AKŞAM | PAZAR | 15 KASIM 2009, PAZAR
Dişi su örümcekleri romantik erkek su örümceklerini tercih ediyorlarmış... ABD'li bir bilimadamı üşenmeyip araştırmış! Pek çok kadın serseri ruhlu erkek peşinde koşarken örümceklerin onlardan akıllı çıkması şaşırtıcı tabii. Ahu Şentürk, su örümceklerinden yola çıkarak bir zamanları hızlı çapkını, şimdinin evcilleşmiş su örümceği Mehmet Turgut'la konuştu.

Domuz gribinin ülke gündemine girişiyle domuzları sık anar olduk. Son günlerin popüler konusu domuz gribi olunca, domuzlar da iyiden iyiye medyatikleşti. Su örümcekleri bile domuzların gölgesinde kaldı. Bu haksızlığa son vermek istiyorum!
Arizona Üniversitesi'nden Omar Tonsi Eldakar, nedendir bilinmez, su örümceklerinin seks yaşamı üzerine bir araştırma yapıyor. Araştırma, çiftleşme konusunda erkekler ne kadar atılgansa, şanslarının o kadar yüksek olduğu iddia edilen önceki araştırmalara gölge düşürüyor. Altı erkek ve altı dişi, farklı gruplar halinde bir su bölmesine bırakılıyor. Atılgan erkekler dişilerle çiftleşiyor. Buraya kadar her şey normal. Ancak ne zaman odacıkların kapıları açılıp hayvanların diğer odacıklara geçişi serbest bırakılıyor, dişiler sakin erkeklere gidiyor. Elbette ortaya çıkan tek sonuç; dişi su örümceklerinin sakin erkek su örümceklerini tercih ettiği değil. Bazılarımızın dişi su örümcekleri kadar aklı yok ne yazık ki! Bazılarımızsa gayet akıllıyız zira riski seviyoruz. Tehlikeye eğimliyiz ya, atılgan örümceklerinin cazibesine kapılıyoruz. Gözümüz kara.
- Batıyoruz, çıkıyoruz, devam ediyoruz. Ama o söz konusu cazibeden vazgeçemiyoruz. Hele bir de o örümceği yola getirmişsek tadına doymuyoruz!
Bakınız; Mehmet Turgut... Mükemmel bir örnek! Elkadar'dan ne eksiğim var diyerek, Mehmet'i mercek altına aldım. Mehmet, Türkiye'deki rock kültürüne emeği geçmiş bir fotoğrafçı. Hayko Cepkin, Cem Adrian, Yasemin Mori gibi sanatçıların fotoğraflarını çekmiş bir sanatçı. Farklı bir tarzı, serseri bir karizması var. Kesinlikle yakışıklı değil ancak müthiş bir çekim gücüne sahip. Üstelik yola da gelmiş besbelli. Galiba erkek genetiğine küçük bir müdahale, çoğu zaman yeterli olabiliyor. Ne de olsa davranış ve tercihleri beyin kimyalarıyla ilgili.
Kıssadan hisse, 'gönlüm atılganda' diyenlerimiz erkeğine genetik mühendisi gibi sessizce yaklaşıp tedavi etmeli. Beyinlerinin bağımlılık duygusunu kontrol eden bölgeye ulaşabilirsek ne ala! Atılgan bir su örümceğinden sakin bir su örümceği, iflah olmaz bir çapkından sadık bir aşık yaratabiliriz. Şayet riskli suları sevmeyen dişi bir su örümceğiysek, hangi su odacığında kalacağımız zaten belli...
- Mehmet, atılgan su örümceği misin? Yoksa sakin su örümceklerinden misin?
Atılgan bir su örümceğiydim eskiden. Şimdi sakin bir su örümceğiyim. (Kız arkadaşı Duygu'ya bakıp gülüyoruz. Şüphe düşüyor içime. Acaba Mehmet, Duygu yanımızda diye mi rahat konuşamıyor? Sonradan fark ediyorum ki; aksine, Duygu'nun varlığı onu rahatlatıyor. Duygu yumuşacık bir kız. Güzel, duru, uyumlu, huzurlu... İnsanda antidepresan etkisi yaratan cinsten. O da gülüyor bizimle birlikte.)
- Seni Duygu mu değiştirdi?
Evet. Sakin su örümceği oldum. Onunla tanıştığımda atılgan bir su örümceği olmanın zararını da görmüşümdür ayrıca. Yaklaşama izin vermedi. Çok uğraştım ikna edene kadar. 'Hakkımda söylenenleri boş ver, beni sen tanı' dedim. Şehir efsanelerine kulak asmamasını söyledim.
- Anladığım kadarıyla ilk hamleyi genelde sen yapıyorsun ve bundan keyif alıyorsun?
İlk hamleyi ben yaparım. Hemen karşılık bulmamalı hamlem. Kolay elde etmeyi sevmem. Uğraşmam gerek. Beni uğraştıran kadın benim daha fazla ilgimi çeker.
- Sen de birçok kadının ilgisini çekiyorsun. Ciddi bir kadın hayran kitlen var. Onların sana olan ilgisi hoşuna gidiyor mu?
Gidiyor. Her erkeğin hoşuna gider. Ama rahatsızlık veren durumlar da olmuyor değil.
UKALA DEĞİLİM, ADAMINA GÖRE DAVRANIRIM
- Ne gibi?
Mesela, e-mailler alıyorum. Benimle birlikte olmak istediklerini söylüyorlar. (Bu cevap karşısında tabir yerindeyse dumura uğruyorum. Duygu'ya dönüyorum. Duygu gülümsüyor ve göz kırpıyor. O kadar rahat ki, özgüvenin önemini bir kez daha anlıyorum. Ben kendi özgüvenimi sorgularken, Mehmet konuşmaya devam ediyor. Aldığı e-mailleri anlatıyor...)
- Yanıtlıyor musun o mailleri?
Çöpe atıyorum.
- Biraz ukala mısın?
Değilim ama ukalalaştığım zamanlar oluyor tabii. Karşımdaki insana, onun tavırlarına bağlı. Karşımdaki insan bana nasıl davranıyorsa ben de ona öyle davranırım sonuçta.
- Kadınların sana ilgisi neden kaynaklanıyor?
Yaptığım işlerdeki agresif taraftan dolayı olabilir.
Başarı da kadınlar için belli oranda çekici galiba? Kadınlar yetenekleri, becerileriyle tanınan erkekleri daha çekici buluyor. Kesinlikle. Kadınlar başarılı adamları tercih ediyor.
- Kendini çekici kılmak için ne yaparsın? Karşı cinse etkileyici hareketler sergiler misin?
Her erkek gibi beğendiğim kadını etkilemeye çalışırım ben de. Özellikle yaptığım bir şey yok. Karşımdaki kadına göre yaklaşırım.
- İlişkiye yaklaşımın nasıl? Bir ilişkiye başlarken aklından ilk geçen ileriye dönük bir arkadaşlık mı oluyor, cinsellik mi?
Evliydim. Boşandıktan sonra sıkıntılı bir dönem geçirdim. Erkeklerde böyle bir durum söz konusu. Kafana göre takılmak istiyorsun. Bir süre sonra durum değişiyor ama. Yanında biri olsun istiyorsun. Paylaşabileceğin biri. İleriye dönük arkadaşlıkları tercih ediyorsun o zaman. Yaşadıklarınla ve yaşla da alakası var tabii.
- Serseri miydin?
Hala serseriyim. Ruhum serseri ama dürüstlüğe önem veren dürüst bir adamımdır da.
- Ruh halin çalışmalarına yansıyor mu?
Yansıyor. Aslında Ankara'dayken daha sanatsal çalışmalar yapardım. Daha soft. İstanbul'da sertleştim, değiştim.
- Cinselliğe bakışın da değişmiş...
Dedim ya, ilişkilere yaklaşımım değişti. Tek gecelik ilişkiler yaşamak insanı yoruyor. Yanında sevdiğin insanın olması, onuna birlikte olmaktan zevk almak, bir dostunla konuşur gibi konuşabilmek, paylaşabilmek güzel olan.
- Duygularını ve mantığını çok iyi dengeleyebilen bir erkeğe mi dönüştün?
Dengeyi tutturdum.
AHU ŞENTÜRK