Hüsnü Mahalli hmahalli@superonline.com

kategori2

Obama'nın pişmanlık yasası

Salı günkü yazımda İran-Pakistan-Türkiye-Afganistan dörtgenindeki denklemlerin karmaşıklığını anlatmaya çalışmıştım.
Hemen söyleyeyim: Bu dörtgendeki (ve bölgemizdeki) tüm sorunların nedeni ABD ve onun klasik politikalarıdır.

11 Eylül'ü bahane ederek Afganistan'ı işgal eden ABD, Obama ile birlikte Karzai yönetiminden kurtulmaya çalışıyor. Çünkü Karzai, Kaide ve Taliban'a karşı savaşta beceriksizliğini kanıtlamış ve kendisine gönderilen milyarlarca doları iç etmişti. Newyork Times gazetesi salı günkü sayısında Karzai'nin kardeşinin uyuşturucu ticareti yaptığını, Taliban'a karşı savaşmaları için Afgan aşiretlerinden milyonlarca dolar karşılığında paralı asker topladığını yazdı.

Tüm bu ve benzeri yöntem ile politikaların işe yaramadığını gören Başkan Obama 'yeni sürpriz' yollara başvurmaya hazırlanıyor!
Peki ne yapacak?
Önce Afganistan'a ek 40 bin asker göndererek Taliban'a karşı kapsamlı bir savaş başlatacak ve Türkiye'yi de ilgilendiren başka yöntemlerle terörle mücadeleye devam edecek. Bu çerçevede Obama terörden vazgeçerek pişman olduğunu ilan ederek teslim olan Taliban militanlarını affedecek ama Türkiye'den farklı olarak onlara yüklü para vererek devlet dairelerinde iş olanakları sağlayacak.

Türkiye'nin koruculuk sisteminden de esinlenerek Başkan Obama, Taliban karşıtı ya da tarafsız aşiret liderlerine dağıtılmak üzere (silah değil) milyarlarca dolarlık özel bütçe hazırlıyor.
Başkan Bush ise Irak'ta hem para hem silah dağıtmıştı.
2007 yazında Irak'ın Sünni kesimini ziyaret eden Bush, aşiret liderlerine ağır silahlarla birlikte bir milyar dolar civarında para dağıtarak Kaide ve Baas'a karşı savaşmalarını sağladı.
Kısa sürede bu aşiretlerden 100 bin silahlı militan Amerikan askerleri ile birlikte Kaide'ye karşı savaşmaya başladı. Ancak Şii Maliki hükümeti, Başkan Bush'un Sünni aşiret liderlerine verdiği sözü tutmadı. Çünkü anlaşmaya göre Sünni militanlar sonraki süreçte Irak ordusu ve güvenlik güçlerine katılacak, yıllık 500 milyon dolar olan maaşları devlet tarafından ödenecekti. Bu olmayınca Amerikan kazığını yediklerini düşünen Sünni 'paralı askerler' Kaide'ye karşı savaşmaktan vazgeçti. Bir kısmı da Kaide'ye katıldı.
Son günlerde Irak'taki patlamaların nedeni bu olsa gerek.
İşgal ile birlikte Şiilerle Sünnileri birbirine kırdıran, Kürtlerle Arap ve Türkmenleri düşman kılan ABD, şimdi benzer oyunu farklı formatlarla Afganistan'da oynuyor.
Pakistan'daki durum da Irak ve Afganistan'dan farklı değil.
PKK'ya af konusunda Türkiye'ye telkinlerde bulunan ABD aynı zamanda Irak'ta Maliki hükümetine 'af ile satın almadıklarını para ile al' diyor. 
Amerikalıların 2. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye'nin iç ve dış politikasında  neler yaptığını burada anlatmaya ya da hatırlatmaya gerek yok.
Ama Amerika'nın dünyanın dört bir yanında, özellikle Müslüman ve Latin ülkelerinde yaptıklarını herkes hatırlıyor, biliyor.
Amerika tüm bu ülkelerde solculara ve devrimci hareket ve yönetimlere karşı milyonlarca dolarla beslediği milliyetçileri, İslamcıları ya da karşı devrimcileri yani kontraları kullanmıştır.
Bu Türkiye'de, Endonezya'da, Mısır'da, Ürdün'da, Lübnan'da, Yemen'de, Nikaragua'da, Şili'de, El-Salvador'da ve diğer tüm ülkelerde hep böyle olmuştur.
Kendilerini satan birileri var oldukça ABD de bunları satın alarak başkalarına karşı kullanmış, kullanmakta ya da kullanmaya çalışmaktadır.
Kapitalizm dedikleri bu olsa gerek!
Yani 'parası olan düdüğü çalar.'
Ama ABD bununla da yetinmiyor.
Çünkü son 60 yıllık tarihine baktığınızda kapitalist Amerika dünyanın dört bir yanında ülkeleri savaştırmış ve savaşan ülkelere silah satarak kendisi daha da kapitalistleşmiştir. Kapitalist oldukça da bu kez bir alışkanlık olarak birilerini savaştırmaya ya da birbirlerine karşı kullanmaya ve kırdırmaya devam etmiştir.
Ama sonunda kanla beslenen bu kapitalist ülke ve onun kapitalizm denilen ideolojisi çöktü.
Anlaşılan Amerikan sistemini yönetenler, olup bitenlerden ders çıkarmışa benzemiyor. Belki de alışkanlıklardan vazgeçmek pek kolay olmuyor. Yani savaş ve gözyaşına programlanmış bir sistem ve ideoloji asla vicdan, dostluk, kardeşlik ve benzeri kavramlara alışamaz, bunların ne anlama geldiğini anlamaya bile kalkışmaz.
Oysa ABD insanları satın alıp başkalarına karşı kullanmak ya savaştırmak yerine aynı insanların, halkların ve ülkelerin dostluğu ve kardeşliği için çalışsa her şey çok farklı olacak. O zaman ABD'nin insanları satın almak için bol keseden milyarlarca dolar harcamasına da gerek kalmayacaktır.
Bu durumda Amerikan dolarlarından nemalanan bazı arkadaşlar işsiz kalabilir ama 'Değişim' sloganı ile Başkan olan Obama insan onuruna verdiği önemi kanıtlamış olaacak.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3