Bugün Ankara’da yapılacak 9. Büyük Kongresi’nde Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye için nasıl bir vizyon ortaya koyacak?
Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin parti kurmaylarından edindiğimiz izlenim MHP’nin, zamanında yapılması halinde 2011, erkene alınması halinde ise gelecek yıl gerçekleşecek seçimde iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ne karşı ‘milliyetçi merkez parti’ haline gelerek alternatif olmayı kendisine hedef olarak belirlediği.
MHP Kongresi’nde ve sonrasındaki parti stratejilerinde şu unsurların ön plana çıkması beklenmeli:
Merkez Parti: MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural kongrede verilecek mesajların “Merkez dediğimiz, toplumsal uzlaşma, huzur, demokrasi arayan, milliyetçiliği özümsemiş kitlelerin beklentilerine cevap vereceği” inancını ifade ediyor.
Vitrin: Partinin bir başka yetkili ismi Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da merkez parti hedefine uygun biçimde parti vitrinin de toplumun tüm dinamikleri, değerleri ve farklılıklarını yansıtacak şekilde değişeceğinin altını çiziyor. “Milliyetçiliği ırk, soy, kan bağı olarak görmüyoruz” diyen Şandır’ın çizdiği çerçevede yönetime Kürt ve Alevi kökenli partililerin yanı sıra Hıristiyan azınlıklardan da isimler alınması gündemde. Gençler de parti üst yönetimi için teşvik edilecekler.
Birlik vurgusu: Bahçeli, hem kurultay konuşması hem de önümüzdeki dönemde Anadolu’da çıkacağı ‘Bin Yıllık Kardeşliği Yaşat’ mitinglerinde hükümetin ‘demokratik açılım’ projesine yüklenecek. İktidar partisinin başta Kürtler olmak üzere etnik ve dini cemaatlerin kimliklerini ön plana çıkaracak yaklaşımına karşı çıkan MHP, bunun yerine tek ortak Türk kimliğini ve toplumsal birliği savunacak. Genel Başkan Bahçeli’nin danışmanlığını da yapan Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Vedat Bilgin, yeni dönem stratejilerinin temelini oluşturan bu politika için şu açıklamayı yapıyor:
“Modern toplum etnik ya da dini cemaat kimliğinin değil bireyin ön plana çıktığı eşit yurttaşlar topluluğudur. Böyle bakınca ‘Türk’ kavramı etnik bir kavram değil, Türkiye’deki tüm etnik kimliklerin milletleşme sürecinde ortaya çıkan halidir. Türkiye’nin milliyetçiliği de ırkçı bir yapı değil Türkiye’de yaşamış var olan tüm değerleri bütünleştiren milliyetçiliktir. Etnik ayrımcılığa karşı entegrasyon gücü de budur.”
Sivil Demokrasi: Parti kurmaylarından aldığımız hava, MHP’nin bu kongreden sonra ‘demokrasi’ kelimesini çok daha sık kullanır hale geleceği. Şandır, “Demokrasimiz en az milliyetçiliğimiz kadar savunduğumuz bir değer olacak” diyor.
Yeni yaklaşımın teorik altyapısını yine Prof. Bilgin izah ediyor: “Cumhuriyetin kuruluş yıllarında devlet merkezli dikey siyasal ilişkiler yapısı vardı. Ancak aradan 86 yıl geçti, toplumsal yapı değişti. Artık toplum merkezli yatay siyasal ilişkiler var. Eskiden devleti ordu ya da örgütlenmiş gruplar temsil ederdi. Bu sistem 27 Mayıs’tan bu yana militarizm üretiyor. Yatay toplumsal siyasi ilişkiler ise militarizmi reddeder.”
Bundan, askerin siyasete hukuk dışı müdahaleleri konusunda Bahçeli tarafından 2007’den bu yana zaman zaman dile getirilen eleştirilerin de yeri geldikçe devam edeceği sonucu çıkarılabilir. Nitekim Şandır da bu konuyu “Ergenekon meselesinde biz CHP’den farklıyız” diye örneklendiriyor.
Slogan: Kongrede ön plana çıkacak sloganlar, ‘Var Ol Türkiye’, ‘Bin yıllık Kardeşlik’ ve ‘Sahipsiz, Çaresiz Değilsiniz’ olacak
Parti kurmaylarının değerlendirmelerinden anladığımız kadarıyla, MHP de 9.Kurultayı sonrasında Adalet ve Kalkınma Partisi’ne alternatif bir merkez parti konumuna oturma yönünde son günlerin popüler deyimiyle ‘açılım’ yapmaya hazırlanıyor.