaptığım anlaşmalarım durduruldu. Baskıyı üzerimde hissetim, otosansüre de bir şey yapamazdım. Karikatürist mizah yapmazsa gidip şair olsun o zaman. 'Paramı alayım keyfime bakayım' bakış açısıyla çalışamam ben. 

- Başbakan'ın tavrı da mizaha karşı oldukça sert, sürekli davalar gündeme geliyor...
Penguen gibi mizah dergileri kahramanca dövüşüyorlar. Onlara büyük yaptırım uygulayamıyor. Avrupa Birliği yasaları vs. var ama büyük baskılar var. Bizim yaptığımız dönemde sansür yoktu. Yine de terbiye sınırımızı aşmazdık. Mizahta bir aile terbiyesi vardır. Babam da politikacıydı ve ona ne kadar mizah yapıyorsam işimde de o kadarını kullanıyordum. O yüzden de uzun yıllar sürdü ve unutulmadı. Ama artık başkalarının devam ettirmesini istiyorum. Çünkü yoruldum o işten.

EKİN TÜRKANTOS-ekin.turkantos@aksam.com.tr

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3