AKŞAM | SIYASET | 19 KASIM 2009, PERŞEMBE
Baykal, partisinin MYK toplantısında da Onur Öymen'e sahip çıktı ve noktayı koydu: Alevilerle CHP'nin arasını açmak istiyorlar. Bütün bunların arkasında 'karargahın' etkisi ne kadardır bilmiyorum. Öymen üzerinden CHP'yi linç kampanyası yürütülüyor. Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını saygıyla karşılıyoruz

CHP'de Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'in 10 Kasım'da demokratik açılım görüşmelerinde yaptığı konuşmada verdiği Dersim örneği ile başlayan kriz dün itibarıyla buzdolabına kaldırıldı. Öymen'i 'gereğini yapmalı' diyerek istifaya çağıran partinin etkin isimlerinden Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, adeta çektiği 'kılıcı' yeniden kınına sokarak, 'Benim açımdan bu iş bitmiştir' açıklaması yaptı. Genel Başkan Deniz Baykal'ın başkanlığında toplanan MYK'da ise
tartışma gündeme geldi ancak kimse Öymen'in istifasını talep etmedi. Baykal tartışmaların partiyi yıpratmaya başladığını vurgulayarak, 'CHP'nin linç edilmesine izin vermeyiz' mesajı vererek noktayı koydu.
GRUBA NİYE GELMEDİM
Baykal'ın Öymen'e sahip çıkmasından sonra ne yapacağı merakla beklenen Kılıçdaroğlu AKŞAM'a yaptığı değerlendirmede, 'Benim açımdan artık o iş bitti. Bizim misyonumuz partiyi zayıflatmak değil, güçlendirmektir' dedi. Kılıçdaroğlu, önceki gün yapılan grup toplantısına katılmaması ile ilgili olarak da, 'Annemi kaybettiğim için Tunceli'deydim. Cenaze işlemleri ve ziyaretler beni çok yordu. O kadar yorulmuşum ki, grup toplantısına katılamadım. Evimde bir süre dinlendim. Katılmamam tepkiden değil, yorgunluktan' diye konuştu.
İSTİFA YOK, SARIGÜL'E GİTMEM
Kılıçdaroğlu, tartışma sürecinde kulislerde dile getirilen 'CHP'den ayrılabilir, Mustafa Sarıgül'ün başını çektiği oluşuma gidebilir' iddialarını da kesin bir dille yalanladı, 'Görevimin başındayım, CHP'den ayrılmam asla söz konusu olamaz' dedi.
Kemal Bey kendisini ateşin içinde buldu
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İtalya Cumhurbaşkanı Napolitano ile büyükelçilikte görüşmesinden çıkışta, basın mensuplarının 'Öymen konusunda ne yapacaksınız' sorularına 'Siz hala orada mısınız' diye yanıt verdi. Baykal, MYK toplantısında ise şu mesajları verdi:
AKLIMIZDAN GEÇİRMEYİZ: Onur Bey'in talihsiz benzetmesi sonucu tepkiler ortaya çıktı. Öymen'in sözleri, 1925'te Şeyh Sait isyanı çıktığında başvurulan; Dersim'de uygulanan yöntemin bugün PKK'ya da uygulanmasını önerdi gibi yansıtıldı. Oysa hiçbir CHP'li yönetici böyle bir şeyi aklından bile geçirmez.
TEPKİLERE SAYGILIYIZ: Alevi ve Kürt vatandaşları bu açıklamadan haklı olarak rahatsız oldular. Tepkilerini dile getirdiler. Bu tepkilerin tümünü saygı ile karşılıyoruz. Öymen yanlış anlaşılmıştır. Zaten özür diledi. CHP dışında bundan medet umanlar bu olayı başka amaçlar için kullanmak istiyorlar: Aleviler ile CHP'nin arasını açmak istiyorlar. Alevi ve Kürt vatandaşlarımız bu tertiplere düşmemeli. Bütün bunların arkasında 'karargahın' etkisi ne kadardır bilmiyorum. Olay Öymen üzerinden CHP'yi linç kampanyasına dönüştürülmeye çalışılıyor. Aleviler bizim doğal tabanımız. Onları kırmak aklımızdan asla geçmez.
DERSİM ÇOK TRAJİK: Dersim olayı insanlık tarihinin en trajik olayı. Birileri rant elde edecek diye kaşımanın, o insanları daha fazla üzmenin anlamı yok.
KILIÇDAROĞLU'NA SAYGI: Kılıçdaroğlu'nun açıklamasını saygıyla karşıladık. Annesinin de vefatı nedeniyle gittiği Tunceli'de kendisini bir anda bir ateş topunun içinde buldu.
DONAT 6 YIL ÖNCE YAZMIŞTI
BAYKAL, 11 Temmuz 2003'te Sabah'ta yayımlanan Yavuz Donat'ın köşesini aktardı: 'Sayın Donat yazısında, 'AKP kendisine rakip olan siyasi partilere karşı eylem hazırlığı amacıyla Meclis'e yürüme mesafesinde olan bu örgütü oluşturdu' diyor. Sonra da ekliyor: 'Bu örgütün çalışmaları belli bir noktaya geldikten sonra iki ayrı düğmeye basılacak. Bazı kişiler doğrudan yargıya gönderilecek. Bazı kişilerle ilgili olarak da Yüce Divan kapısının aralanması için TBMM'ye başvuru süreci işletilecek.' Sayın Donat'ın o gün söyledikleri adım adım uygulandı. 2004 yerel seçimleri öncesinde benim ve ailem hakkında yurtdışında hesabımız bulunduğuna ilişkin sahte belge hazırlanmış ve bu belge basına sızdırıldı. Benim hakkımdaki iddialarla birlikte bugün yaşanan Ergenekon ve TSK belgelerinin bu örgüt karargahında üretildiği anlaşılmıştır. Telefon dinleme olayları da bizzat bu örgüt tarafından yapılıyor. Başbakan bilgisi dahilinde ve yönlendiriliyor. Yargı ve TSK da bunları sindiremediği için bu karargah tarafından bunlara saldırılıyor. Arkasında dış güçler de vardır.'
A. Rezzak ORAL / ANKARA
CHP geleneğinde kırılma: Eleştirileri Atatürk'e yönlendirmek...
Türkiye'de demokrasinin engellerinden biri manevi hayatı nasıl yaşadığımızla ilgilidir...