AKŞAM GAZETESİ | Sevim Gözay | 2009-11-11

kategori2

Fanatizm virüsü ve insanlık

Şunu baştan söyleyeyim de sapla saman ayrılsın; Fanatizmin her türlüsüne karşıyım. Benimle aynı görüşte olup olmaması hiç fark etmez. Fanatizm, bir adamın kanına girebilecek en karanlık, en tehlikeli virüstür. Sözlük anlamı neymiş bakalım hemen; FANATİZM: Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, taassup, bağnazlık (TDK).
Nereden icap etti bu giriş anlatayım: Son yazımda Ercan Saatçi’nin başına gelenlerden söz etmiştim. “Başına gelenler” demem boş yere değil, fanatikler her ne kadar anlamazlık etse de, “ses ve görüntü kayıtları art niyetle saklanmış ve sinsice medyaya servis edilmiş” bir adamın başına gelenlerden söz ediyoruz. Bu “gerçek”ten başka her şeye aklı erenler (!) birbiriyle yarışırcasına küfür dolu e-mesajlarını, posta kutuma boca etti günlerdir. Hırsını alamayanlar azılı tehditler savurarak hücum etti. Arsız bölümleri “bip”leyerek bir kısmına cevap vereyim, “fanatik” de bir insan neticede...
GALATASARAY TÜRKİYE MİDİR?
Bir bayan olarak, kaç kere küfre maruz kaldınız? Sanırım hiç. Yoksa bu küfürleri mizah olarak adlandırmazdınız. Değil mi? Bilmem şu tabiri hiç duydunuz mu ‘’GALATASARAY TÜRKİYEDİR’’ ve kimse Galatasaray’a küfür edemez. (Burak A.)
Şu üç günde maruz kaldığım küfür, sayılı köşe yazarına nasip olmuştur, o kadarını söyleyeyim. “Galatasaray Türkiye’dir” tabirini sizden duyuyorum ve ne alaka diyorum. Uydurmasyon fikirlerle tabu yaratma faaliyetleri, fanatizmin en güzide nimetlerindendir diyor, bir an önce sağlığınıza kavuşmanızı diliyorum.
ÇARŞI DEĞİL KARŞI
Galatasaray’ımı Saatçi pisliği ile aynı fikri savunan kim varsa kim olursa olsun karşısındayız. Karşısındayız dediysem biz Çarşı değiliz sözle değil özümüzle UltrAslan’ız. Biz senin dediğin gibi Galatasaray’lı değiliz, biz Galatasaray’ız. Yapılan aşağılık küfür bize edilmiştir, milyonlarca kişi bunu izlemiştir. Kim bunun avukatlığını yapıyor ise aşağılıktır. (İlker A.)
Sen anlamak istemesen de, edilen küfrü milyonların izlemesinin sebebi; o kayıtların medyaya art niyetle, sinsice sızdırılmış olmasıdır. Ercan Saatçi eğer çıkıp, yayında, kameraya (seyirciye) karşı bu lafları etmiş olsaydı kimse çıkıp “Ne var ki bunda?” demezdi. Kendinizi Galatasaray’ın yerine koymak yerine kimliğinize odaklanırsanız daha sıhhatli bir bakış açısına kavuşacaksınız. Eminim.
KÜFÜR AŞIĞI OLMAK?
Öncelikle küfür aşığı olduğunuzu büyük şaşkınlıkla okudum. Neymiş? Futbolda küfür olurmuş, hatta normalmiş, sizin yazınızı biraz zorlasak küfür gerekli bir şeye kadar gider bu. Hele ki bir bayanın bunu yazması insanı dehşete sürüklemekten başka bir şey değil. Bir yere gelmek isteyen hemen şovmenliğe başvurup gündeme gelmeye çalışıyor. (Burak P.)
İnsanı asıl dehşete sürükleyen, “Futbol dediğin küfür ettirir adama” cümlesinden yola çıkarak, “küfür aşığı” olduğum sonucuna varmanız. Pardon, sanırım ayrı gezegenlerde yaşayan ayrı türde canlılarız. Bizim buralarda, her maçta bir stadyum dolusu adamın sesi kısılıyor küfür etmekten. Sizin oralarda olup bitenden haberim yok. Ama okuma yazma, okuduğunu anlama konusunda biraz daha gelişmeniz gerektiği ortada.
ON BİN DOLARLIK KAMERA!
Ercan Saatçi’nin Galatasaray camiasını hedef alan geçmişini hiç incelememişsiniz. Maalesef Türkiye’de sizin gibi her konuda fikri olan ama bilgisi olmayan çok insan var. Ve maalesef önemli gazetelerin köşe yazarlığını da yapabiliyorlar gördüğümüz gibi. Küfür herkes tarafından edilmektedir, ancak yeri ve zamanı çok önemlidir. Küfrü, (10,000 dolarlık kameralar kayıttayken) mahrem diye meşrulaştırmak sizi de bu konuda taraf yapar. Ve küfre de mizah olarak bakmak sizi cahil yapar. (Tuncay B.)
Bir sen anladın ama sen de yanlış anladın, Tuncay kardeş. On bin dolarlık kameraya duyduğun saygının yarısını, sevsen de sevmesen de herkesin mahremiyetine duymak zorundasın. Bu tutum, hem senin, hem de hepimizin özlük haklarını koruyacak yegâne kalkan çünkü. 200 liralık cep telefonları da aynı işleri pekala görüyor aklında bulunsun. Ercan Saatçi’nin geçmişini araştırmaya gerek yok bu tehditi algılamak ve karşı çıkmak için.  
HHH
İçeriğin “küfür” olması hiçbir şey değiştirmez. Burada sorun olan, kişisel hakların ihlali... Kamera, fotoğraf makinesi ya da telefon fark etmez, istenmeyen kayıtlarla doludur “dünya kayıt tarihi”. İyi niyet eksikliği ise, herhangi birini “kullanışlı” hale getirmeye yeter. Ona buna “güzel konuşma” dersi verenler de dahil, kimsenin başına ne zaman ne geleceği belli değil. Koskoca bir BBG Evi oldu dünya, esas tehlike bu. Fanatizme boş verin de bunları düşünün biraz. Hadi baş baş.