AKŞAM GAZETESİ | GUNCEL | 20 KASIM 2009, CUMA

Peki ama neden?

Cinayete babanın da katıldığı iddiası şok etkisi yarattı. Münevver günlüğünde 'Cem'in sırlarını öğrendim' demiş, babası genç kızın bu yüzden öldürüldüğünü savunmuştu. Peki o sır neydi, cinayet neden işlendi?
Türkiye'nin aylardır konuştuğu

cem_410

Münevver Karabulut cinayetinde, savcı Faruk Yılmaz Erşen'in hazırladığı iddianamede yer alan detaylar tüyler ürpertti. İddianameye göre bugüne kadar sadece Cem'i sakladığı konuşulan Mehmet Nida Garipoğlu da cinayete iştirak etmişti. Münevver planlı bir şekilde öldürülmüştü. İddianame akıllara Münevver'in günlüğünde yer alanları getirdi. Genç kız, 'Her şeyini bana anlattı. Cem'in sırlarını öğrendim' yazmıştı. Babası Süreyya Karabulut ise 'Kızım Garipoğlu Ailesi'nin önemli bir sırrını öğrendi. Cem cinayeti tek başına işlemedi. Bu cinayetin içinde birden fazla Garipoğlu var' demişti. Şimdi, bu sırrın ne olduğu merak konusu.

KİMSE İNANMADI
AKŞAM'a konuşan Süreyya Karabulut şu iddialarda bulundu: 'Daha ilk günlerde bunu söylüyordum, 'Bu adam kafayı yemiş' diyorlardı. Bir dedektif gibi bu işin üzerine gittim. Günlükleri okudum, arkadaşlarıyla konuştum. Kızım Garipoğlu Ailesi'nin önemli bir sırrını öğrenmişti. Kızımı bu sırrı çevresiyle paylaşmasından korktuğu için öldürdüler. Cinnet dedikleri şey senaryonun parçasıydı.

'KESİN İKİ KİŞİLERDİ'
Münevver'in iki kişi tarafından öldürüldüğünün kesinleştiğini söyleyen baba Karabulut, 'Hep bunu söyledim. Çünkü 18 yaşında bir kızın tek başına kesilmesi mümkün değildi. Hatta Adli Tıp'ın otopsi raporu beni doğruladı. İkinci kişi DNA ile belirlendi. Bu kişi de Garipoğlu Ailesi'nden. Bu plana ortak olan kişilerin de ortaya çıkmasını bekliyorum.' Cem için istenen 24 yıl hapis cezasını yeterli bulmayan baba, 'Cem için ömür boyu, işin arka bahçesindeki kişiler için de aynı cezayı istiyorum' dedi.   

MAHKEME KABUL ETTİ
İSTANBUL 7. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 şüpheli hakkında hazırlanan iddianameyi kabul etti. Mehmet Nida Garipoğlu için 'tasarlayarak, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak etmekten' ağırlaştırılmış müebbet hapis istenmişti. Hayyam Garipoğlu, Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur'un 'suçluyu kayırmak', anne Tülay Makbule Garipoğlu'nun 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmek' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

HEPSİ YALAN
Dün belgede sahtecilik soruşturması kapsamında ifade veren Hayyam Garipoğlu ise iddianame için 'Hepsi yalan' dedi.

ÇOK AĞIR, İÇİNDE CESET Mİ VAR?
İDDİANAMEDE oldukça çarpıcı bilgiler yer alıyor. Önemli detaylar şöyle:
Taksi durağı işletmecisi E.Ş. ifadesinde Cem'in taksi çağırması üzerine gönderdiği şoförün kendisine, 'Dün akşam Bahçeşehir'den aldığım yolcuyu Etiler'e bıraktım. Yolcunun ağır bir bavulu ve gitarı vardı. Bavuluna yardımcı oldum, 'Bavulun çok ağır, içerisinde ceset mi var' diye sordum' dediğini belirtti. Şoför, ertesi gün gazetede cesedin bulunduğu haberini okuyunca, aracını kontrol edip kan izi görmüş.

SİLME DEĞİL, KAN SIÇRAMIŞ
Cinayetin yalnız işlenemeyeceği kanaatine varılırken baba Garipoğlu'nun kıyafetlerinde bulunan kan izlerine yönelik incelemelerden yararlanıldı. Garipoğlu'na ait alt içlikte ve gömleğindeki kan lekelerin silme ile oluşmadığı, aksine sıçrama ile gerçekleştiğinin altı çizildi. Savcılık bu delillerden yola çıkarak baba için 'Kan lekelerinin, sayısı, bulundukları yer ve nasıl oluştuğu göz önüne alındığında cinayete iştiraki olduğunun kabulü düşünüldüğü' ifadesini kullandı.

CİNAYET SONRASI ATARİ OYNADI
Anne Tülay Makbule Garipoğlu eve geldiğinde gördüğü kan lekelerini şarap lekesi sanmış. Anne cinayet akşamını şöyle anlattı: 'Cem'i saat 21.00 civarında oturma odasında atari oynarken gördüm. Ardından oturma odasındaki lekeleri gördüm. Şarap lekesi ve nar tanesine benzettim. Cem'in içki içerek kustuğunu düşündüm, azarladım. Ardından eşim geldi. 'Oğlunu al konuş' dedim. Eşim biraz 'hava alsın' diye dışarı çıkardı.'

KISKANDIĞI İÇİN ETEĞİNİ DEĞİŞTİRMİŞ
Münevver'in okul arkadaşı D.K. genç kızın cinayet günü çantasında giymek için pantolon bulundurduğunu söyledi. Münevver 'Neden çantanda pantolon bulunduruyorsun' sorusuna karşılık  'Cem etek giymeme kızıyor, onunla buluşacağım, bu nedenle sonradan pantolon giyebilirim' yanıtın vermiş. 

TESTEREYİ İTİNAYLA SEÇMİŞ
Cinayet günü nalburdan alınan testere ile evde bulunan testerenin markalarının farklı olması soru işareti yarattı. Tanık ifadesinde, 'Cem önce demir kesme testeresini gösterdi. Sonra ahşap testeresi sordu. Küçük bir tane gösterdim, ilgilenmedi. En üst boy olan ve 'pala' diye tabir edilen testereyi gösterdim, aldı' dedi.

ANTALYA'YA GEZİYE GİDİYORUM
Villa bekçisi R.İ., Cem'i saat 18.00 civarında  valizle evden çıkarken gördüğünü, 'Antalya'ya bir günlük geziye gidiyorum' dediğini belirtti.

ADLARINA KAYITLI  TELEFON YOK
Cem'in kullandığı 5 cep telefonu ve 2 sabit hattı, annesi C.G., S.G., E.G. ile 2 ayrı şirket adına kayıtlı. Baba Mehmet Nida Garipoğlu da 2 ayrı şirket adına telefon kullanmıştı. Annenin kullandığı 5 hattan biri yurtdışı, diğerleri ise A.Ö. ile 2 şirket adına kayıtlı.

'CEM'LE BENİ GÖRMEDİNİZ UNUTUN'
Şüpheli M.K., Mehmet Nida Garipoğlu'nun Habib Kurt ve kendisine 'Bugün beni ve Cem'i hiç görmediniz, unutun' dediğini söyledi.

 Gülden KILIÇ  Ercan ÖZTÜRK