AKŞAM | CUMARTESI | 21 KASIM 2009, CUMARTESİ

Dört dörtlük bir müzik adamı

Rebel Moves’un kurucu üyelerinden olan müzisyen ve prodüktör Cem Özkan, ikinci albümünün kayıtlarını yaptığı şu günlerde; ‘Melekler Korusun’ ve    ‘Es-Es’ dizilerinin müzikleriyle de hayatımızda.

SELİN ÖZAVCI

Rebel Moves’un kurucu üyelerinden olan ve yıllarca hem ülkemizde hem de yurtdışında çeşitli gruplarda basgitar çalan Cem Özkan, 2006 yılında yayınladığı ilk solo albümü ‘Kendimce’ ve özellikle de albümde yer alan ‘Dön Bana’ isimli şarkı ile başarılı bir çıkış yapmıştı. Müzisyen kimliğinin yanı sıra Gece Yolcuları, Batı Yakası ve Ramiz gibi genç ve yetenekli isimlere prodüktörlük yapan, Cem Özkan her şeyiyle müzik işinin içinde! İkinci solo albümü kayıt aşamasında olan Özkan, “Müzikal olarak bazı şeyleri ti’ye almaya başladığını ve bu durumun yeni albüme de yansıyacağını” söylüyor. Ve sound açısından yeniliklerin olacağı albümünü kısa bir süre içinde yayınlamayı hedefliyor. Bugünlerde ‘Melekler Korusun’ ve ‘Es-Es’ dizilerinin müziklerinin de emanet edildiği Cem Özkan ile kariyerinde ilk defa giriştiği dizi müzikleri konusundan keyifli bir sohbete daldık...

Sizi Rebel Moves ile tanıdık, şu sıralar birlikte bir şey yapmıyorsunuz sanırım?
Rebel Moves 6 kişiydi, gruptan 3 kişi ayrıldı. Rebel Moves devam ediyor ama üretim yapmıyor diyebiliriz. Hakan Özer, Ömer Ahunbay ve ben oturup da grubu bitiriyoruz diye konuşmadık. Rebel Moves dağıldı demek değil ama duraksama süreci içine girdi demek doğru olacak... 6 kişinin ortaya çıkardığı sound, grup 3 kişi kalınca değişecektir elbette ama aynı renkte parçalar çıkacaktır ortaya.

Peki, bugünlerde neler yapıyorsunuz?
Yoğunlukla ikinci albüm kayıtlarına başlamış vaziyetteyiz ama olaylı bir kayıt oldu. Çünkü hem kayıtlar hem de kopyaları yandı! Bir yandan da ‘Melekler Korusun’ ve Es-Es’ dizilerinin müziklerini yaptık... Müzikal vizyonun uyuşmadığı yerde bulunmak zor oluyor benim için. Yeni bir şeyler yapmak isteyen oluşumların içinde kendimi daha rahat hissediyorum, dizi müzikleri konusunda çalışmam ‘Melekler Korusun’ ile başladı. Bu açıdan TİM’s de bunun için biçilmiş kaftan oldu benim için.

DİZİ İŞİNDE YENİYİM                            

Dizi müzikleri söz konusu olduğunda hep aynı isimlerin seslerini duyuyorduk. Bu kalıp yıkılmaya başlandı galiba...                                                           
Sadece dizi değil film ve reklam müziklerinde de belli isimler var. İnsanlar bugüne kadar da bu isimlerle çalışa geldi. Prodüksiyon firmalarının kendi tercihleri... Kimileri yaptığı işi riske etmek istemez. Kimisi de çıkar “yenilik yapmak istiyorum” der. Bu işi hiç yapmamış biriyle çalışmak için de önce müziğinin farkında olmak gerekir. Dizi müzikleri söz konusu olduğunda ben de yenilerdenim. İşin içine girdikten sonra anlıyorsunuz ki bir dizinin müziğini yapmak için sadece müzisyen olmak yeterli olmuyor. Hikayenin dokusunu, ortaya çıkması gereken hisleri toptan fark etmek gerekiyor.

Yıllardır müzik yapan biri olarak dizi müziği işinde yenisiniz. Bir süre sonra siz de diğerleri gibi kendinizi tekrar sorunu yaşar mısınız?
Sonuçta ben, müzik aşığı bir adamım ve müzik neredeyse ben de orada olacağım. Bu ister prodüktörlük, ister canlı performans isterse dizi müziği yapmak olsun. Dizi müziği konusu benim için de enteresan bir tecrübe oldu. Zaten beste yaparken; kafamda hep bir görüntü, karakterler ve onların aralarında geçen bir olay vardır. Benim beste yapma pratiğim aslında dizi müziği yapar gibi galiba! İşe girince; ‘ne güzel başkası bir görüntüyü çekmiş, getirmiş, bir olay ve karakterler zaten hazır’ dedim... Çok severek yaptığım bir şey oldu. İzleyici açısından bakınca; yarın bir gün 4-5 tane dizi müziği yaparım ve hepsinin sound’u birbirinin aynı olursa işte o zaman sıkıcı bir durum oluşur. Ama ben müzikal olarak sürekli yenilik arayışı içindeyim. Öyle olmasam ikinci albüm ‘Dön Bana’larla dolu olurdu, çünkü dinleyici o şarkıyı çok sevdi. Ama ben şimdi başka şeylerin arayışındayım. Umarım ki sıkıcı bir hâl almam; çünkü kendimi tekrar etmeye başladığımda “bir dur” deme vakti de gelmiştir.

İSTER 3 KİŞİ DİNLESİN                    
Bir de dizi müzikleri sevilince daha çok dikkat çekiyor. Müziklerini Pinhani’nin yaptığı ‘Kavak Yelleri’ dizisinde olduğu gibi...

Bu durum sadece dizi değil, film ve görselliğin olduğu her şeyde geçerli. Sevdiğim birçok film var ki müzikleriyle hatırlarım. Müziği çıkarınca görüntünün etkisi yarı yarıya azalmalı ki siz doğru işi yapmış olun. Görüntü ve hikaye ne kadar önemliyse müzikal destek de en az o kadar önemli...

Müzik söz konusu olunca dört bir yandan çalışan biri olarak; Cem Özkan denince akla ilk hangi yönünüz geliyor?
Çok da net bir şey gelmiyor akıllarına! Benim hayatım müzik; tonmaisterlık, prodüktörlük, dizi müzikleri, sahne, albüm... Müziğin olduğu her yerde olmayı seviyorum. Hayatım, bilinirlik ve hatırlanmak arzusuyla dolu değil. Beni ilgilendiren şu; kendi şarkılarınızla var olduğunuzda sizi takip eden insanlar oluyor. İster 3, ister 3 bin, ister 3 milyon olsun, ben bu insanlara karşı sorumluluk hissediyorum. Beni dinleyenler ‘bu işe Cem Özkan’ın parmağı değmiş’ hissini alıyorsa önemli olan bu.

Peki, kendinizi en mutlu nerede hissediyorsunuz?
Açık ara ile sahnede! Bire bir seni dinlemeye gelmiş, müziğini seven insanlara, canlı olarak müziğini sunmanın üzerine hiçbir şey geçemez.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3