AKŞAM

Savaş sonrası etnik ve dini ayrışma arttı

Giriş
SavaŞIn bitiminin ardından 14 yıl sonra gittiğimiz Bosna-Hersek Devleti'nin başkenti Saraybosna, halen savaşın izlerini taşıyor. Pek çok binanın dışı yenilenmiş olsa bile evlerin duvarlarındaki kurşun izleri unutulmaya çalışılan geçmişi ele veriyor. Bosna-Hersek'İn durumunu fotoğrafladığımız dizimizin ikinci gününde Bosna-Hersek Federasyonu Başbakanı Mustafa Mujezinovic'in ve Saraybosna'nın çoğunluğunu oluşturan Boşnak halkının görüşlerine kulak vereceğiz. Hemen belirtelim ki, Saraybosna, kurucu halk olan Hırvat, Sırp ve Boşnakların en çok kaynaştığı şehir. Savaşın acılarını halen taşıyan halk, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve sosyal bunalımdan bir hayli endişeli. Hırvatistan'ın Hırvatlara, Sırbistan'ın Sırplara sahip çıktığı coğrafyada kendilerini 'savaşın sahipsiz kurbanları' olarak tanımlayan Boşnaklar, ülkenin dağılması ihtimalini düşünmek dahi istemiyor.

Bosna-Hersek devletinin iki entitesinden (özerk bölge) biri olan Bosna-Hersek Federasyonu'nun Başbakanı Mustafa Mujezinovic ile Türkiye'nin Saraybosna'da görev yapan Büyükelçisi Vefahan Ocak'ın verdiği 29 Ekim resepsiyonu sırasında görüştük. Dayton sonrası oluşturulan iki ayrı entite nedeniyle insanların iyice uzaklaştığını anlatan Mujezinovic, 'Ben gerçekten bu ülkede gelecekte ne olacağı konusunda endişeliyim' dedi.

Mujezinovic Akşam'a şu değerlendirmeleri yaptı: 

- Bugün Bosna Hersek'te tehlike çanları çalıyor gibi görünüyor Bosnalı Sırpların daha fazla otonomi ve ayrılma nedeniyle. Böyle bir ihtimal var mı sizce?
Zorlu bir dönemde geçiyoruz, bu doğru. Ama tarihteki gerçeklik dikkate alındığı zaman, dağılma Bosna-Hersek için imkansız bir çözüm. Biz, tarih boyunca bu sınırlar içerisinde var olduk, bundan sonra da bu, böyle olacak. Bu dediğinizi kabul edemeyiz. 

- Siz, Bosnalı Sırpların bu sistemde yaşamak istediği görüşünde misiniz?
Bosna'da siyasi süreç henüz tamamlanmadı, bu yüzden önümüzde biraz puslu bir tablo var. Dayton'un yarattığı ve içinden sınırlar geçen ülke ve entitelerin geleceği yıllar içinde şeklini bulacak. Bosna'da kimse kazanmıyor, bunu anlamak lazım. Herkesin geçmişe ve geleceğe ilişkin farklı fikirleri var. Bu nedenle bu kadar çok uzlaşmazlık yaşıyoruz. 

- Entitelerin veto hakkı devletin işlemesini engelliyor mu?
Bu burada büyük bir problem çünkü her zaman yanlış kullanılıyor. Bir taraf veto edince, sistem kilitlenip kalıyor. Bu da genelde Sırp tarafı. Ama bir taraf güçlü devlet için mücadele ederken, diğer taraf güçlü entite istiyor. Eğer ülkede yüksek temsilcinin otoritesi olmasa, süreç tamamen tıkanıp kalacak.

YENİ NESİLLER BİRBİRİNİ TANIMADAN BÜYÜYOR
- Savaş sonrası etnik ve dini ayrışma arttı mı?
Bir anlamda evet. Çünkü tüm yaşanan vahşetten sonra, insanlara orada hiçbir şey olmadı diyemezsiniz. Yaşanan acılar insanların dine ve etnik kimliklerine daha sıkı sarılmalarına yol açtı. Ama her ne olursa olsun, Bosna-Hersek çatısı altında bir arada yaşamak zorundayız. Bunu herkesin böyle görmesi lazım.  

- Bu ayrışmanın artmasının nedeni nedir?
 Etnik ayrışmanın artmasında savaş suçlularının payı büyük olduğunu düşünüyorum. Çoğu mahkemeye çıkarılsa da, hala aramızda savaşta suç işlemiş ve bir gün tanınma korkusu ile yaşayan insanlar var ve onlar ayrılığı derinleştirmeye çabalıyor insanlar kaynaşmasın diye. Çünkü kaynaşırsa, kendileri geçmişte yaptıklarının hesabını vermek zorunda kalacak. Ülkenin her iki tarafında da radikal milliyetçi partiler seçim kazandı. Her iki tarafta da, 'Sizi ve çıkarlarınızı koruyacağız' söylemi prim yapıyor. Kime karşı koruyorsunuz? Diğer etnik gruplara. Bu da etnik kimliğin ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor.

GELECEKTEN KAYGILIYIM
- Sizce bu ülkede insanlar gerçekten bir arada yaşamak istiyor mu? Yoksa bir arada yaşamaya mı zorlanıyorlar?
Beraber yaşamak dışında bir alternatifleri yok. Ülke nüfusunun zaten yüzde 20'si karışık. Kimi nasıl ayıracağız? Onlar beraber yaşamak ister. Ama savaş sonrası yetişen yeni nesil bu konuda son derece radikal. Özellikle küçük şehirlerde yaşayanların birbirleriyle hiç yaşam tecrübesi olmadığı için, birbirleri ile daha az kaynaşıyorlar. Bu nedenle de, birbirlerini tanımadan büyüyorlar. Ben gerçekten bu ülkede gelecekte ne olacağı konusunda endişeliyim. Bu toplumsal kutuplaşma. Hem de birbirleriyle hiçbir zaman, gerçekten iç içe yaşamamış ve hiç sorunla karşılaşmamış olmalarına rağmen. 

- Yeni nesil neden böyle oldu?
Çünkü çoğu yerde, Müslüman, Katolik ve Ortodokslar veya Boşnak, Hırvat ve Sırplar ayrı okullara gidiyorlar, farklı tarih eğitimi alıyorlar. Biliyorsunuz, uluslararası toplumun kararı
gereği, savaşta ne olduğu okullardaki literatürde yok. Herkes ailesinden bir şeyler öğreniyor. Kutuplaşmayı önlemek için bu karar alınmıştı, ama yine de önleyebildiğini söylemek zor. 

- Aslında savaş sonrası toplum daha fazla mı bölündü?
Özellikle küçük yerleşim yerlerinde evet.

Türklerin bize borcu var
Saraybosna'da konuştuğumuz herkes bize hikayenin farklı açılarını sunsa da, halk, ülkede etnik ve dini milliyetçiliğin artmasından çok rahatsız. Savaşın ardından çekilen iç sınır, halkları birbirinden iyice ayrıştırmış durumda. Savaşı yaşayan nesil, öfkesiyle yaşamaya devam ederken, birbirini pek tanıma şansı bulamadan yetişen genç nesil de anne-babalarının öfkeleri üzerinden hayata bakıyor. Saraybosna sokaklarından, ülkenin dünü bugünü ve geleceğine dair değerlendirmeler şöyle:

Boşnak Seyyad: Sırpların Kosova kompleksi var
Savaş sonrasında kurulan Savaş Suçları Mahkemesi'nde çalışan ve güvenliği gerekçesiyle bize soyadını vermek istemeyen Boşnak Seyyad, Sırp tarafının her türlü simgeyi insanları aşağılamak için kullandığını belirterek, 'Bosna-Hersek takımının futbol maçını sadece Türkiye'ye karşı oynarsa izleyeceklerini söylüyorlar. Basit bir maçı bile siyasetin temel konusu yapıyorlar. Bosna-Hersek bugün iki başlı at gibi' dedi. Seyyad, Sırpların bağımsızlık ve Büyük Sırbistan hayallerini şu sözlerle açıklıyor: 'Bosnalı Sırpların Kosova kompleksi var. Orada aldıkları yenilgiyi bir türlü hazmedemediler. Bizi de Türk gördükleri için, kötü davranıyorlar.'

Bamsudim Music:  Tecavüz ve soykırımla devlet kurulamaz
Kendİsİnİ bir Boşnak kahvesinde yakaladığımız Boşnak Mimar Bamsudim Music (57) 'Bizi ortadan kaldırmaya çalıştıkları için, savaştan sonra Hırvat ve Sırplarla ilişkilerimiz kesildi. Dayton kanı durdurdu ama bir devlet yaratamadı. Ülkede onlarca hükümet, milletvekili ve bakan var. Böyle kalamayız. Uluslararası toplumun buradaki sorumluluğu henüz bitmedi' diyor. 'Bosna-Hersek'te demokrasi değil, sadece milliyetçilik var' diyen Music, 'Dünya tecavüz ve soykırım sonucu yeni bir devletin kurularak, Bosna-Hersek'in bölünmesine izin verebilir mi? Verilmemeli. Biz gelecekte ne olacağız, bilmiyoruz. Bizler soykırım kurbanlarıyız. Nasıl ki biz Osmanlı çökerken sizin için savaştıysak, şimdi de sizin, yani Türklerin bize karşı sorumluluğu var. Bu bir nevi borç. Bize burada sizden gördükleri için de bu kadar ezdiler' sözleri ile Türkiye'ye mesaj yolluyor. 

Tokic Mahir: Avrupa ölmemizi izledi
Bosna-Hersek'te geçmişte olanlar konusunda bir hayli öfkeli olan Doktor  Tokiç Mahir (55) 'Sırplar ve Hırvatlar bizi kökten temizlemek istedi. Avrupa her şeyi görüyordu ama 4 yıl boyunca öldürülmemizi beklediler. Bize ne yaptıklarını asla unutamam ama bu ülke hepimizin' diyor. Sırpların savaş tellallığı yapması ile ilgili ise gülerek, 'Eğer yeni bir savaş başlatacak olurlarsa, bu kez biz onları (Sırpları) bitireceğiz. Bizim korkmadığımızı biliyorlar' diyor.

Hadji Gani: İki devletle olmaz
SavaŞta eşini, kuzeni ve çok sayıda akrabasını kaybetmiş olan Boşnak Hadji Gani (78), 'Bu ülkede devlet içinde 3 devlet var, geleceğimiz oldukça karanlık. Sırp tarafının hedefi ne savaş öncesi ne de şimdi değişmedi: Boşnakları tümüyle bu topraklardan temizlemek. Bir ülke içinde 2 ayrı devlet olduğu sürece beraber yaşayamayız' görüşünde.

BOŞNAK ÇİFTE SIRP NİKAH ŞAHİDİ
Saraybosna'nIn yeni nesli ise, savaşı yaşayanlara göre daha ılımlı bir tonda yanıt veriyor. Bunlar arasında en çarpıcı olanı, evlenmek üzere olan iki Müslüman Boşnak çiftin, nikah şahidi olarak kendilerine Bosnalı bir Sırp'ı seçmesiydi. Aralık ayında evlenecek olan Kenan Hasanagic (29) ve Berina Abaz (26)'ı akrabaları Sırplar tarafından öldürülmüş ama onlar, 'Bu olanları tüm Sırplara genellememek gerek. Onların da iyileri ve kötüleri var' diyor.

Yarın
Üç kişiden oluşan Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin Sırp üyesi Nebojsa Radmanoviç ve Sırp Cumhuriyeti'nin merkezi Banya Luka'da yaşayan Bosnalı Sırpların görüşleri.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3