Bu yazıyı yazmaya başladığımda henüz Başbakan Erdoğan konuşmamıştı. İçişleri Bakanı Beşir Atalay’dan sonra DTP, MHP ve CHP liderleri Türk, Bahçeli ve Baykal konuştu.
Bu üç konuşmayı dinledikten sonra Başbakan Erdoğan’ın işinin çok zor olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Çünkü Türk’ün ‘ak’ dediği şeye Bahçeli ‘kapkara’ dedi.
Baykal ise ‘kara’ demesine karşın Kürtlerle ilgili olarak daha yumuşak bir söylemi tercih etti.
İşin zor olan tarafı, ‘Kürt Açılımı’ ile DTP ve bu partiye oy veren Kürtler mutlu olurken, MHP ve ona oy veren Türkler önce hükümete sonra da devlete çok kızacak, önümüzdeki dönemin gergin ortamını sürekli provoke edeceklerdir.
Başbakan Erdoğan ve AK Parti, bu iki parti ile onlara oy veren kitleler arasında ‘tercih’ yapma zorluk ve sıkıntısını yaşarken, başka birçok nedenden dolayı kendisine kızan CHP ve ona oy veren insanların daha yakın bir hedefi haline gelecektir. Üstelik Erdoğan ve hükümetin bu açılımlarla neyi ne kadar başaracağı henüz belli değil. Plan başarılsa bile Kürtlerin AKP’ye oy vermesinin garantisi yoktur. Yani bu açılım ile Kürt sorununu çözmeyi amaçlayan Erdoğan çok büyük bir riski göze almaktadır. CHP, MHP ve diğer parti ile güçlerin tepkisini göze alan Erdoğan, açılım gereği Öcalan’ı serbest bırakması durumunda hem tepkilerin yoğunlaşıp keskinleşmesi hem de PKK destekli DTP’nin güçlenmesi olasılığı ile karşı karşıya kalacaktır. Çünkü açılımla kendisine ve dolayısıyla Kürtlere tanınacak haklarla güç kazanacağı kesin olan PKK ve DTP, ‘bölgenin en güçlü ordusuna sahip Türkiye gibi bir ülkeyi yenme’ propagandasını yaparak daha da aktifleşerek etkinleşecektir. Milliyetçi duyguların genel olarak böylesi durumlarda tırmanacağı kesindir. Yani AK Parti; çözüm ile Güneydoğu’daki oyları almayı hesaplıyorsa yanılacaktır. Adı ne olursa olsun Güneydoğu’ya özerklik tanınması durumunda yukardaki olasılık daha da pekişecektir.
Çünkü PKK ve DTP liderleri ısrarla özerklik konusunu dile getirmekte, Öcalan’ın serbest bırakılmasını istemektedir.
Öcalan’sız bir çözümü PKK ve DTP kabul etmeyecektir. Tüm bu ve benzeri verileri göz önünde bulunduran, bulunduracak olan Başbakan Erdoğan’ın işi çok zor. Çünkü o bir partinin lideri olarak kendi partisinin iktidarda kalma hesapları yaparken ülkenin de geleceğini düşünmek zorundadır.
İşin bir de dış boyutu var.
PKK’lıların ve Mahmur kampındaki yaklaşık 13 bin Kürt Kökenli Türk vatandaşının Türkiye’ye dönüşü ve bu konu ile ilgili Iraklı Kürtler, Bağdat ve Washington ile çok karmaşık ilişkileri bir yana bıraksak bile açılımın başka tarafları var. Suriye ve İran. Türkiye’nin kendi Kürt sorununu çözmesi doğal olarak bu iki ülkeyi yakından ilgilendirmektedir. Çünkü her iki ülkede Kürtler yaşamakta, PKK içinde her iki ülkenin Kürtlerinden elemanlar var ve Türkiye’de Kürtlere tanınması muhtemel özerklik ya da federal haklar kendi Kürtlerini etkileyecektir. Ayrıca son 50 yılda Türkiye’den Suriye’ye göç eden ve o ülkenin en büyük sorunu haline gelen 200 bin civarında Kürdün Türkiye’ye dönme olasılığından söz edenler var.
Yani özetle; içte CHP, MHP ve diğer karşı güçlerin ikna etme sıkıntısı yaşamakta olan Başbakan Erdoğan aynı zamanda dışarıda Erbil, Bağdat ve Washington ile anlaşmak, son dönemde stratejik ilişkiler geliştirdiği Şam ile Tahran’ı açılımdan yana kazanmak zorundadır.
İşte bu nedenle Erdoğan’ın işi gerçekten zor. Çünkü yukarıda saydığım başkentlerle bu konu ile ilgili işlerin hiç de kolay olmadığını biliyorum.
Bildiğim bir diğer şey de Kürt sorununda Türkiye, Irak ve bölge açısından gelinen ya da getirilen noktadan artık geri adım atmanın hiç de kolay olmadığıdır.
İşte bu nedenle tüm bu zorlukları aşabilecek bir Erdoğan hiçbirimizin bilmediği ve öngöremediği olasılıkları gören, ona göre politika üretip uygulayan bir lider olarak tarihe geçecektir. Aksi takdirde hem kendisi hem de partisi için çok zor bir dönem başlayacaktır.
Bunu görmek için de çok fazla beklemeyeceğiz.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.