AKŞAM GAZETESİ | CUMARTESI | 14 KASIM 2009, CUMARTESİ

Aşk, ayrılık ve bunun gibi tüm diğer şeyler

Mizah ve metin yazarı Burak Akkul'un ilk kitabı 'Türkçe Aşk Laçkadır' Epsilon Yayınevi'nden çıktı. Yaşadığı 9 ilişkiden tek bir kadın tipi oluşturan ve kadınlara dair tespitlerini esprili bir dille anlatan Akkul, "Kadınlarla oyun olmaz, en fazla PlaySatation oynarım, o da erkek arkadaşımla" diyor.

ask 

Burak Akkul, Penguen ve Nokta dergilerinde mizah yazarlığı yapmış ve 19 yıldır da televizyonun mutfağında mizah yazarı ve editör olarak çalışıyor. Yazı işiyle ilgili olsa da şimdiye kadar kitap işine hiç bulaşmamış, bugüne kadar kendine hep "metin yazarı" demiş... Ta ki yaşadığı bir ayrılık sonrası Ahmet Altan'ın 'Kristal Denizaltı' isimli kitabını tekrar keşfedene kadar... Eski kız arkadaşlarına gönderdiği cep telefonu mesajlarından şiirlere kadınlar için yazdığı her şeyi tekrar açıp okumuş. Hayatında yer alan kadınları tek bir kadın vücudunda toplayıp 'Türkçe Aşk Laçkadır'ı yazmış; yani o güne kadar ona hep kitap yazmasını öğütleyen arkadaşlarının söylediğini, kitap yazmaya değecek bir konu bulduğuna inandığı anda hayata geçirmiş! 4 ay süren yazın sürecinin sonunda kitabı Epsilon Yayınevi'nden basılmış ve İstanbul Kitap Fuarı'nda da okurlarıyla buluşmuş!     
"Televizyon alışkanlığı; pratik zeka kitap yazmakta da yararlı ama yine aynı alışkanlıktan şimdi, hemen sonuç bekliyorum. Tabii kafa reyting durumuna göre işliyor" diyor. Kitapta mizahi bir açıdan anlattığı kadın ve erkek ilişkilerinde; iki cinsin farklı olduğunu, ortak yolu bulmalarının da pek mümkün olmadığı sonucuna varan Akkul; "Kadınla oyun olmaz, oyun oynayacaksam da bir erkekle PlayStation oynarım" diyor!Akkul'la bir mizahçının kıvrak zekası ve oynak kalemiyle, kadın-erkek ilişkilerine göz atıyoruz...

HERKES GİBİ İLİŞKİLER YAŞADIM

Mizah yazarlığı yaparken nereden bulaştınız kadın-erkek ilişkilerini yazmaya?
Son derece samimi bir paylaşım durumu bu. Lise sıralarında bile harçlığımı mizahla kazanıyordum, mizahın çarpıtma olduğuna inanıyorum. Keyfimi kaçıran, doğru bulmadığım bir olayı uçlara çekerek eleştirdim hep. Ama hep ahlaklı oldum; bana hep "çok edepli kızıyorsun" dediler. Ben de herkes gibi ilişkiler yaşadım. Bu kitap bir kişiye yazılmış bir kitap değil; bir adamın bıçağın kemiğe dayandığı ve son 7-8 ilişkiyi kafasında yer ettiği şekilde anlattığı bir kitap.

Arka kapakta Erdil Yaşaroğlu ve Metin Uca gibi isimlerle birlikte "Allah belanı versin!" diyen Merve isimli kişinin yorumu var, kim bu Merve?
Kitapta örnek verdiğim sevgililerden biri; okuyup, eleştirisini yapmış o da!

Hayatınızı karartan kadınlar listeniz var mı peki?
Bu kitapta yaşanan ilişkilerdeki yaraların sığlıkları, derinlikleri bazen birbirine karışıyor. Hani Photoshop programında ideal kadın tipi yaratırsınız ya; Julia Roberts'ın burnu, Angelina Jolie'nin dudakları, Megan Fox'un gözleri... Bu kitaptaki kadın da böyle; birinin kaprisi, birinin aşırı talepkârlığı, birinin sertliği.

Ama hiç mi iyi yönleri yok kadınların?
Bunu utana sıkıla kitabın sonunda bir sayfa olarak geçtim, 'bunlar da mizah yazamadıklarım' diyerek. Onu yazmak bu kitabın işi değildi. Samimi bir isyan kitabı oldu, bu haliyle komik geldi.

HAYATIM ROMANTİK KOMEDİ GİBİ

Siz ne zaman kadın ve erkeğin farklı olduğunun ayrımına vardınız?
Üniversite çağlarında hayat gibi duygular da özgürlüğünü kazanıyor. Bu farkı, o dönemde yaşadığım ilişkiler öğretti bana. Bu soruyla hayatım bir film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor şimdi! Benim hayatım romantik komedi gibi, erotik değil.

Flörtöz değil misiniz yani?
Duygusal bir adamım, oğlak burcu lanet bir erkeğim! Burçlara çok inanmam ama kadınlar "Oğlak burcu ile çok anlaşırız" der. Sevgililik durumunda böyle olmaz işte, olmuyor, ben öyle gördüm.

Önsözde; bir daha asla bir kadının isteklerini yerine getirmeyeceğinize söz vermişsiniz...
Bu, tamamen duygusal olarak yazılmış bir giriş değil; teknik olarak toparlanmış bir önsöz! Kitabı çok iyi anlatmak gerek; ister şov yaparak, ister uygun bir teknikle. Çok duygusal bir şekilde yola çıksam belki okuyucuyu yakalayamayabilirdim, televizyon alışkanlığı işte adım adım reytinge gitmeye çalıştım!

ERKEK VE KADIN FARKLI İŞTE!
İlişki cadılığı yapmak pek erkeklerin işi değildir... Siz şimdi 'ilişki cadısı' mı oldunuz?
Ama böyle olsun diye yapmadım. Ben hayatta tanıdığım; egolardan, maskelerden en iyi sıyrılmış adamım. Yaşadıklarını yazmaktan niye utanacaksın?

Bu kadar açık sözlüsüzünüz, maskem yok diyorsunuz, ayrıca 'mizah' yanınız ağır basıyor. İşte tam bir potansiyel sevgili adayı! Peki, kadınlarla neden 'olmuyor'?
Burada devreye biraz beyin hücreleri, DNA'lar giriyor herhalde. Bu gerçekten fiziksel bir fark. Kadının beyninde saklama, planlar yapma var. Kadın ne kadar kendini eğitirse eğitsin fiziksel olarak böyle bir defosu olduğunu düşünüyorum.

Kadınlar üzerinize çullanacak...
Biliyorum ama yalan değil ki! Çok samimi kadın arkadaşlarım "Allah kahretsin çok doğru" dediler.

Peki, ya erkeklerin hataları...
Erkekler çok çocuk! Sorun çıkmasını istemiyorlar. Bu bana da bazen biraz fazla geliyor, hayat bu kadar da tozpembe değil ki kardeşim! Hayatta bazı sıkıntıların üzerine gitmekten kaçıyoruz; et yemek, bira içmek, maç izlemek gibi şeylere sığınıyoruz. Fazla hafife alıyoruz hayatı.

EVLİLİK BİR SİDİK YARIŞI

Erkek ve kadının aynı olması beklenemez de ilişkide ortak bir nokta tutturmak yeterli olmaz mı?
Ortak bir nokta tutturmak için iki tarafında erkek ya da iki tarafında kadın olması gerek! İki farklı cinsse ortada buluşmak diye bir şey söz konusu değil; ayrı kulvarlarda yüzüyorsun ve ortada duba var! Arkadaşlık ortadan kalınca başka planlar giriyor işin içine. Evlilikteyse iyice sidik yarışı haline geliyor hayat. Tecrübem yok ama arkadaşlarımdan biliyorum...

Bir ilişkide ortada hep bir kurban oluyor mu?
Bitmesine önce karar veren, içinde bir şeylerin bitiğini dışa vuran bir taraf olur ve o taraf acıyı hep daha fazla hisseder. Bu da genelde erkek tarafı olur.

Peki, bir erkek ne ister; aşk, huzur, salt seks...
Ben, "Burak ne ister"in cevabını verebilirim. Kitapta genel anlamda kadınlardan bahsettim çünkü 9 tane kadın tanıdım. Erkekler hayata biraz daha sorunsuz, esnek bakmak ister. Hatta bazen bunu biraz fazla, sinir bozucu derede ister. Ama çok az kadın tanıdım ki hayatı huzurla algılıyor olsun. Biz birbirimizi sevelim ortak bir hayata başlayalım gerisine birlikte karar veririz derken, kadınlar hep planlar yapmaya, tedbirler almaya başlar.

SELİN ÖZAVCI