Modern kadının evrensel günlüğü Sex and the City’nin çarpıcı bölümlerinden birinde bizim kare as kızların bir arkadaşı, 6 yaşındaki danacık kadar oğlunu gizli gizli emziriyor, bundan vazgeçmeyi şiddetle reddediyordu. Durumun fark edilmesi ve insanların kendisini “sapık” gibi değerlendirmesi üzerine, emzirmek sayesinde formunu koruduğunu itiraf eden kadın, eğer emzirmeyi keserse diyet yapmak zorunda kalacağı için hüngür hüngür ağlıyordu. Bayram değil seyran değilken nerden aklıma geldi bu “emzirme bağımlılığı”, anlatayım...
Birbirine en yakışan çiftlerden Sema-Burak Hakkı’nın minik oğluşları Rüzgar, bütün yakışıklılığıyla Parents’ın son sayısına kapak olmuş. Dergide güzel annesiyle, hamilelik ve annelik üzerine bir röportaj yer alıyor. Emzirme hakkında, “15 ay emzirdim, ama bana kalsa askere kadar emzirirdim!” diyen Sema Şimşek Hakkı, doktorunun ısrarı üzerine 15’inci ayda emzirmeyi kesebildiğini ve Rüzgar’dan daha çok zorlandığını anlatıyor. “Meğer ben bir emzirme bağımlısıymışım. Kestikten sonra günlerce ağladım. Doktor, memeden kesmem için evden üç günlüğüne uzaklaşmamı söyledi, ben de yurtdışındaki bir arkadaşımın yanına gittim. Döndüğümde ise Rüzgar, “Anne meme” diyerek kucağıma koştu. Sonunda memeden kesmek için beyaz peynir sürdüm, çünkü Rüzgar peynir yemiyor” sözleriyle, süreci çok canlı biçimde aktarıyor güzel anne.
ASKERE KADAR EMZİRMEK
Çok uç bir fikir ama büyüklerin anlattığına göre görülmemiş şey değil bu. Özellikle kırsal kesimde, “Bilmem kim ninenin oğlu askere kadar annesinin memesinden ayrılmadı” hikâyelerinin ağızdan ağza dolaştığı, çocuğun da annenin de gülüşmelere konu olduğu, bilinen bir şey. Ergenlik yaşına kadar veya okula başlayana kadar annesini emen, hatta herhangi loğusa kadınları emen erkek çocukların varlığı da mevcut kültürümüzde. Benzer durumları yaşayan kız çocukları var mı bilmiyorum fakat... Kızını, gelin olana kadar emzirmiş anne örneği var mı mesela? Yoksa bu, annelerle çocuklar arasında değil de, annelerle oğullar arasında gelişen özel bir bağımlılık türü mü?
BİR ERKEK ANNESİNİ KAÇ YIL EMEBİLİR?
CETAD’dan Doç. Dr. Cem İncesu’ya ulaştım ve “emzirme bağımlılığı” vakaları hakkındaki merakımı ifade ettim. Doktor Cem İncesu, literatürde bu anlamda patolojik vakalar olduğunu söyledi. “Uzun yıllar annesini emen kız” konusunun araştırılması gerektiğini... Ancak erkekler arasında çok uzun yıllar, hatta 50 yaşına kadar, gizli gizli annesini emen örneklerin bilindiğinden söz etti. Hatta annesi hayata gözlerini yumana kadar buna devam eden erkek vaka dahi mevcutmuş. Bu durumun genel olarak anne - oğul arasında “sır” olarak saklandığını, bu yüzden uzmanlara yansıyan vakaların sınırlı olduğunu da özellikle ekledi.
EMZİRME TRENDİ
Sema Şimşek Hakkı’nın belki de esprili şekilde söylediği cümleden yola çıkıp uç tespitlere varmak değil niyetim elbette. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Engin Oral’ın emzirme konusunu değerlendirmesini alalım bu noktada: “90’lı yıllardan sonra dünya emzirmenin kıymetini yeniden keşfetti. Emzirmek, anneliğin ispatı gibi oldu, kadınlar artık daha çok emzirmek istiyor. Çok güzel bir trend bu. Özellikle ileri yaşta anne olan ya da yardım yöntemleriyle çocuk sahibi olan ve çalışan anneler daha da çok emzirmek istiyor. İki yıla kadar emzirmek hekimler tarafından da teşvik ediliyor.”
AYRILIK ACISI
Başladığımız yere yani Sema Şimşek Hakkı’nın durumuna dönersek; çocuk ve anne arasında son derece özel bir bağ olduğunu biliyordum emzirmenin... Ama bir kadın için bu kadar ağır bir “ayrılık acısı”na yol açabildiğini bilmiyordum emzirmeyi kesmenin. İnsanoğlu dipsiz kuyu işte...