Serdar Akinan

kategori2

Türkiye eksen değiştiriyor (mu?)

Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu’nun, İsrail’e karşı oluşturulan söylem ve tavır başta olmak üzere, dış politikamıza damgasını vuran “kişilikli duruş”u yüreklere su serpiyor.
Geçen bir grup meslektaşla yaptığı özel yayında dikkatle izledim Davutoğlu’nu... Tutarlı ve samimi duruş içeren imajı, tarihsel vurgularla da bezenerek, özgüveni tam bir retoriğe yaslanıyor.
Başarıyla çizdiği bu imaj izleyenin zihninde bir algı haritası oluşturuyor.
Algılarımızı şekillendiren; zihnimizde sahici ve güven inşa edici bir etkisi olan bu “inandırıcı” söylemin konjonktürel olduğunu düşünüyorum.
Gazze konusundaki duruş ilk bakışta bu milletin yüreğine su serpen mahiyette.
Masum sivilleri fosfor bombalarıyla öldüren bir zihniyete tabii ki karşı duracağız.
Gazze’de Müslümanları açlığa ve safalete mahkûm eden, bununla yetinmeyip katleden İsrail’e karşı durmak, direnişi desteklemek, gereken ve elden gelen neyse onu yapmak Türkiye’nin zorunluğudur.
Bu milli hasassiyeti bir devlet politikası haline getiren siyasetçileri de halkımız şüphesiz ki bağrına basar.
Ama bu haklı duruşu İsrail’e gösteren hükümetimizin Irak’ta bir milyon sivili öldüren Amerika ve İngiltere’ye karşı bir iki laf etmesini beklemek çok fazla şey mi istemek olur?
Susan samimiyet sınavından çakar.
Bu içeride, gören ve anlayan açısından, çok ciddi bir handikaptır.
Peki dışarıda durum ne?
İşte AKP açısından asıl sorun da burada saklı.
Konjonktürel dengeleri böyle okuyan (ötesinde dengelere karar vererek şekillendiren; kararlaştıran ve tavır alan) iktidar, söylem ve tutumlarıyla “umulan çizginin çok ötesine” baraj atışı yapmaya başladı.
Aldığım izlenim ve bilgiler o ki “Batı”lı bazı odaklar son dönemdeki bu çizgiyi gerçek anlamda bir “eksen kayması var mı?” endişesiyle okumaya başladı.
AKP iktidarına milletin verdiği desteğin “Kürt açılımı” nedeniyle çok ciddi şekilde eridiğini biz değil kendi araştırma şirketleri ifade ediyor.
Genel seçimleri bir yıl önce yaparak (Kasım 2010) oyları erimeden bir dönem daha tek başına iktidar hesapları yapan parti üst yönetimi güvenilir araştırma şirketlerinden gelen sonuçlar karşısında erken genel seçime gitmenin partiyi bir koalisyona mecbur kılacağını gördü.
Seçimlerin zamanında yapılması parti yönetimindeki genel hava...
Ancak bu yol da çok sıkıntılı.
Önlerindeki vadeye ve yola gömülü iki büyük handikap var.
Biri kürsel ekonomik kriz... Bu kez daha sert bir şekilde geliyor ve çarpışma uzakta değil, yakında...
İkincisi ise “Batı”nın verdiği destek zayıflayabilir.
Nedeni ise AKP elitinde nicedir kronikleşen ve artık bir siyasi körlüğe yol açtığını düşündüğüm özgüven patlaması.
Küresel bir ekonomik krizin asimetrik etkileriyle, böylesi körleştirici bir özgüvenle, varlığını tek başına idame etmek isteyecek bir iktidar memleketi çok daha totaliter bir yapıya savurabilir.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3