Utku Çakırözer utku.cakirozer@aksam.com.tr

kategori2

İsrail ile gerginliği Gül'ün ziyareti bitirir

Türkiye ile İsrail arasındaki diplomatik krizin sürmesi, iki tarafın stratejik çıkarlarına da zarar verme riskini beraberinde taşıyor. İlişkilerin bozulmasının en ağır faturası İsrail'e çıkacak. Çünkü İslam dünyasındaki tek güvenilir müttefiklerini kaybetmeleri söz konusu. Mısır'la diplomatik ilişkileri var. Ama resmi ilişkiler halklar arası yakınlaşmaya yetmiyor. İsrail vatandaşlarının ABD'den sonra rahatlıkla gidebildikleri ikinci ülke yıllardır hep Türkiye oldu.
İsrail kadar hayati olmasa da Ankara açısından da ilişkilerin sağlıklı zeminde sürmesi önem taşıyor. Özellikle de hükümetin yürütme iddiasında olduğu çok boyutlu barış diplomasisinin başarısı için kritik öneme haiz. Böyle bir dış politika yürütebilmenin temel koşulu, bu bölgede yer alan ya da bu bölgedeki gelişmeleri etkileme gücü olan tüm oyuncularla rahatça konuşabilme kabiliyetine sahip olmaktır. Bir tarafta ABD, AB ve Rusya, diğer yanda ise Suriye, İran, Suudi Arabistan ve Irak ile iyi ilişkiler içindeki Ankara'nın, İsrail ile konuşamaz duruma gelmesi bölgede soyunduğu yeni role uygun bir manzara sergilemiyor.
Tabii ki İsrail'in Gazze operasyonu sırasında yaşananlara Türk halkının ve onun temsilcisi Türk hükümetinin sessiz kalması beklenemez. Ancak bu tepkinin uluslararası kamuoyunda 'Türkiye rota değiştiriyor' şeklinde algılanacak bir hal alması İsrail ile ilişkilerden öte Türkiye'nin kendi çıkarları açısından sakıncalar içermektedir.
Her iki ülke Dışişleri Bakanlıkları teknokratlarının ve iki başkentteki büyükelçilerin yoğun çabalarına rağmen iki ülkedeki siyasetçilerin karşılıklı açıklamaları tansiyonun düşürülmesine yardımcı olmamaktadır. Nitekim dün de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürdü. İsrail tarafında da kabinenin bir bölümü Ankara'yı provoke eden açıklamalar yapmakta hiçbir sakınca görmüyor.  
Tel Aviv'e giden diplomasi muhabirimiz Mahmut Gürer heyecanla okunan dizisinde İsrail Ticaret, Sanayi ve Çalışma Bakanı Binjamin Ben-Eliezer'in kasım ayında Ankara'ya geleceğini duyurdu. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın masasında da İsrailli meslektaşından gelen bir davet mektubu yer alıyor. Bu olumlu sinyallere rağmen Ankara-Tel Aviv ilişkisinin yeniden rayına oturması için daha güçlü mesajlara ihtiyaç var.
Hükümet içinde bu rolü üstlenebilecek iki isimden biri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan diğeri ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu. Başbakan Erdoğan geçmişte İsrail'i ziyaret etti ve İsrail kamuoyu üzerinde oldukça etkili de oldu. Ancak Gazze operasyonu nedeniyle yaptığı sert açıklamaların ardından kendisinden bu dönem böyle bir adım beklemek gerçekçi olmaz.  
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun İsrail'e yapması planlanan ziyaret ise Hamas kontrolündeki Gazze'ye de geçme yönündeki talebi nedeniyle suya düştü. Bakan Davutoğlu'nun niyeti Kızılay tarafından yapılan faaliyetleri görmekle sınırlı olsa da İsrail tarafı bunun Hamas'ı cesaretlendirici anlam taşıyacağını düşünerek izin vermedi. Hem Davutoğlu'nun hem de İsrail tarafının pozisyonlarından vazgeçmesi de kısa vadede mümkün gözükmüyor.
Gelinen bu noktada, ilişkilerde yaşanan sarsıntının giderilmesinde en yapıcı rolü siyaset üstü noktada olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün oynayabileceği kanısındayız. Gül, ocak ayı başında İsrail'e yapacağı geziyi sağlık nedenleriyle ertelemek zorunda kalırken, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'e ziyareti kısa süre içinde yapacağı sözünü vermişti. İlişkilerin gergin olduğu bu dönemde Peres'in davetini yinelemesi, İsrail tarafının da ilişkilerin düzeltilmesi konusunda Çankaya Köşkü'ne güvendiği anlamını taşıyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Gül de bunun farkında. Gül, Slovakya'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiye'nin İsrail ile de diğer Müslüman ülkelerle de ilişkileri sağlam olacak ki barış sürecine katkısı devam etsin"  sözleriyle ilişkilerin korunmasının Türkiye'nin global rolü açısından taşıdığı önemi vurguladı.
Gerçekleşmesi durumunda Gül'ün İsrail ziyaretiyle Ankara-Tel Aviv ilişkileri, siyasetçilerin güncel değerlendirmelerinden kurtarılarak hak ettiği stratejik boyuta yeniden kavuşacaktır

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3