Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Mutsuzluk iyidir

Ben telefon mesaj kutusuna açılış cümlesi olarak 'Her gün aynıdır, konuşun' mesajı bırakan ve eğlenmek için Schopenhauer okuyan bir babanın oğluyum. İkimiz de insanlardan fazla hoşlanmayız ve fazla gülmek biz göre değildir. Çok mutlu olduğumuz da söylenemez, dünyada mutlu olunacak fazla bir şeyin olduğunu düşünmeyiz.
10 yaşımdan beri babamın intihar edeceğini ve hangi intihar yönteminin en kalitelisi olduğunu anlatmasını dinler dururum. İntihar düşüncesi nedeniyle zehirler üstüne bayağı bir uzmanlığı da oluşmuştur onun. Beni eğlendirmek için yatağının başucundaki çekmecenin içindeki birlikte alındığında insanı kısa sürede öldürecek ilaçları tek tek gösterir. Hangisinin nasıl ölüm getirdiğini ezbere bilir. Bu durum yaklaşık 40 yıl sürdü. Hayatımın çok enteresan geçtiğini söylemek mümkün bence.
Bu durumdaki bir genetik miras nedeniyle benim de çok mutlu ve gülümseyen bir insan olabilmem belki mümkün değildi ama Rana'nın da beni İgor adlı eşek çizgi film figürüne benzetmesine doğrusu biraz içerlemeye başladım. Bu İgor, surat ifadesi hiçbir zaman değişmeyen bir eşektir. Ekrana bakarsınız suratı anlamsız bir şekilde bakıyordur ve 'Ben şu an çok mutsuzum' diye konuşur.
Hemen biraz sonra tamamen aynı surat ifadesiyle size tekrar bakan İgor 'Şu anda çok mutluyum, içim çok coşkulu' der. Denildiğine göre benim surat ifadem de hiç değişmiyormuş. Ne zaman mutlu ne zaman hüzünlü olduğum artık surat ifademden anlaşılamıyormuş. Büyük bir kıyamet haberini de güzel bir haberi de aynı surat ifadesiyle dinliyormuşum. 'Sürekli hüzünlü olmamın kime ne sakıncası var ki' diye sorduğumda da bana kızılıyor nedense. Bu suratla poker oyuncusu olsaydım şimdi çok zengin bir insan da olurdum herhalde. 'Poker suratlı adam' tanımına yeni bir anlam veren insan olarak tarihe de geçerdim.
Babamla ben nihayet mutsuz olmanın da faydalı yanları olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz. Habere göre mutsuz olmak insanı daha dikkatli yapıyormuş. Hafızayı da güçlendiriyormuş. Babam ile benim daha dikkatli olduğumuz kesin. Çünkü içkilerimizi daima büyük ciddiyetle, mutsuz bir surat ifadesiyle de olsa her zaman  büyük dikkatle ve ölçülerimizi hiç sektirmeden daima aynı içki-buz veya içki-su oranlarını tutturarak hazırlıyoruz. Bu oranlarda yanlışlık yapılması babam için bir insanı öldürmeye teşebbüs nedenidir. Rivayete göre dedemin sadece teşebbüs düzeyinde kalmadığı ve bir keresinde bir adamı sadece içkisini doğru şekilde hazırlamadığı için boğarak öldürdüğü de aile içinde anlatılır. Yani anlayacağınız mutsuzluğumuzun bize verdiği dikkat çok da önemli bir fonksiyon hayatımızda.(En azından şu ana kadar babam beni hiç öldürmeye filan teşebbüs etmedi). İçkileri hazırlarken dikkatim hiç dağılmıyor. Üstelik şimdi anladığım kadarıyla içki hazırlama formüllerini artık unutmam da mümkün değil. Çünkü mutsuzluğumuz bizim hafızamızı da güçlendiriyormuş. Hayatımızın geri kalan bölümünde hep doğru hazırlamış içki içme avantajımız dışında onun kadar önemli olmasa da bir başka avantaj da sağlıyor bu bize. Mutsuz olduğumuzdan dolayı artık hafızamız hep güçlü kalacağından Alzheimer hastası olma riskimiz de pek kalmadı.
Oysa ben babamla girdiğimiz şu diyalog sonrasında onun hem tamamen delirip hem de aynı anda Alzheimer da olduğunu düşünmekteydim.
Hamit- Ankara'da kulağım çok ağrıyordu ama tedavi ettim.
Ben- (Van Gogh yöntemiyle tedavi uyguladığından korkarak iki kulağının da henüz kafasında olduğunu anladıktan sonra) nasıl tedavi uyguladın baba?
Hamit- Ağrıyan kulağıma biraz çişimden damlattım. Ağrı tamamen geçtiği gibi kulağımdan da çok miktarda kir çıktı.
Ben- Hmmmmmm. Enteresan bir yöntem.
Hamit- Bende 'Çişin Mucizesi' adında bir kitap var, vereyim de oku.
Ben- Başıma iş açma baba. Takıntılıyım, dipsomanim de var, abartabilirim meseleyi. Sonra okuyayım o kitabı.
Bu konuşma sonrasında biraz endişelenmiştim ama mutsuz insanlar ile ilgili haber geldikten sonra içim rahatladı. Meğerse babam ne delirmiş ne de Alzheimer olmuş. O konuşmamızı yaparken meğerse tamamen normalmiş.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3