Nagehan Alçı nagehan@nagehanalci.com

kategori2

Ebedi ecnebilik

Dün gazetelerde bir haber vardı: Belçika Hükümeti, ülkenin cezaevlerinde yer kalmayınca Hollanda'dan hücre kiralamış. Bunun için Adalet Bakanı ile bir anlaşma imzalanmış.

***
Hollanda'nın Adalet Bakanı bir Türk. Adı: Nebahat Albayrak. Göçmen bir ailenin çocuğu. Albayrak ile birkaç kez tanışma fırsatı bulmuştum. Avrupa kültürünü çok iyi özümsemiş ama Türk kimliğini de unutmamış bir isim.

***
Onunla ilgili haberi görünce ister istemez 'orası ve burası' karşılaştırmasına giriştim. Hollanda'da bir Türk'ün Dışişleri Bakanı olması her aklıma geldiğinde beni heyecanlandırıyor. Ne yapayım, ister istemez benim ülkemde neden böyle şeyler olmuyor, diye düşünüyorum. Üstelik Hollanda birkaç yıl önce bir yönetmenini ırkçılığa kurban vermiş bir ülke. (Theo Van Gogh İslam ile ilgili Teslimiyet adlı filmi çektiği için öldürülmüştü). Oysa burada bırakın göçmenleri, Ermenilerin, Rumların, Yahudilerin bile siyasette adı yok. (Kürtlerin de adları ile boy göstermelerini şimdilerde izliyoruz)

***
Orada bir göçmen bakan olabilirken burada yabancı neden hep yabancı kalıyor?
Bizde bu 'yabancı' imgesi çok kuvvetli herhalde. Toplum olarak 'yabancı' yani 'bizden olmama' durumuna kalıcı gözle bakıyoruz. Türkiye, Hollanda gibi göçmen alan bir ülke değil ama yine de son yıllarda özellikle İstanbul'a çalışmaya gelenlerin sayısında hayli artış var. Yine de bu insanlar bizim gözümüzde hep 'turist'.

***
Bu belki de 'misafir'e bakışımızdan kaynaklanıyor. Bizim toplumda misafir el üstünde tutulur, en iyi şekilde ağırlanır. Ama bu tutumun altında 'sana bizden olmadığın için özel muamele yapıyoruz' mesajı vardır. Bu, iyi niyetli bir mesaj olsa da misafire misafirliğini unutturmaz.

***
'Yabancılar'a da benzer bir tavır sergiliyoruz gördüğüm kadarıyla. Onlara 'sen misafirsin' mesajı veriyoruz. Ve bir türlü 'bizliğe'  terfi ettirmiyoruz.

***
Dünyanın çeşitli ülkelerinde uluslararası projeler yürüten bir arkadaşım var. Son görevi Lübnan'daydı. İstanbul'a birkaç ay önce döndü. Önceki gün bir araya geldik. Bana İstanbul'da yaşayan Lübnanlı arkadaşlarından bahsetti. Bazıları öğrenci, bazılar işadamıymış. Buluştuklarında Arapça konuştuklarını duyanlar dönüp onlara bakıyormuş. 'Türk kızının bunlarla  işi ne?' bakışı çok rahatsız ediciymiş.

***
Bir, Hollanda'daki Nebahat Albayrak'a bakıyorum, bir de bizdeki Lübnanlılar'a... İkisinin gördüğü muamele ortada. Sizce neresi daha 'insanperver'? Ya da şöyle sorayım: Bizdeki Lübnanlıların ikinci kuşakta bu ülkenin Dışişleri Bakanı olma ihtimalleri yüzde kaç?

Taraf’ın feryadı
Taraf son kanını muhafaza etmeye uğraşıyor. Ahmet Altan dün gazeteyi bir gün daha çıkarabilmek için verdikleri mücadeleyi anlatıyordu notunda.

***
Beğenin ya da beğenmeyin, Taraf bu ülkede çok önemli işlere imza attı. Hatta bir dönemin kapanmasına bizzat öncülük etti. Şimdi kendi yağında kavrulmaya çalışan bu gazeteye destek verme zamanı değil mi?



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3