AKŞAM GAZETESİ | Nedim Atilla | 2009-11-21

kategori2

Ay ışığında bağbozumu

Geçen yıl kuraklık nedeniyle erken başlayan üzüm hasadı ya da klasik söylemle bağbozumu, bu yıl biraz daha geç başladı ve bitti... Bugünlerinde bile 'Alicante' ve 'Pettitverde' gibi şaraplık üzümlerde hala bağbozumu yapılıyor. Biz de, ay ışığında bağbozumunun tanığı ve ortağı olduk.
Geçen hafta Torbalı'daki İdol bağlarında, 'Alicante' tipi üzümlerden toplayıp şarap üretimine katkı vermeye çalıştık, büyük bir keyifle... Bağbozumu yaptığımız bağlar, Hitit ardılı bir uygarlık olan Arzawalıların Ege'de kurdukları Puranda Kalesi'ne çok yakındı. Halk arasında Bademgediği diye de bilinen bu yerleşimde Miken ve Hitit izlerini görmek mümkün... Puranda'dan sonra kurulan Metropolis'in soylularından birine ait olduğu tahmin edilen bir tümülüsün üzerinde, İdol'ün şarapları, hasat öncesi ay ışığındaki yemeğimize eşlik etti. 'Ana Tanrıça Kenti' anlamına gelen Ionia Bölgesi'nin antik kenti Metropolis'te, tarih boyunca bağcılık, zeytincilik, meyvecilik gibi tarıma ve şarap üretimine dayalı ekonomik bir düzen kuruluymuş.
Ülkemizde şarap üretmek hatta evde kendi şarabını yapmak, son dönemde önemli bir hobi haline geldi. İnsanlar toprakla uğraşıp üzerlerindeki stresi atmaya, bilim adamlarının da dediği gibi ömürlerini uzatmaya çalışıyorlar. 'İdol Ege Bağları'nın da hobiden yola çıkarak profesyonelliğe uzanan bir öyküsü var... Artık zamanının daha büyük bir bölümünü hobilerine ayırmayı düşünen, piyano çalmaya, toprakla uğraşmaya daha fazla vakit ayırmak isteyen ülkemizin vergi rekortmenlerinden Lucien Arkas, bağcılık ve şarapçılık ile profesyonelce ilgilenmeye başlamıştı zaten... Lucien Arkas, 2004 yılında kurulan İdol'ün yüzde 10 hissesini satın almıştı. Sermaye artışı ve diğer ortaklardan satın aldığı hisselerle şimdi çoğunluk hisseye sahip olan Lucien Arkas, aynı zamanda şirketin Yönetim Kurulu Başkanı da oldu.  İdol, yüzyıllardır bağcılığın ve şarapçılığın beşiği olmuş Ege topraklarında, dünya standartlarında özgün şaraplar üretmek amacıyla kurulmuştu. Lucien Bey'in yönetiminde ise öncelikle tat, fiyat ve kalite açısından Türkiye'nin dengeli şarabı olma hedefi korunarak butik şarap tarzında da üretim yapılmaya devam edilecek. Agronomist Luca Toninato ve Önolog Franck Peluso danışmanlığında, Torbalı'da 1,168 dönümlük bir arazide kurulan ve Türkiye'nin en büyük tek parsel bağlarından biri olan 'İdol Ege Bağları'nda, bazıları Türkiye'de ilk defa dikilen 'Tempranillo', 'Viognier', 'Chenin Blanc' gibi üzüm türlerinin de dahil olduğu toplam 18 farklı üzüm çeşidi yetiştiriliyor. 
Bu arada hemen belirtmekte fayda var, üç kez meşe fıçıdan geçirilen 'Consensus' şaraplarının özellikle 2006 tarihli olanı, pek hoş ve lezzetli bir şarap...  Sayın Arkas, 'Hedefimiz, dünyanın en eski şarap bağlarının bulunduğu Anadolu'nun şarapçılık konusunda hak ettiği yere gelmesine katkıda bulunmak; şarap konusunda marka olmuş ülkelere şarap ihracatı yaparak sadece iç piyasada değil dış piyasada da sayılı markalar arasında yer almaktır. Ayrıca iç piyasada da tüketicinin uygun fiyata kaliteli şarabı alabilmesi için çalışacağız.' diyor. 
Şimdi İdol'den beklenti, bu bölgenin eski ününe yakışır şaraplar üretmesi... Heyecanı, coşkuyu, bilgiyi ve ilgiyi gördük; olmayacak şey değil!

Bağcılık nereye gidiyor?
Son yıllarda bağcılığa ve şarapçılığa artan ilgi sebebiyle, dünyanın en eski bağlarının bulunduğu Anadolu toprakları yeniden asmalarla yeşermeye başladı. Antik coğrafya ustası Strabon'un ünlü şarap merkezleri arasında saydığı Metropolis'i geride bırakıp hafta başında Dionysos'un yurdu Sardes'in yani bugünkü Salihli'nin yollarına düştük...
Şarap, bu coğrafya için hem ekonomik hem de tarihi bir değer... Ama son dönemde hakkını alabiliyor mu, tartışılır? Manisa Bağcılık Araştırma Enstitüsü ile E.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü'nün işbirliğiyle düzenlenen '7. Bağcılık ve Teknolojileri Sempozyumu'nun açılış oturumu konuşmacılarından biri olarak, Anadolu'nun bu zenginliğinden yeterince yararlanılamadığını dile getirdik... Bu bölgenin sadece Dionysos'un doğum yeri olmasının bile, 'şarap-bağ turizmi' açısından önemine değindik. Şarap ve bağ turizmi dediğiniz, sadece bağbozumları ile sınırlı değil ki; yılın 8-9 ayı yaşanan bir etkinlik. Şair Ali Yüce'nin ünlü dizesi ile söylersek, 'Kız gibi asmalarla, asma gibi kızlar' aslında önemli bir turizm potansiyeli içeriyor, ama biz yeterince değerini biliyor muyuz? Türkiye'de üzüm üreticileri, bazı yıllar üzümlerini bedava vermeye hazırlar.
Yeter ki toplansın istiyorlar. Bir yıllık emekleri heba olup gidiyor bazı yıllarda... Çok yazık değil mi? Öte yandan İdol örneğindeki gibi, kaliteli şaraplık üzüm üretmeye çalışan önemli girişimler de var. Bu konudaki temel eksiklik, ciddi ve tutarlı bir devlet politikasının olmaması...